Ana içeriğe geç
Sözlük

londra ile cümle

londra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
24 Mayıs: Goupil'in Londra şubesi ilk sergisini açtı.14 giugno: viene aperto il primo Hard Rock Cafe a Londra.
Bir önceki yıl Londra'da Crystal Palace'da düzenlenen serginin bir benzerini yapmak istiyordu.Nell'aprile dello stesso anno organizzò un'esposizione al Crystal Palace di Londra.
John Keats, dört çocuğun en büyüğü olarak 31 Ekim 1795'te Londra'da dünyaya geldi.John Keats nacque a Londra il 31 ottobre 1795.
Antonia Jane Bird (27 Mayıs 1951, Londra - 24 Ekim 2013), İngiliz dizi ve film yönetmeni.Antonia Jane Bird (Londra, 27 maggio 1951 – Londra, 24 ottobre 2013) è stata una regista britannica.
Kısa bir süre sonra rahatsızlanır ve tedavisi için Londra'ya gider.Successivamente va a visitare Londra e lì si sente male.
Sarah, Charles'a haber vermeden Londra'ya gider.Non a conoscenza della proposta di matrimonio di Charles, Sarah fugge a Londra senza informarlo.
Bob Clearmountain'in Londra'da bulunan Mayfair Stüdyolarında düzenlemesi yapıldı.È stata mixata da Bob Clearmountain ai Mayfair Studios di Londra.
Bakınız Londra'daki Temple BarBeefeater Torre di Londra
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Dopo l'università ha frequentato a Londra la scuola di giornalismo.
İlk Londra resitalini 1993'te Wigmore Hall'da yapmıştır.Tenne il primo recital alla Wigmore Hall nel 1938.
1933 yılında Londra'ya büyükelçi olarak atandı.Nel 1973 è nominato ambasciatore a Londra.
Bir yıl sonra Londra’da iki bölüm birden sergilenmişir.Circa una settimana dopo ne viene compiuto uno a Londra.
2012 yılında Londra'ya, Birleşik Krallık'a taşınır.Nel 2012 si trasferisce in Thailandia, al Roi Et.
Ana Merkezi 2010 yılından itibaren Londra'dadır.La East London Line verrà a far parte del London Overground dal 2010.
Bir gün kızını alır ve Londra'ya gider.Così lei prenderà sua figlia e ritornerà in Giappone.
Bakerloo Hattı (İngilizce: Bakerloo line), Londra metrosunun hatlarından biridir.La linea Bakerloo (in inglese Bakerloo line) è una linea della metropolitana di Londra.
1848 yılından 1874 yılında ölümüne kadar Londra Kütüphanesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.Dal 1848 al 1874 è stato vicepresidente della biblioteca di Londra.
Huguenot'lardan olan babası İngiliz İç Savaşı sırasında Londra Kulesi'nde mahpustu.Sostenne la causa dei Roundhead durante la guerra civile inglese.
20 Ocak 2006 tarihinde Londra şehri merkezinde Thames Nehri'nde görülmüştür.Il 20 gennaio 2006 venne scoperto un iperodonte boreale nel centro di Londra, nel Tamigi.
Amerika merkezli derginin Avrupa sürümü Time Europe, eski adıyla Time Atlantic, Londra'da basılmaktadır.A Londra viene stampata l'edizione europea (Time Europe, un tempo conosciuta come Time Atlantic).
Direniş Hareketi'nde yer almış, Londra'ya giderek Charles de Gaulle'ün yanında yer almıştır.Egli sostenne e poi si oppose a Charles de Gaulle.
Imelda Mary Philomena Bernadette Staunton (9 Ocak 1956, Londra), Akademi Ödülü adaylığı olan İngiliz oyuncu.Imelda Mary Philomena Bernadette Staunton (Londra, 9 gennaio 1956) è un'attrice e doppiatrice britannica.
Ödül töreni 10 Şubat 2008'de Londra’daki Kraliyet Opera Evi'nde yapılmıştır.Dal 2008 la cerimonia di premiazione ha luogo alla Royal Opera House.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Tra l'altro, ha partecipato a diversi spettacoli a Londra.
Hafif kruvazör tabiri 1930 yılında imzalanan Londra Deniz Antlaşması ile belirtildi.La classe Mogami fu progettata sotto i vincoli imposti dal trattato navale di Londra dell'aprile 1930.
Burslu olarak Londra'da ekonomi eğitimi aldı.Riceve la sua educazione in Gran Bretagna come economista.
Londra: Aurum Press.Londra: Athlone Press.
Daha sonra Londra'daki Royal College of Music'de eğitim görmüştür.Più tardi, frequentò il Royal College of Music a Londra.
Haymarket Tiyatrosu, Londra.Al Globe Theatre di Londra.
John Murray Yayınları, Londra, 2006.John Murray, Londra, 1860.
Dörtlü final Londra'da O2 Arena'da düzenlenmiştir.La final four fu organizzata a Salonicco, in Grecia.
63 yaşındayken Lambeth , Londra'da öldü.Campana morì a Londra a 63 anni.
Londra'ya dünyanın her tarafından ziyaretçiler gelmektedir.I turisti vengono da tutto il Giappone per visitarlo.
Şirketin merkezi Londra'da, yürütme ofisi ise Dublin'de yer almaktadır.La sede centrale è a Londra, la sede generale è a Dublino.
Her iki meclis de Londrada bulunan Westminster Sarayında toplanırlar.Come i lord, anche la Camera dei comuni si riunisce al Palazzo di Westminster, a Londra.
Fransa Londra'dan toplam 34 madalyayla (11 altın, 11 gümüş ve 12 bronz) ayrıldı.La Germania ha ottenuto un totale di 44 medaglie (11 ori, 19 argenti e 14 bronzi).
Ailesiyle birlikte Londra Chiswick'te yaşamaktadır.La famiglia vive a Chiswick, Londra.
1938 yılında Londra'da öldü.Morì a Londra nel 1938.
12 Kasım 1645 günü Londra'ya gelen Fairfax, coşkulu halk tarafından karşılanır.Fairfax giunse a Londra il 12 novembre 1645.
New York ve Londra 1925.Oro a Londra 1950.
İlk temsili 1739 yılında Londra'daki Theatre in Lincoln's Inn Fields'da yapılmıştır.La première è avvenuta il 22 novembre 1739 al teatro in Lincoln's Inn Fields, Londra.
Bunlar, Havana, İstanbul, Leipzig, Londra, Madrid, Moskova, New York, Paris ve Rio de Janeiro'ydu.Le città erano L'Avana, Istanbul, Lipsia, Mosca, Londra, Madrid, New York, Parigi e Rio de Janeiro.
Hikâye genellikle Londra ve çevresinde geçmiştir.La serie è stata girata tutta tra Londra e dintorni.
1999-2002 yıllarında Londra Başkonsolosu olarak görev yapmıştır.Dal 1996 al 2000 è primo consigliere a Londra.
1928'de New York ve Londra'da sergiler açtı.Nel 1940 vengono chiuse le sedi di Londra e New York.
Gezip tanımak istediğim Londra'da edindiğim arkadaş grubunun içindeydi.È un collega di lavoro di Arimi, conosciuto a Londra.
Cipolla daha sonra Collège de Sorbonne ve Londra Ekonomi Okulu'nda okudu.Dopo la maturità studia alla Sorbona di Parigi e alla London School of Economics.
Dizinin öykü kısmında Londra'da bir mağazada çalışan satış elemanı olarak tanıtıldı.Venduto all'asta a Londra, come opera di ignoto.
Circle Hattı (İngilizce: Circle line), Londra metrosunun hatlarından biridir.La linea Circle (in inglese: Circle line) è una linea della metropolitana di Londra.
Oyuncular londra'da sakin bir şekilde gidiyorlar.L'attore risiede a Londra.
Yaklaşık 10.000 kuştan oluşan koleksiyonu Londra Doğa Tarihi Müzesi'ndedir.I 7000 uccelli che raccolse sono oggi conservati al Museo di storia naturale di Londra.
Londra'da Kralın da katıldığı bir anma töreni yapıldı.Londra era pronta ad accogliere il suo re.
Bunun için Londra'da bir merkezsel sivil idare kurdu.E chiese a Londra un nuovo comandante.
Kızı Londra'da annesiyle yaşıyor.Vive con la sua famiglia a Londra.
Londra hattı 1840'ta London and South Western Railway şirketi tarafından açılmıştır.La stazione è stata aperta nel novembre del 1901 dalla City and South London Railway.
Red Snapper 1993 yılında Londra'da kurulan bir acid jazz triosudur.Red Snapper è una band di musica strumentale britannica fondata a Londra nel 1993.
Boston, 1943 ve Londra, 1944.1 – Oltre lo zero Londra, 1944.
Kean, Westminster Londra'da doğdu.James è nato a Westminster, Londra.
Artık tamamen Londra'nın daha geniş şehir alanına girmektedir.La gran loggia si era ormai estesa ben oltre la città di Londra.
Kasım 1999 tarihinde Londra merkezli, QSoft Consulting Ltd. yönetiminde açılmıştır.1997 Viene aperto un centro di distribuzione per Koch Media Ltd. in Inghilterra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod