Ana içeriğe geç
Sözlük

mücadele ile cümle

mücadele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu nedenle mücadele etmek zorundayız.That's why we have to fight.
İşte bu yüzden mücadele etmemiz gerekiyor.That's why we need to fight.
Tom kontrol altında kalmak için mücadele etti.Tom struggled to stay in control.
Uykuya karşı mücadele ettim.I fought against sleep.
Tom'un zorlukla mücadeledeki cesareti, çevresindeki kişilere bir ilhamdır.Tom's courage in dealing with adversity is an inspiration to those around him.
Baba ve oğul arasındaki mücadele uzun bir süre sürdü.The struggle between father and son lasted a long time.
Önümüzde 13 saatlik bir mücadelemiz var.We've got a 13-hour fight ahead of us.
Biz bununla mücadele edemeyiz.We can't fight this.
Hala mücadele edebilirim.I can still fight.
Yoga stresle mücadeleye ve formda ve sağlıklı kalmaya yardımcı olabilir.Yoga can help you fight stress and stay fit and healthy.
Mücadele etmeden vazgeçemem.I can't give up without a fight.
O adil bir mücadeleydi.It was a fair fight.
O iyi bir mücadeleydi.It was a good fight.
Tom ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor.Tom is suffering from a serious disease.
Neden her zaman bu tür sorunlarla mücadele etmek gerekiyor?Why do I always need to struggle with such problems?
Tom bir çocuk olarak disleksi ile mücadele etti.Tom struggled with dyslexia as a child.
Tom'la mücadele etmelisin.We should be fighting with Tom.
Mücadele etme nedenim bu.That's what I'm fighting for.
Tom'la mücadele etmene yardım edeceğim.I'll help you fight Tom.
Mücadelemizi sürdürmeye devam etmek zorundayız.We've got to keep on struggling.
Tom soğukkanlılığını korumak için mücadele etti.Tom struggled to keep his composure.
Mücadelesini verdiğimiz şey, özgürlük.Freedom is what we're fighting for.
Mücadelesini veriyor olduğumuz şey, özgürlük.Freedom is what we're fighting for.
Bugün uluslararası yolsuzlukla mücadele günüdür.Today is the international anti-corruption day.
Bu son mücadeledir.This is the final struggle.
Tom'un yaşamı bir mücadeleydi.Tom's life has been a struggle.
Hep hayatta kalmak için mücadele ettim.I've always fought to survive.
Gel ve bizimle mücadele et.Come and fight with us.
Cesaretsiz mutluluk veya mücadelesiz erdem yoktur.There is no happiness without courage, nor virtue without struggle.
Bu, yel değirmenleriyle mücadele etmek gibi.It's like fighting windmills.
Pilot, uçağın kontrolü için mücadele ediyor.The pilot is battling for the control of the aircraft.
Pilot uçağı kontrol etmek için mücadele ediyordu.The pilot was struggling to control the plane.
Tom saldırganla mücadele etti ve kaçmayı başardı.Tom struggled with his assailant and managed to escape.
Ordu, terörle mücadele operasyonuna devam ediyor.The army is continuing its antiterrorist operation.
Tom hayatında çeşitli dönemlerde depresyonla mücadele etti.Tom has battled depression at various periods in his life.
Geri mücadele etmek zorundayız.We have to fight back.
Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.Dan struggled to adapt to life outside jail.
Dan, Linda ile mücadele ediyor.Dan has been fighting with Linda.
Onunla mücadele etmenin ne anlamı var?What's the point of fighting it?
Dan Alaska'daki hayatla mücadele etti.Dan struggled with life in Alaska.
Dan faturalarını ödemek için mücadele etti.Dan struggled to pay his bills.
Bu adil bir mücadele değildi.It wasn't a fair fight.
Evi terk ettiğinden beri hayat onun için daimi bir mücadele haline geldi.Life seems to have been a constant struggle for her ever since she left home.
Mücadele şimdi başlıyor.The fight begins now.
Hiçbir şeye mücadele olmadan ulaşılmaz.Nothing is achieved without struggle.
Kıbrıs iflası önlemek için mücadele ediyor.Cyprus is struggling to avoid bankruptcy.
Biz mücadeleye devam etmeliyiz.We must keep on fighting.
Tom mücadele etmek istedi.Tom wanted to fight.
Tom mücadele etmek istiyor.Tom wants to fight.
Tom mücadele etmeyi planlıyor.Tom plans to fight.
Tom mücadeleye devam etti.Tom kept fighting.
O bir mücadeleydi.It's been a struggle.
Annesiyle mücadele etmeye çalışıyordu.She was trying to fight her mother.
Tom uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etti.Tom struggled with drug addiction.
Ben hastalıkla mücadele edeceğim.I will battle with illness.
Tom'un derhal tıbbi mücadeleye ihtiyacı var.Tom needs medical attention immediately.
Biz mücadeleye hazırız.We're up to the challenge.
Senin mücadele ettiğini biliyorum.I know you are struggling.
O bir ambulansın arkasında hayatı için mücadele ediyordu.He was fighting for his life in the back of an ambulance.
Tom böyle mücadele etmez.Tom doesn't struggle like this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod