Ana içeriğe geç
Sözlük

londra ile cümle

londra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dan'in soruşturması onu Londra'daki bir adrese götürdü.Dan's investigation led him to an address in London.
Dan Linda'yı görmek için Londra'ya seyahat etti.Dan traveled to London to see Linda.
Hem Dan hem de Linda ikisinin de büyüdüğü Londra'da yaşıyor.Dan and Linda live in London where they both grew up.
Dan, Londra'ya gidip Linda'yla evlendi.Dan went to London and married Linda.
Dan boşandıktan sonra Londra'ya taşındı.Dan moved to London after his divorce.
Dan çocuklarını Londra'da büyüttü.Dan brought up his children in London.
Dan, Londra'da bile yaşamadı.Dan didn't even live in London.
Dan bir Londra mahallesinde, büyüdüğü yerde, yaşadı.Dan lived in a London neighborhood, where he grew up.
Dan, Londra'ya doğru yöneldi.Dan headed toward London.
Dan, Southampton'daki bir arkadaşınızı ziyaret etmek için Londra'daki evinden ayrıldı.Dan left his home in London to visit a friend in Southampton.
Dan Linda'yı onunla birlikte Londra'ya dönmesi için ikna etti.Dan persuaded Linda to return with him to London.
Dan Londra'da bir otele giriş yaptı.Dan checked into a hotel in London.
Dan, Linda'yı Londra'ya taşınmaya ikna etti.Dan talked Linda into moving to London.
Linda, Londra'da popüler bir egzotik dansçıydı.Linda was a popular exotic dancer in London.
Dan'in mektubu Londra'dan damgalanmıştı.Dan's letter was postmarked London.
Dan o arabayı Londra'dan kiraladı.Dan rented that car from London.
Dan sonsuza dek Londra'da yaşamayı düşünüyor.Dan is considering living in London forever.
Dan 1978 yılından bu yana Londra'da yaşıyor.Dan has been living in London since 1978.
Dan ve Linda Londra'ya uçtular.Dan and Linda flew to London.
Dan Linda ile Glasgov'da yaşamak için Londra'daki iyi bir işi bıraktı.Dan left a good job in London to live with Linda in Glasgow.
Dan ve Linda sonunda Londra'ya taşındı.Dan and Linda eventually moved to London.
Dan oğlu Matt, ve kızı Linda ile Londra'ya gitti.Dan went to London with his son, Matt, and his daughter, Linda.
Dan Londra'da yeni bir hayata başladı.Dan began a new life in London.
Aziz Peter Roma'da ve Aziz Paul Londra'dadır.St Peter's is in Rome and St Paul is in London.
Her zaman Londra'yı görmek istedim.I've always wanted to see London.
Ben hemen hemen bütün yaz Londra'daydım.I was in London for almost the entire summer.
New York, Londra'dan ne kadar uzaklıktadır?How far is New York from London?
O ne zaman Londra için yola çıkacak?When will he depart for London?
Londra'da ne kadar kalacaksın?" "Pazartesiye kadar.""How long will you remain in London?" "Until Monday."
Jennifer ocaktan beri Londra'da çalışıyor.Jennifer has been working in London since January.
Londra pek çok kez bombalandı.London was bombed many times.
Çocuklarım Londra'da yaşıyor.My children live in London.
Londra Avrupa Birliği'nde kalmak için oy kullandı.London voted to remain in the European Union.
Eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson "Brexit" için kampanyanın lideriydi.Former London mayor Boris Johnson was the leader of the campaign for "Brexit".
O yarın Londra'dan dönüyor.He returns from London tomorrow.
Mary, Londra'da Fransızca öğretiyor.Mary teaches French in London.
Mary, Londra'da Fransızca dersi veriyor.Mary teaches French in London.
Londra Büyük Yangını 1666 yılında meydana geldi.The Great Fire of London occurred in 1666.
St Paul Katedrali Büyük Londra Yangınında imha edildi.St Paul's Cathedral was destroyed in the Great Fire of London.
St Paul Katedrali Londra'nın en ünlü ve en çok tanınmış yerlerinden biridir.St Paul's Cathedral is one of the most famous and most recognisable sights in London.
Savaş başladığında Londra'da yaşıyordu.He was living in London when the war began.
Londra'yı ziyaret ettiğimizde kent genelinde çift katlı bir otobüse bindik.When we visited London, we rode a double-decker bus across the city.
Bu sefer benim hedefim Londra.This time my goal is London.
Sen ne zaman Londra'daydın?When were you in London?
Onlar Londra'ya gidecekler.They will drive to London.
Londra ofisini aradım. Tom'un dün Boston'a gittiğini söylediler.I called our London office. They said that Tom left for Boston yesterday.
Londra'dan ziyade Paris'e gitmem daha iyi.It's better I go to Paris rather than London.
Leyla, Londra'nın çok zengin bir bölümünde yaşıyordu.Layla lived in a very wealthy part of London.
Neredeyse tüm yaz boyunca Londra'daydım.I was in London for almost all the summer.
Tom'un Londra'da bir dairesi var.Tom has a flat in London.
Bu ressam Londra'da yaşıyor.This painter lives in London.
Londra'da sekiz harika yıl geçirdim.I spent eight wonderful years in London.
Londra'da doğmak onun davasına yardım etmedi.Being born in London did not help his case.
Buna rağmen, o hala Londra’nın eğitimli sınıflarında entelektüel bir güçtü.Despite this, she was still an intellectual force in London's educated classes.
2 Ocak: Londra'ya geri döndü.January 2: returns to London.
Robert Hooke hayatının büyük bir kısmını Wight adasında, Oxford’da ve Londra’da geçirdi.Robert Hooke spent his life largely on the Isle of Wight, at Oxford, and in London.
Londra'ya yerleşti ve Albert Memorial üzerine çalıştı.He moved to London and worked on the Albert Memorial.
Sonunda işinden biraz para biriktirdiğinde, Londra'ya gitmek için Paris'ten ayrıldı.When he finally saved up some money from his work, he left Paris to go to London.
Alvar Aalto, Londra'daki konuşmasından, 1957.Alvar Aalto, speech in London 1957.
Dondurma üretimi 1922 yılında Londra'daki Acton'daki bir fabrikada başladı.Ice cream production commenced in 1922 at a factory in Acton, London.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod