Ana içeriğe geç
Sözlük

mü ile cümle

mü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir çocuğun müzik yeteneği irsi midir?Does a child's musical talent depend on heredity?
Onun şehir müzesindeki sergisi hiç ilgimi çekmedi.His exhibition at the city museum didn't appeal to me at all.
Müdür onu işten çıkarma ile tehdit etti.The manager threatened him with dismissal.
O öldü mü?Dead?
Ölümünden sonra tabloları müzede sergilendi.After his death, his paintings were hung in the museum.
Benim soruyu cevaplamam mümkün değil.It is impossible for me to answer the question.
Benim sorunu çözmem mümkün değildir.It is impossible for me to solve the problem.
Öğleden önce oraya varmam mümkün değildir.It is impossible for me to get there before noon.
Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with him.
Okulumuzun müdürü bir Amerikalı.The principal of our school is an American.
Okulu müdürümüz derse girmez.Our principal does no teaching.
Biz müzikten hoşlanırız.We like music.
Müzik çalışıyoruz.We study music.
Bir müddet yürüyerek göle geldik.Having walked for some time, we came to the lake.
Disko müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the disco music.
Kılavuz mümkün olduğu kadar erken işe koyulsak iyi olur dedi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.We enjoyed listening to the music.
Biz müziği duyabilmek için konuşmaya son verdik.We stopped talking so that we could hear the music.
Müzakerelerinizi izlemekteyiz.We have been watching your negotiations.
Hepimiz mümkün olduğu kadar uzun yaşamak istiyoruz.All of us want to live as long as possible.
Mümkün olduğu kadar çok bilgi almalıyız.We have to get as much information as possible.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.We should play a more active role in combating global warming.
Biz müzede bir mumya gördük.We saw a mummy at the museum.
Demokrasimiz için mücadele etmeliyiz.We must fight for our democracy.
Öngördüğümüzden daha çok müşterimiz var.We have more customers than we can count.
O bana müzikten hoşlanıyor gibi geliyor.It seems to me that he likes music.
Gözlüğümü herhangi bir yerde gördün mü?Have you seen my glasses anywhere?
Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.My salary doesn't allow us to live extravagantly.
Erkek kardeşim bir mühendistir.My brother is an engineer.
Erkek kardeşim bir mühendis oldu.My brother became an engineer.
Lütfen benim planıma müdahale etmeyin.Please don't interfere with my plan.
Bir müze görevlisi olarak çalışıyorum.I work as a museum attendant.
Hobilerimden biri klasik müziktir.One of my hobbies is classical music.
Benim hobim müzik.My hobby is music.
Hobim müzik dinlemektir.My hobby is listening to music.
Yeni arabamı gördün mü?Have you seen my new car?
Benim hayatımda Mars'a bir yolculuk mümkün olabilir.A trip to Mars may become possible in my lifetime.
Benim doktorumun, hastalarına yaklaşım tarzı mükemmeldir.My doctor has an excellent bedside manner.
Benim en sevdiğim müzik pop müziktir.My favorite music is pop music.
Babam müzikten hoşlanmaz.My father doesn't like music.
Babam yiyecekler hakkında çok müşkülpesenttir.My father is very particular about food.
Babam bir elektrik mühendisidir.My father is an electric engineer.
Benim eğitimime müdahele etme.Don't interfere with my studying.
Çalışmama müdahale etme.Don't interfere with my studying.
Annem müziği sever.My mother loves music.
Kız kardeşim müzik öğrenimi yapmak için İtalya'ya gitti.My sister went to Italy to study music.
Avusturya müziğini severim.I like the music of Austria.
Ben mümkün olduğunca hızlı koştum.I ran as fast as possible.
Ben müzik öğreniyorum.I'm learning music.
İşi birkaç gün içinde bitirmem mümkün değil.I could not possibly finish the work in a few days.
Ben senin kadar müziğe çok düşkün değilim.I am not so fond of music as you are.
O dükkânda yeni bir müzik seti aldım.I got a new stereo at that store.
Bu formda bir mürekkep lekesi yaptım.I got an ink blot on this form.
Gürültülü müzik, rock gibi, sevmiyorum.I don't like noisy music, such as rock.
Ben klasik müziği sevmiyorum.I don't like classical music.
Ben klasik müziği çok severim.I like classical music very much.
Sadece klasik müziği değil aynı zamanda jazzı da severim.I like not only classical music but also jazz.
Ben klasik müzik dinlemeye düşkünüm.I'm fond of listening to classical music.
Bu tür müziğe düşkün değilim.I am not keen on this kind of music.
Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.I'm not particularly keen on this kind of music.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod