mücrim ile cümle

mücrim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
27
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşte mücrim topluluğu böyle cezalandırırız biz.So We punished the sinful people.
Biz demişlerdi, şüphe yok ki mücrim bir topluluğa gönderildik."We have been sent," they said, "to (punish) a sinful people,
Ve mücrimleri susamış bir halde cehenneme sevk ederiz.And drive the wicked into Hell like cattle driven to water,
Şüphe yok ki Rabbine mücrim olarak gelenedir cehennem; orada ne ölür, ne diri kalır.Surely for him who comes before his Lord a sinner shall be Hell, where he will neither die nor live.
Surun üfürüleceği gün o mücrimleri gözleri göğermiş bir halde haşrederiz.The day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.No one but the sinners led us astray.
Biz, böylece Kur'an'ı, mücrimlerin gönüllerine kadar işlettik.Thus do We cause (unbelief) to enter the hearts of sinners.
De ki: Gezin yeryüzünde de bakın, görün, ne olmuş mücrimlerin sonu.Say: "Travel in the land and see how (bad) was the end of sinners."
Rabbim dedi, beni nimetlendirdiğin şeylerle mücrimlere kesin olarak arka olmayacağım artık.(Moses) said: "O Lord, as You have been gracious to me I will never aid the guilty."
Şüphe yok ki mücrimler, cehennem azabında ebedi olarak kalırlar.The sinners will certainly dwell for ever in the torment of Hell.
Derken Rabbine dua edip şüphe yok ki bunlar demişti, mücrim bir topluluk.Then he called to his Lord: "These are a sinful people."
Derken ululandınız ve mücrim bir topluluk oldunuz.But you behaved with self-conceit, and became a sinful people.
İşte böylece cezalandırırız mücrim topluluğu.That is how We requite the sinners.
Onlar, şüphe yok ki biz demişlerdi, mücrim bir topluluğa gönderildik.They said: "We have been sent to a wicked people
Mücrimlerin halinden.Of evil-doers:
Hiç şüphesiz o mücrimler iflah olmayacaklar.The sinners will surely not be reprieved.
Gerçek şu ki mücrimler iflah olmazlar.The sinners will surely not be reprieved.
Mücrimler hoşlanmasa da, Allah sözleriyle gerçeği ortaya çıkaracaktır.” [8,8]God does not verily render the deeds of evil-doers righteous.
“Fakat bugün sizler, şöyle bir tarafa çekilin ey mücrimler!”(And the guilty will be told:) "O sinners, separate yourselves this day.
Mücrimler tam bir şaşkınlık ve çılgınlık içindedirler.Surely the sinners are misguided and insane.
Yiyin, azıcık zevkedin bakalım. Gerçek şu ki siz mücrimsiniz.Eat and enjoy for a while: You are certainly sinners.
Şüphe yok ki biz, mücrimlerden öç alacağız.We will indeed take revenge from the guilty.
Helak ettik onları, şüphe yok ki mücrimlerdi onlar.We destroyed them; they were indeed criminals.
Gerçek şu ki siz mücrimsiniz.Verily, you are the Mujrimun (polytheists, disbelievers, sinners, criminals, etc.).
Mücrimlerin, bunlardan birini çarçabuk istemelerine ne sebep var ki!So why are the culprits seeking to hasten its coming?
Mücrimlerin defterdeki kayıtlardan korktuklarını ve şöyle dediklerini görürsün:“Eyvah bize!They will say, ‘Woe to us! What a book is this!
Yaşadığı çevrenin yerel söylemleri, Mücrimî'nin şiirindeki ilginç noktalardan biridir.Việc tập chú mạnh vào địa phương của mình là một trong các nét đặc trưng trong tác phẩm hư cấu của bà.
İlgili Sayfalar