Ana içeriğe geç
Sözlük

müdür yardımcısı ile cümle

müdür yardımcısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
1986'da Muhasebe Müdürlüğüne müdür yardımcısı olarak atandı.W 1986 wydała Poradnik gospodyni.
2002-2005 yıllarında Ortadoğu genel müdür yardımcısı olmuştur.W latach 2002–2005 pełnił funkcję zastępcy prezydenta Siedlec.
İlk görüldüğünde berberde çalıştı ve sonra okulda müdür yardımcısı oldu.Po ukończeniu szkoły rozpoczął pracę, najpierw u krawca, później jako pomocnik fryzjera.
1974 yılında Saipan'da Citicorp'un şube Müdür Yardımcısı oldu.У 1974 році він став помічником менеджера в філії Citicorp у Сайпані.
1922 yılı Sonbaharında NSDAP Müdür Yardımcısı olmuştu.Від 1922 року — заступник головного керуючого справами НСДАП.
Yu Kibets - Edebiyat ve Drama Müzik ve Drama Müdür Yardımcısı . tiyatro.Ю. Кібець — заступник директора з літератури і драматургії Муз.- драм. театру ім. Т.
Şubat-Kasım 2017 - Ukrayna Dışişleri Bakanlığı İkinci Bölge Departmanı geçici müdür yardımcısı.лютий-листопад 2017 — т. в.о. Директора 2 ЄД МЗС України.
1868’de Mekteb-i Sultani’nin müdür yardımcısı olarak atandı.Roku 1884 byl zvolen náměstkem slezského zemského hejtmana.
Bu ilde 1992 yılında Emniyet Müdür Yardımcısı oldu.V roce 1992 se stal místopředsedou hnutí Együttélés.
Daha sonra enstitü müdür yardımcısı oldu.A devenit ulterior directorul studioului.
Müdür yardımcısı Steve Bromley.Az asszisztense Steve Crompton.
Daha sonra, Ekonomist ve Genel Müdür Yardımcısı görevlerinde bulundu.Azután gazdatiszti, majd segédjegyzői állást kapott.
Temmuz 2000-Aralık 2006 yılları arasında mali operasyonlar müdür yardımcısı oldu.Από τον Ιούλιο του 2000 ως τον Δεκέμβριο του 2006 ήταν βοηθητικός διευθυντής για τις οικονομικές επιχειρήσεις.
Daha sonra enstitü müdür yardımcısı oldu.Έγινε επίσης Αναπληρωτής Διευθυντής του Ινστιτούτου.
1991'de Kuzey Afrika ve Ortadoğu müdür yardımcısı olmuştur.Han har siden januar 2010 vært markedssjef for Google i Midtøsten og Nord-Afrika.
Kabine İstihbarat Müdür Yardımcısı (次長?)Dia dibantu oleh Timbalan Pengetua (Akademik), En.
SNB müdür yardımcısı, 2005 yılında İçişleri Bakanı olarak atandı.SNBの次官は2005年に内務省により任命された。
Kabine İstihbarat Müdür Yardımcısı (次長?)中央軍事委員会委員(副秘書長)。
Daha sonra enstitü müdür yardımcısı oldu.後來她成為了那裡的副校長。
Kabine İstihbarat Müdür Yardımcısı (次長?)河北省政府办公厅副处级秘书(助理调研员)。
Ajans Genel Müdürü tarafından yönetilir ve bir Müdür Yardımcısı Genel Müdür tarafından yardım alır.該局由保安司監督,由一名局長領導及一名副局長輔助。
Daha sonra enstitü müdür yardımcısı oldu.나중에는 감독의 보조자가 되었다.
Müdür yardımcısı Steve Bromley.אחיו היה הבמאי סטיב פרווין.
1922 yılı Sonbaharında NSDAP Müdür Yardımcısı olmuştu.עד סתיו 1922 הפך לסגן מנהל המפלגה.
Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken Ersin Özince'nin yerine, Genel Müdür olarak atanmıştır. ^Като разложки ръководител го замества Благо Ушев.
1974 yılında Saipan'da Citicorp'un şube Müdür Yardımcısı oldu.1974 m. jis tapo direktoriaus pavaduotoju Citicorp bendrovės filiale Saipane.
Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken Ersin Özince'nin yerine, Genel Müdür olarak atanmıştır. ^Peadirektori äraolekul asendab teda peadirektori asetäitja.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Aber stellvertretender Schulleiter, so ist das nicht. Bitte hören Sie mir zu.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Ale pane řediteli, je to jinak než to vypadá. Prosím vyslechněte mě.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Ale Panie Dyrektorze to nie tak! Proszę wysłuchać! Wysłuchać?
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Ale pán riaditeľ, je to inak než to vyzerá. Prosím, vypočujte si ma.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Ampak, gospod ravnatelj. To ni to. Prosim poslušajte.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Dar, nu e ceea ce credeti. Ascultati-ma va rog. <BR> Sa ascult.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.- De Igazgató úr! Ez nem az, amire gondol. Kérem hallgasson meg!
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?교감 선생님, 그게 아이고요. 제발 좀 들어 보세요. 듣긴 뭘 들어?
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?.אבל סגן המנהל, בבקשה תקשיב לי<BR>?להקשיב? להקשיב למה
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?لكن نائب المدير , هذا ليس كذلك . أرجوك أستمع لي أستمع , أستمع إلي ماذا ؟
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?スンジョ君 気にしないで 行って勉強しなさい
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Maar conrector, het zit niet zo. Luister naar mij alstublieft.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Mais, vice-principal, ce n'est pas ça. S'il vous plaît, écoutez-moi !
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.-Ma vice-preside, non è come sembra. La prego mi ascolti.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Men vice-direktør, det er ikke det. Please hør på mig Høre.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Men vice-rektorn, det är inte det. Snälla lyssna på mig.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.- Mutta vararehtori, se ei ole sitä. Kuuntele minua.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Nhưng thầy hiệu phó, không phải vậy đâu. Xin nghe em nói!
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Tapi, pak wakil kepala sekolah, bukan seperti itu. Tolong dengarkanlah saya.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Μα υποδιευθυντή, δεν είναι έτσι. Σε παρακαλώ άκουσέ με.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Но зам.-директор, не е това. Моля Ви се изслушайте ме.
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin.Но зам. директор, это не то, что вы подумали. Послушайте меня.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyAko povedal riaditeľ.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyAsa a zis directorul adjunct.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyC'est ce que le vice-principal a dit.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyDas hat der stellvertretender Schulleiter gesagt.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyDet är vad vice-rektorn sa.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyDet er hvad direktøren sagde
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyĐó là những gì thầy hiệu phó đã nói
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyEzt az Igazgató úr mondta.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyItulah apa yang wakil kepala sekolah maksudkan.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyJak řekl ředitel.
Bu müdür yardımcısının söylediği şey라고 교감선생님께서 말씀하시더라.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod