lu ile cümle
lu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen içeri gelme.Don't come in.
Lütfen yarın beni görmeye gelin.Please come see me tomorrow.
Lütfen ceketinizi giriş salonunda asın.Please hang your coat in the anteroom.
Lütfen ceketinizi bekleme odasına asın.Please hang your coat in the anteroom.
Hilton Otel'ine lütfen.To the Hilton Hotel, please.
İyi arkadaşım Luis'i tanıtmak isterim.I'd like to introduce my good friend Luis.
Bu durumda, 100 € lütfen.In this case, 100 euro please.
Bayanlar ve baylar, lütfen oturun.Ladies and gentlemen, please sit down.
Oda anahtarım, lütfen.My room key, please.
Lütfen bana fatura et.Please bill me.
Bir doktor çağırın lütfen!Please call a doctor!
Lütfen benim için bir taksi çağır.Please call a taxi for me.
Beni lütfen öğleden önce saat dokuzda ara.Please call me at nine AM.
Lütfen giderken kapıyı kapa.Please close the door when you leave.
Lütfen dokunmayın.Please do not touch.
Lütfen dokunma.Please don't touch.
Lütfen ne zaman inmem gerektiğini bana bildir.Please let me know when I should get off.
Lütfen en kısa sürede faturamı düzenle.Please make out my bill as soon as possible?
Lütfen daha yavaş konuşun.Please speak more slowly.
Lütfen benim için not alın.Please take a message for me.
Lütfen onu yazın.Please write it down.
Lütfen onu yazınız.Please write it down.
Lütfen, merkeze nasıl ulaşabilirim?Please, how can I get to the center?
Oda servisi, lütfen.Room service, please.
Lütfen fazla gürültü yapmayın.Please don't make much noise.
Benim adım Ludwig.My name is Ludwig.
Burayı imzalayın, lütfen.Sign here, please.
Onu götürün, lütfen.Take it away, please.
Işığı aç lütfen.Turn on the light please.
İki tane kızarmış yumurta ve kahve, lütfen.Two fried eggs and coffee, please.
İki küçük şişe, lütfen.Two small bottles, please.
Garson, lütfen. Çorba için bir kaşığa ihtiyacım var.Waiter, please. I need a spoon for the soup.
Garson, hesap lütfen.Waiter, the check, please.
Lütfen ona beklemesini söyle.Please tell him to wait.
Lütfen önce ona yemek servisi yapın.Please serve him his meal first.
Lütfen onun ne söylediğini hatırla.Please remember what he said.
Lütfen beş dakika bekleyiniz.Please wait five minutes.
Onu neden sevdiğini lütfen bana söyler misin?Could you please tell me why you love her?
Niçin onu sevdiğini lütfen bana söyler misin?Could you please tell me why you love her?
Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.If it rains, please call me.
Benim için limonlu çay, lütfen.Tea with lemon for me, please.
Lütfen bana bir fincan kahve koyar mısınız?Would you please pour me a cup of coffee?
Benim için bu kağıt üzerine bir eskizini çizebilir misin lütfen?Can you sketch it for me on this piece of paper please?
Lütfen yarım saat bekle.Please wait for thirty minutes.
Lütfen otuz dakika bekleyin.Please wait for thirty minutes.
Lütfen kibar ol.Please be polite.
Kendi dilinde bir şarkı söyle, lütfen!Sing a song in your language, please!
Yazıcının boş mürekkep kartuşunu lütfen değiştir.Please replace the empty ink cartridge in the printer.
Lütfen sınıfta koşma.Please don't run in the classroom.
Lütfen sınıfta koşmayın.Please don't run in the classroom.
Oynamak için lütfen okul bahçesine gidin.Please go to the playground to play.
Lütfen okul kurallarına uy.Please obey the school rules.
Lütfen okul kurallarına uyun.Please obey the school rules.
Lütfen neden gelemediğini açıkla.Please explain why you can't come.
Üzgünüm şu anda patronum uyuyor. Lütfen yarın yine gelin.I'm sorry, my boss is sleeping right now. Please come back tomorrow.
İki sütlü kahve, lütfen.Two coffees with milk, please.
Lütfen sağa dön.Please make a right turn.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.
Lütfen bana tam saati söyle.Please tell me the correct time.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!