Ana içeriğe geç
Sözlük

mü ile cümle

mü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Depremi önceden tahmin etmek gerçekten mümkün mü?Is it really possible to predict an earthquake?
Biz oldukça önemsizdik ama buna rağmen müthiştik.We're quite insignificant, but awesome nevertheless.
O mükemmel bir tenis oyuncusudur.He's an excellent tennis player.
Müzede dört saat sonra yorulduk.After four hours in the museum we're tired.
O uyanır uyanmaz müziği açacağız.As soon as she wakes up, we'll turn on the music.
Alışveriş merkezinde birini gördün mü?Did you see anyone at the mall?
Çok müsabaka kazandı.He won many competitions.
Bu mağazanın birçok müşterisi vardır.That shop has many customers.
Nasıl gidiyor? Meşgul müsünüz?How's it going? Are you busy?
Duydum ki sen uzun mesafeli yarışlarda mükemmelsin.I heard, that you are great in long distance races.
O mükemmel bir vuruştu.That was an excellent putt.
"Kedimi gördün mü?" "Hayır." "Yalancı, hâlâ çiğniyorsun!""Did you see my cat?" "No." "Liar, you're still chewing!"
O tür müziği sevmiyorum.I don't like that kind of music.
O gerçek bir MüslümanHe is a true Muslim.
En çok sevdiğim müzik türü pop müziktir.My most favorite style of music is pop music.
Otto Lilienthal bir Alman mühendis ve girişimciydi.Otto Lilienthal was a German engineer and entrepreneur.
Boş zamanımı çoğunlukla müzik dinleyerek geçiririm.I often spend my free time listening to music.
Geçen hafta müzeye gittik.We went to the museum last week.
Bu müzik Bach tarafından bestelendi.This music was composed by Bach.
Yağ seviyesini kontrol etmeyi düşündünüz mü?Have you thought of checking the oil level?
Tavsiyen için sana çok müteşekkirim.I am very grateful to you for your advice.
Sanat müzesi bu civarda mı?Is the museum of art around here?
Birçok müze pazartesileri kapalıdır.Many museums are closed on Mondays.
Müdürün arabası ne marka ve ne renk?What brand and what color is the director's car?
O klasik müzik seviyor oysa ben cazı tercih ederim.She loves classical music, whereas I prefer jazz.
O çok kızgındı ve okul müdürüyle konuşmaya gitti.She was very mad and went to talk with the school manager.
Çocuk, müzik dinliyor.The boy is listening to music.
Müşteri her zaman haklıdır.The customer is always right.
Bugün Pazartesi olduğu için Prado Müzesi kapalı.The Prado Museum is closed because today is Monday.
öğretmen ve öğrenciler müzede.The teacher and the pupils are in the museum.
Tepeler, küçük bir müze, bir park ve büyük bir kilise vardır.There are hills, a little museum, a public garden and a big church.
Bu müze, muhteşem bir modern sanat koleksiyonuna sahiptir.This museum has a magnificent collection of modern art.
Bu müze beş yıldır kapalı.This museum has been closed for five years.
Biz müzeler yakın bir otel seçtik.We chose a hotel near the museums.
Bildiğim kadarıyla, Bay Smith mütevazı bir adamdı.As far as I know, Mr. Smith was a modest man.
O, odasında müzik dinledi.He listened to music in his room.
Benim bir müzik kulağım yok.I don't have an ear for music.
Ben müzikten anlamıyorum.I don't understand music.
Biri konuşurken saygılı olmalı ve müstehcen şeyler söylememelidir.One must be respectful when speaking, and not say obscene things.
Onun büyük geliri ona her yıl yurt dışında seyahat etmesini mümkün kılıyor.His large income makes it possible for him to travel overseas every year.
Pakistan Müslüman bir ülkedir.Pakistan is a Muslim country.
Hindular ve Müslümanlar hepsi kardeştir.Hindus and Muslims are all brothers.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
Trompet müzikal bir enstrümandır.The trumpet is a musical instrument.
Trompet bir müzik aletidir.The trumpet is a musical instrument.
Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi ile aynı şehirdedir.The Eiffel Tower is in the same city as the Louvre Museum.
Yazıcının boş mürekkep kartuşunu lütfen değiştir.Please replace the empty ink cartridge in the printer.
O ve onun arkadaşları müziği seviyor.She and her friends love music.
Daha önce bunun kadar güzel bir film gördün mü?Have you already seen as nice a movie as this one?
Onun dövüş sanatları kahramanlığı zaten yüce mükemmellik seviyesine ulaştı.His martial arts prowess has already reached a level of sublime perfection.
Bu civarda birkaç tane Müslüman lokantası var galiba.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Görünüşe göre bu civarda bir iki tane Müslüman restoranı var.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Ay ışığında bir kitap okumanın mümkün olduğunu sanmıyorum.I don't suppose it's possible to read a book by moonlight.
O kitabın kapağında bazı mürekkep lekeleri vardı.There were some ink stains on the cover of that book.
Uluslararası uzay istasyonu inanılmaz bir mühendislik başarısıdır.The international space station is an amazing feat of engineering.
Müze sabah 9'dan itibaren açıktır.The museum is open from 9 a.m.
Hiç bir koala gördün mü?Have you ever seen a koala?
Beni bir sinemaya götürür müsün?Could you take me to a movie?
Üniversite öğrencisi mühendislik okuyor.That college student is studying engineering.
Müslümanların kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'dir.The holy book of Muslims is the Qur'an.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mü ile cümle - Sayfa 22 - mü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App