Taht için mücadeleye girişmiş ve ikisi de öldürülmüştür.أشعلا حرباً على بعضهما البعض، و قُتل كلاهما.
Bu nedenle zafiyetleri gizlemek ve mücadeleye odaklanmak gerekmektedir."ويحذر من التلاعب لاخفاء الحقيقة".
Bu günü özgürlüğe, mücadeleye ve halka adarlar. ^ "IRAN iv.للمطالبة بحقوق الإنسان العالمية والحرية والعدالة المتكافئة للشعب الإيراني 4.
Çar Simeon mücadeleye katıldı, beyaz atı savaşın en şiddetli anında öldürüldü.O tsar Simão entrou na batalha e perdeu sei cavalo branco no auge do combate.
Mücadeleye devam edeceğim" dedi.A luta continua!".
Rusya Merkez Bankası atılgan bir şekilde döviz kaynağı biriktirme yoluyla bu trendle mücadeleye çalışmıştır.O Banco da Rússia tentou combater essa tendência acumulando reservas em moeda estrangeira.
O sahnelerin çoğu Amon Hen'deki mücadeleye odaklıydı.Durante este período, a equipe focou seu trabalho em produzir as cenas da Batalha de Amon Hen.
Bruce Wayne ile romantik bir ilişki yaşarken, Batman ile ölümcül bir mücadeleye girişir.Ela se torna um interesse romântico para Bruce Wayne e um adversário mortal para Batman.
Zakhaev'in askerleri bir süre sonra gelir ve dost kuvvetler ile mücadeleye girişir.As forças de Zakhaev chegam ao local e começam a confrontar os membros da força de ataque.
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.De slagman zal dus alleen (proberen te) slaan op goede worpen.
İşçiler militanca mücadeleye giriştiler.De arbeidersbeweging werd militanter.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Na de oorlog werd hun aantal sterk gereduceerd, maar hun activiteiten werden juist uitgebreid.
Şubat Devrimi'nden sonra, hayatını komünistlerle birlikte mücadeleye hasretti.Na de Februarirevolutie verzette hij zich tegen het organiseren van sovjets.
Seçim kirli bir mücadeleye sahne oluyordu.De slag eindigde in een protestantse overwinning.
Bu günü özgürlüğe, mücadeleye ve halka adarlar. ^ "IRAN iv.Altijd verlangt ge naar twist en oorlog en strijd" (Ilias V 890, vert.
Buradan kurtulan kahramanımız onlara karşı şiddetli bir mücadeleye başlar.De vonckisten begonnen hier een verwoede strijd tegen.
Ölümü üzerine dört oğlu kendi aralarında mücadeleye başladı.Czterech jej synów walczyło po stronie Unii.
İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi.Po raz pierwszy wśród postulatów pojawiły się żądania polityczne.
Nuri ve Altan, her şeyin çok güzel olacağını umarak yaşamla mücadeleye devam ederler.Alvin i reszta niczego nie podejrzewając wyruszają po wielką przygodę.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Protesty trwały dalej, choć były mniej liczne.
Müttefikleri ile birlikte Helvetler ve Romalılar gayet çetin ve sert bir karşılıklı mücadeleye giriştiler.Podczas kampanii Rzymianie oraz ich sojusznicy toczyli z Germanami uporczywe walki, ponosząc znaczne straty.
İlk mücadeleye katılımları 1996 Yaz Olimpiyatlarında olmuştur.Pierwszy występ na letnich igrzyskach olimpijskich miał miejsce w 1996 roku.
İkisi 2 yıl önce olduğu gibi tekrar ikili mücadeleye girerler.Podobnie jak dwa lata wcześniej starły się ze sobą dwie frakcje.
20 Ekim 2011'de silahlı mücadeleye son verdiğini açıklamıştır.20 października 2011 ETA ogłosiła definitywnie zakończenie podejmowania działań zbrojnych.
Mücadeleye devam edeceğim" dedi.Kampen fortsätter"”.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Striderna var alldeles för sega och ofta blev de utdragna.
Bizim bugün rahat siyaset yapmamızı, bu kadar rahat konuşmamızı bu mücadeleye ve bu arkadaşlarımıza borçluyuz.Jag börjar redan bli lite lugnare genom det här samtalet med Dig, käre Gud.
Mücadeleye devam edeceğim" dedi.Ми продовжимо боротьбу за свободу!».
1558'de Hürrem Sultan ölünce bu iki kardeş birbirleriyle açık mücadeleye giriştiler.У 1558 році після смерті Хюррем загострилися відносини між братами.
