Buna rağmen, takım kısa sürede toplandı ve Arsenal ile kıyasıya bir mücadeleye girdi.Tuy nhiên, United đã phục hồi và bắt đầu một cuộc rượt đuổi với Arsenal.
Seçim kirli bir mücadeleye sahne oluyordu.Trận đánh diễn ra ác liệt.
Taht için mücadeleye girişmiş ve ikisi de öldürülmüştür.Đinh Văn Tả bị hãm trong trận, hai người con bị tử trận.
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.Ehrenskjold từ chối, và cuộc chiến bắt đầu.
Bir mücadeleye harcanan tüm o saatleri ve enerjiyi telafi eden bir varoluş hissini gördüm.戦いに費やした時間とエネルギーの全てを補って余りある、実存の感覚を見つけました。
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.但し、隠しゲーム(むかしモードのみ)にしか登場しない。
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.出が遅いが、出した後の隙が少ない。
Buradan kurtulan kahramanımız onlara karşı şiddetli bir mücadeleye başlar.迎撃に出た世阿弥と激しい戦いを始める。
Uzaylılarla zorlu bir mücadeleye girerler.そこで宇宙人との最終決戦に挑む。
Orada zor şartlarda müthiş bir mücadeleye imza atarlar.戦闘では大振りながらも強烈な一撃を放ってくる。
Seçim kirli bir mücadeleye sahne oluyordu.軍事政権は汚い戦争を続けた。
Bu bölümde gücü elde etmeye çalışan pek çok farklı hanedan mücadeleye katılır.戦闘に参加するダイバーの多くはこれである。
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.惟曾與玄而共見,曠古之所希聞。
Amacı, "olgusal ve tarafsız" makaleler yayınlayarak sahte haberlerle mücadeleye yardımcı olmaktır.目的是提供“事實和中立”的文章,以打擊“假新聞”問題。
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.攻擊距離很長,但動作較慢。
Her yüzyıl dört genç (kız ve erkek) büyük mücadeleye katılmak zorundadırlar.幼年雄性及一些雌性會以打鬥來玩耍。
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.시위자들은 이를 거부했고 곧이어 패싸움이 시작되었다.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.많이 줄어 있었지만 무역은 계속되었다.
İkisi 2 yıl önce olduğu gibi tekrar ikili mücadeleye girerler.두 선수는 지난 2차전에서 맞붙은 이후 다시 붙게 되었다.
Vermiş olduğumuz mücadeleye göre madalya almaktayız.על הגבורה בקרב הוענקה לבורדנו מדליה.
O sahnelerin çoğu Amon Hen'deki mücadeleye odaklıydı.רוב הסצנות הללו צולמו במהלך הוויכוחים בין אמנדה לאדם.
(Mücadeleye, işçiler!)(זהירות, טנקים!).
Karşıtları da Ulusal Kurtuluş Cephesi'ni kurarak mücadeleye başladılar.השלושה הקימו את חזית ההצלה הלאומית הפרו-סורית.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.חילות רבים שיפרו אך במעט את הסד"כ שלהן.
Mücadeleye devam edeceğim" dedi.החלטנו להילחם."
Bir kâhin Antoni'ye eğer Oktaviyus'la mücadeleye girişirse kaybedeceğini söyler.Гадателят предупреждава Антоний, че ще загуби ако опита да се изправи срещу Октавий.
Aynı yıl illegal mücadeleye katıldı.През октомври същата година участва в антивоенен протест.
Yukarıya çıkmaya çalışan Mola Ram ve Jones mücadeleye başlarlar.Strummer i Jones su su se počeli sukobljavati.
Döndükten sonra kendisine ödenmeyen maaşlarını almak için mücadeleye başladı.Nakon uhićenja su mu oduzeli zaradu koju sad mora nadoknaditi.
İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi.U tim zemljama su tada po prvi puta provedeni demokratski izbori.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Kasnije je ispao iz svih kategorija, ali je nastavio sa solidnim brojkama.
Buna rağmen, takım kısa sürede toplandı ve Arsenal ile kıyasıya bir mücadeleye girdi.Napriek tomu sa United dostali do formy a začali zvádzať tuhý boj o titul s Arsenalom.
Arsenal'in resmî olmayan ürünlerini satan yerel bir tüccarla ile uzun süren bir hukuki mücadeleye girişildi.Tiež viedol dlhú právnu bitku s pouličným obchodníkom, ktorý predával „neoficiálne veci“ Arsenalu.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Turška vojska je v mesto vstopila brez boja.
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.Samniti so zahtevo zavrnili in vojna se je začela.
Burada kısa sürede Hollanda boyunduruğuna karşı mücadeleye katılır.Kmalu se zaplete v odporniško gibanje na Danskem.
Mücadeleye devam edeceğim" dedi.Skatino kovot."
Ölümü üzerine dört oğlu kendi aralarında mücadeleye başladı.Jo keturi sūnūs taip pat žuvo kovoje.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Nad osutasid veel visa vastupanu, kuid peagi hakkasid nad taanduma.
Gaudin buradaki bireysel mücadeleye yine final grubunda veda etti.Tol õhtul jätsid Goebbelsid hüvasti oma kaaskonnaga.
Uzaylılarla zorlu bir mücadeleye girerler.Kuupolitsei vahistab tulnukad.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanların1993년에 그들은 무장 투쟁의 끝을 선언하였습니다. 그리고 자신들과 말하고 이야기를 들려줄
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınEn 1993, ils ont décrété la fin de la lutte armée.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınI 1993 erklærede de afslutningen på væbnet kamp.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınV 1993 vyhlásili koniec ozbrojeného odporu.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınV roce 1993 vyhlásili konec ozbrojeného boje.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınW 1993 r. ugrupowanie ogłosiło koniec walki zbrojnej.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınΤο 1993 ανακήρυξαν το τέλος της ένοπλης πάλης.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınПрез 1993 г. те обявиха краят на оръжейната борба.
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınУ 1993 році вони оголосили кінець збройного протистояння,
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınב־1993 הם הכריזו על סיום המאבק המזוין. והעבירו רשימה של אנשים עימם יהיו מוכנים לדבר,
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınفي عام 1993 أعلنوا نهاية الصراع المسلح . وحددوا قائمة من الناس الذين يرغبون في الحديث معهم ,
1993'te silahlı mücadeleye son verdiklerini açıkladılar ve konuşup öykülerini anlatacakları insanlarınそして 彼らの物語を語りたい相手の リストを提示して
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Az agyuk a versenyre, a munkateherre, a gondokra, a feszültségekre, a panaszokra fókuszált.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Creierul se concentra asupra concurenţei, volumului de muncă, a greutăţilor, stresului, să se plângă.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var fokuserede på konkurrencen, arbejdsbyrden, problemerne, stressen, beklagelserne.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var inställda på konkurrensen, arbetsbördan, bekymren, stressen, klagomålen.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Họ phải tập trung vào thi cử, vào cạnh tranh, vào những tranh cãi, áp lực đầy phiền phức.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Hun brein was gefocust op de competitie, de werkdruk, het gedoe, de stress, de klachten.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mózg zajmował się konkurencją, trudnościami, stresem i narzekaniem.