Tom Mary'nin bir gözünü morarttı.Tom gave Mary a black eye.
Tom'un morali bozuktu çünkü Mary onun saç sitiliyle dalga geçti.Tom was feeling down because Mary made fun of his hair style.
Bu büronun çok modern mobilyaları var.This office has very modern furniture.
Ben Moğolistanlı değilim.I am not Mongolian.
O, motoru monte etti.She assembled the motor.
Motor iyi çalışıyor.The engine works well.
Monitörünüzü ayarladınız mı?Have you calibrated your monitor?
O bir motor test etti.She tested an engine.
Ben on altı buçuk yaşındayken bir motosiklet ehliyeti aldım.I got a motorcycle driver's license when I was sixteen and a half.
Saat beşte çay molamız var.We have a tea break at five o'clock.
Bir mola vermek ister misin?Do you want to take a break?
Bir model var mı?Is there a pattern?
Bu benim mola zamanı.It's time for my break.
Neden bir mola vermiyoruz ve yiyecek bir şeyler almaya gitmiyoruz?Why don't we take a break and go get something to eat?
O modern bir savunmayla satranç oyununu açtı.He opened the chess game with a modern defense.
Seksenlerin modası doksanlarınkine benzemiyor.Eighties' fashion does not resemble that of the nineties.
Bazı sevimli kız saç modelleri nedir?What are some cute girl hairstyles?
Montaj talimatlarını dikkatlice okuyun.Read the assembly instructions carefully.
O artık Montmartre'da yaşamıyor mu?Doesn't he live in Montmartre anymore?
Modern tıbba göre ben bir ölüydüm.But for the modern medicine, I'd have been dead.
Ben herhangi bir morluk göremiyorum.I can't see any bruises.
Bir top model olmak ve dünyayı gezmek istiyorum.I would like to become a top model and travel all over the world.
İyi bir rol modelisin, Tom.You're a good role model, Tom.
Bir molayı hak ettin.You've earned a break.
Tom ve Mary birbirlerinden mola almalılar.Tom and Mary need to take a break from each other.
Tom motoru çalıştıramadı.Tom couldn't get the motor started.
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy a motorized wheelchair.
Tom arabasına bindi, motoru çalıştırdı ve uzaklaştı.Tom got into his car, started the engine, and drove away.
Tom'un yüzünde bir morluk var.Tom has a bruise on his face.
Tom'un iyi rol modelleri var.Tom has had good role models.
Tom monitörlere bağlandı.Tom is hooked up to monitors.
Tom motorsikletine enerji vermeye başladı.Tom kick-started his motorcycle.
Tom motoru kapattı fakat üzerindeki farları açık bıraktı.Tom killed the engine, but left the headlights on.
Tom'un erkek rol modeline ihtiyacı var.Tom needs a male role model.
Tom Mary'yi motorsikletini satması için ikna etti.Tom persuaded Mary to sell her motorcycle.
Tom mobilyasını yeni evine taşımak için bir kamyon kiraladı.Tom rented a truck to move his furniture to his new house.
Tom motoru kapattı ve farları kapattı.Tom turned off the engine and shut off the headlights.
Tom motoru kapattı ama farları açık bıraktı.Tom turned off the engine, but left the headlights on.
Monotonluğu rahatlatmak için ne yapabiliriz?What can we do to relieve the monotony?
Monica Sone, Japon asıllı Amerikalı bir yazardı.Monica Sone was a Japanese-American writer.
Ben Copper Mountain'da, Colorado'da kayak yaparken kaza oldu.The accident happened while I was skiing at Copper Mountain, Colorado.
Mobilyayı çizmemek için dikkatli olun.Be careful not to scratch the furniture.
Sanırım biraz mola almalıyız.I think we need to take a little break.
Tom cipine geri bindi ve motoru çalıştırdı.Tom got back in his Jeep and started the engine.
Eviniz çok modern.Your house is very modern.
Tom motosikletine geri bindi.Tom got back on his motorcycle.
Motoru çalışır durumda tutun. Hemen döneceğim.Keep the engine running. I'll be right back.
Bu modern felsefe serisinin ilk cildi.This is the first volume of a series on modern philosophy.
Onlar mobilya satar.They sell furniture.
Boston'da bir molamız vardı.We had a stopover in Boston.
Motivasyonumu kaybettim.I lost my motivation.
Neden giderken benim mekanımda mola vermiyorsun?Why don't you stop over at my place on the way?
O gerçekten zor bir molaydı.That really was a tough break.
Tom arabasına bindi ve motoru çalıştırdı.Tom got in his car and started the engine.
Tom motosikletine bindi ve onu çalıştırdı.Tom got on his motorcycle and started it up.
Tom kapıya çarptıktan sonra alnında büyük bir morluk vardı.Tom had a big bruise on his forehead after he walked into the door.
Diogo Morgado "seksi İsa" olarak adlandırıldı.Diogo Morgado has been called "Hot Jesus".
Molada olduğumuzu görmüyor musun?Can't you see we're on a break?
Mary eski bir model.Mary is a former model.
Tom model trenlere takıntılı.Tom is obsessed with model trains.