Bruce Wayne ile romantik bir ilişki yaşarken, Batman ile ölümcül bir mücadeleye girişir.Брюс Уейн проявляє до неї романтичний інтерес, але вона стає смертельним ворогом для Бетмена.
Narses ve birlikleri ile Heruliler ilk mücadeleye girenlerdi.Вони були добре озброєні і навчені, першими вступали в бій.
Vermiş olduğumuz mücadeleye göre madalya almaktayız.Dvořák: budeme rádi za každou medaili .
Abbâsîler'e karşı mücadeleye girişmeyip barışçı bir siyaset izleyerek ibadetle uğraşmıştır.Nechovaly v úctě boha Dionýsa a ten na ně za trest seslal šílenství.
Her yüzyıl dört genç (kız ve erkek) büyük mücadeleye katılmak zorundadırlar.Devět dětí (pět chlapců a čtyři děvčata) se rodičům podařilo vychovat do dospělosti.
İlk mücadeleye katılımları 1996 Yaz Olimpiyatlarında olmuştur.Na svojí první oficiální účast na olympijských hrách si tak musela počkat do roku 1996.
Andorra 1996'da mücadeleye başladığından beri, ortalama FIFA sıralaması 163'tür.Din momentul primului meci al Andorrei din 1996, poziția FIFA medie este 165.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Numărul lor a scăzut constant de atunci, astăzi fiind și mai mic.
Her yüzyıl dört genç (kız ve erkek) büyük mücadeleye katılmak zorundadırlar.Totuși în fiecare an, 40 de tineri și tinere dintre cei mai buni întreprind ascensiunea.
İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi.Pentru prima dată această decizie a provocat proteste politice.
Azem, babasının izinden giderek 1912 yılında Sırbistan Krallığı ile mücadeleye başladı.Azem a continuat lupta tatălui său și a luptat mai întâi împotriva Regatului Serbiei în 1912.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Surprinzător, trupele japoneze nu erau acolo.
Zakhaev'in askerleri bir süre sonra gelir ve dost kuvvetler ile mücadeleye girişir.Zahajev emberi nemsokára megérkeznek és harcba kezdenek a megmaradt támadókkal.
Ama bunların varisleri Lancasterliler olarak mücadeleye devam ettiler.A győzelmet ezek a momentumok hozták meg a Lancastereknek.
Sonra Chavo CM Punk İle mücadeleye Girdi.Ezt követően CM Punk ellen keveredett viszályba.
(Mücadeleye, işçiler!)ZOMO-t) a munkások ellen.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Ezt követően fajszámuk lassan fogyatkozott, de a mai napig kitartottak.
(Mücadeleye, işçiler!)(Elämä edessä, ihmiset!).
20 Ekim 2011'de silahlı mücadeleye son verdiğini açıklamıştır.ETA ilmoitti 20. lokakuuta 2011 lopettavansa aseellisen toiminnan.
Seçim kirli bir mücadeleye sahne oluyordu.Ottelu oli todella likainen.
İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi.Είναι η πρώτη φορά που τα κεντροαριστερά κόμματα πέτυχαν τόσο μεγάλη εκλογική νίκη.
Döndükten sonra kendisine ödenmeyen maaşlarını almak için mücadeleye başladı.Μετά την Απελευθέρωση του τις επέστρεψε αρνούμενος να πάρει ανταμοιβή για τις υπηρεσίες του.
Vermiş olduğumuz mücadeleye göre madalya almaktayız.Για τη δράση του στο μέτωπο των μαχών τιμήθηκε με μετάλλιο.
Seçim kirli bir mücadeleye sahne oluyordu.Scenen var sat til konflikt.
Bir süre İtalya ve Almanya'da kaldıktan sonra Anadolu'ya geldi ve Millî Mücadeleye katıldı.Etter en tid i Italia og Tyskland kom Kaya seg til Anatolia og deltok i den tyrkiske frigjøringskrig.
Durum istikrar kazandı, ancak ekonomi 2005 yılında %17 oranında enflasyonla mücadeleye devam etti.Situasi telah stabil, tapi ekonomi terus berjuang dengan inflasi sebesar 17% pada tahun 2005.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Di pihak lain, tentara Korea Selatan masih belum siap.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Mereka hampir saja bertarung, tetapi Gaara berlalu begitu saja.
Mücadeleye devam edeceğim" dedi.Chúng ta phải tiếp tục đấu tranh".
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Giá đã giảm nhiều trong các năm, và vẫn tiếp tục xuống thấp.
İkisi 2 yıl önce olduğu gibi tekrar ikili mücadeleye girerler.Rồi năm sau nữa lại bắt đầu thi hương như hai năm trước.