Ana içeriğe geç
Sözlük

mö ile cümle

mö kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom model demiryolu meraklısı.Tom is a model railroad hobbyist.
Mary bir moda tasarımcısı.Mary is a fashion designer.
Kısa bir mola alacağım.I'm going to take a short break.
Luca'nın motosikleti benimkinden daha hızlı.Luca's motorbike is faster than mine.
Milan'ın belediye başkanı Letiza Moratti.Milan's mayor is Letizia Moratti.
Milano Belediye Başkanı Letizia Moratti'dir.Milan's mayor is Letizia Moratti.
Mola vermek ister misin?Would you like to take a break?
Eğer mola almak istiyorsan, sadece öyle söyle.If you want to take a break, just say so.
Mobilyama ne oldu?What happened to my furniture?
Tüm mobilyalarımıza ne oldu?What happened to all of our furniture?
Tom patronunun korkutucu davranışından morali bozulmuş hissetti.Tom felt demoralised by his boss's intimidating behaviour.
Uzun süreli işsizlik çok sinir bozucu ve moral bozucu olabilir.Long-term unemployment can be very frustrating and demoralising.
Tom Avustralya'ya giderken üç gün için Boston'da mola verdi.Tom stopped over in Boston for three days on his way to Australia.
Tom motor hayranları kulübünün bir üyesidir.Tom is a member of a motor enthusiasts' club.
Mookie yalnızca para için çalışır.Mookie works only for the money.
İPhone almadan önce yeni modeli çıkana kadar beklememi önerdi.Tom suggested that I wait until the new model came out before I bought an iPhone.
Eğer gerçekten istiyorsan bana bir motosiklet alabilirsin.If you really wanted to, you could buy me a motorcycle.
Ben birkaç yeni mobilya satın almayı planlıyorum.I'm planning to buy some new furniture.
Bana bir mola verir misin?Would you give me a break?
Doktor Tom'a morfin verdi.The doctor gave Tom morphine.
Oh, bana bir mola verin.Oh, give me a break.
Bir mola verelim.Let's give it a rest.
Hey bana bir mola verin.Hey, give me a break.
Bana burada bir mola ver.Give me a break here.
Çam mobilyası şu anda çok popüler değil.Pine furniture is not very popular at the moment.
Tom eski motosikletimi ona vermemi istiyor.Tom wants me to give him my old motorcycle.
Moralim yemek yiyemeyecek kadar çok bozuk.I'm too depressed to eat.
Mary'nin annesi Lakotadır ve babası bir Mongoldur.Mary's mother is Lakota and her father is a Mongol.
Tom bunun için bir mola vermeye çalıştı.Tom tried to make a break for it.
Bu mor leke nedir?What's this purple stain?
Tom'un dudakları morarmış.Tom's lips are blue.
Tom'un yüzü tamamen morarmıştı.Tom's face was all black and blue.
Tom morarmaya başlıyor.Tom is beginning to turn blue.
Firar arabası son model beyaz sedandı.The getaway car was late model white sedan.
Tom'un tuttuğu şişenin mor renkli bir etiketi vardı.The bottle Tom was holding had a purple label.
O mor gömleği seviyorum.I like that purple shirt.
Gözünü nasıl morarttın?How did you get that black eye?
Hiç mor kelebek gördün mü?Have you ever seen a purple butterfly?
Burası için bazı yeni mobilyalar almalısın.You need to get some new furniture for this place.
Modern sanat Tom'u ilgilendirmiyor.Modern art doesn't interest Tom.
Sen motive misin?Are you motivated?
Sanırım Tom motive.I think Tom is motivated.
Tom bir model gördüğünü düşündü.Tom thought he saw a pattern.
Sence Tom motosikletini nerede satın aldı?Where do you think Tom bought his motorcycle?
Motosikletimden uzak dur.Stay away from my motorcycle.
Evinin boyanırken Tom bir motelde kalıyor.Tom is staying at a motel while his house is being painted.
Bıyıklar birden moda oldu mu?Have moustaches suddenly become trendy?
Mary her zaman bakımlı ve modaya uygun olarak giyimlidir.Mary is always well-groomed and fashionably dressed.
Arabanın motorundan gelen garip bir koku var.There's a funny smell coming from the engine of the car.
Tom az önce öğle yemeği molasından döndü.Tom just got back from his lunch break.
Tom öğle yemeği molasında.Tom is on his lunch break.
Öğle yemeği molam neredeyse bitti.My lunch break's almost over.
Bana onun motosikletini çaldığını söyledin.You told me you stole his motorcycle.
O modern teknolojiden anlamıyor.She does not understand modern technology.
Çalışma günü monotonluğunu kırmak için Tom öğle vakti koşusuna can atıyor.Tom looks forward to his lunchtime run, to break up the monotony of his working day.
Benim favori rengim mordur.My favourite colour is purple.
Odada dört parça mobilya var.There are four pieces of furniture in the room.
Biz duvarları boyamadan önce mobilyaları örtmeliyiz.We must cover the furniture before painting the walls.
Bu mutfak çok modern ve güzel.This kitchen is very modern and pretty.
Biz mola sırasında biraz daha sohbet edeceğiz.We'll chat some more during intermission.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mö ile cümle - Sayfa 18 - mö kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App