Ana içeriğe geç
Sözlük

londra ile cümle

londra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1700 civarlarında İngiltere'ye gidip Londra'ya yerleşti.Kurz nach 1700 ging er nach Italien.
Londra yakınlarındaki Essex, Leigh-on-Sea'de doğdu.Richard Haddock wurde in seinem Geburtsort Leigh-on-Sea beigesetzt.
Londra Thames ve Hudson,1991.Katalog erschienen bei Thames & Hudson, London 2008.
Rose Tyler, Londra'da yaşayan sıradan bir genç kızdır.Will Freeman ist ein 38-jähriger Single, der in London lebt.
1947 yılında Londra'ya gitti ve BBC Londra Radyosu'nun Türkçe neşriyat servisinde görev yaptı.1967 zog sie nach London, um für den deutschen Dienst der BBC zu arbeiten.
Hollander Londra'da, Notting Hill'de yaşıyor. ^Heute lebt er im Londoner Stadtteil Notting Hill.
Matilda Haziran ayında tahta çıkmak üzere Londra üzerine yürür.Im Juni reiste Matilda in der Absicht sich krönen zu lassen nach London.
Londra, İngiltere.London, Großbritannien.
Louis Londra’ya döner.Er fährt nach London zurück.
Cenazesi devlet tarafından onurlandırılmış ve Londra’daki Westminster Abbey’e gömülmüştür.Sein Leichnam wurde nach London überführt und in Westminster Abbey begraben.
Yeni Olimpiyat rekoru Londra 2012 Yaz Olimpiyatları'nda kırıldı.Die Mannschaft stellte bei den Olympischen Spielen 2012 in London einen neuen Rekord auf.
Londra’da sahneleyecekleri bir oyunun hazırlıkları esnasında Brecht 1956 yılında öldü.Inmitten der Vorbereitungen einer Gastspielreise nach London starb Brecht.
Londra: Penguin. s. 338. Bilinmeyen parametre |yazar-bağ= görmezden gelindi (yardım)Dazu § 38 StVO: (3) Gelbes Blinklicht warnt vor Gefahren.
1959 - Londra Konferansı sona erdi.1945: Die Konferenz von Malta wird beendet.
Londra'da Kraliyet Akademisi'nde okudu.Er studierte an der Royal Academy in London.
DragonForce Londra kökenli bir Speed Metal, Power Metal grubudur.DragonForce ist eine Power-Metal-Band aus London.
1946-1950 yılları arasında Londra Elçiliğinin Basın Ataşeliği'nde kâtip olarak çalıştı.Von 1945 bis 1946 arbeitete er kurzzeitig als Presseattaché an der polnischen Botschaft in Beirut.
1999'da Londra Jeoloji Cemiyeti kendisine Bigsby Madalyasını tevcih etti.1906 verlieh die Geological Society of London ihm die Murchison-Medaille.
(Roma ve Hikâyesi), J.M. Dent & Sons Ltd: Londra, 1951 (orijinal baskı, 1901), (İngilizce).G. Bell & Sons, London 1901, S. 301 (Nachdruck.
Londra' daki Aziz Paul Katedrali' nin mahzenine defnedildi.Er wurde in der St Paul’s Cathedral in London bestattet.
Ayrıca Londra'nın aşağısına inen birçok asansör keşfederler.Darüber hinaus gab es einige Anlagen außerhalb Londons.
Birlikte yer aldıkları son konser ise yine 1978 yılında Londra'daki bir konserdir.Startpunkt der Bewegung war ein einmaliges Musikfestival gleichen Namens, das 1978 in London stattfand.
1819'da avukat olarak Londraya yerleşti.1828 ließ er sich in Boston als Anwalt nieder.
Porter, ilk olarak Londra civarında şekillenmiştir.Sein Bühnenerfolg stellte sich zuerst in London ein.
1954'te The Royal Shakespeare Company'nin üyelerinden biri olacağı Londra'ya taşındı.1968 wurde er Mitglied bei der Royal Shakespeare Company.
Bir süre sonra Londra’ya gittiler.Kurze Zeit später flohen sie nach London.
British Museum, Londra, İngiltere.British Museum u. a., London 1924.
Tamer Hassan (18 Mart 1968, Londra), Kıbrıs Türkü asıllı Britanyalı oyuncu.Tamer Hassan (* 18. März 1968 in London) ist ein britischer Schauspieler.
Savaşın ardından Londra Antlaşması imzalanmıştır.Fast gleichzeitig liefen die Verhandlungen zum Londoner Schuldenabkommen.
Lokomotif korunmuş olup bugün Londra'daki Science Museum'da gösterilmektedir.Die Maschine ist erhalten und steht im Londoner Science Museum.
Londra'da iken Fransız şair Guillaume Apollinaire ile tanıştı.Sie wurde auch lebenslang in die französische Gedichtjury Guillaume Apollinaire gewählt.
Dünyanın ilk kurulan hayvanat bahçesi Londra Hayvanat Bahçesi'dir.Ersthalter war der Zoo in London.
Madame Tussauds, merkezi Londra'da bulunan balmumu heykel müzesi.Madame Tussauds ist ein Museum in London.
Londra Doğa Tarihi Müzesi’nde de çalışmalar yapmıştır.Er ist am Londoner Natural History Museum tätig.
1987 - Londra Borsası çöktü.1987 erfolgte der Börsengang an der London Stock Exchange.
Londra'dayken Chandler ve Monica birlikte olurlar.Während der London-Reise schläft Chandler mit Monica.
Tüccar, sanatçının iki adet Londra tablosunu satın aldı.Der Künstler widmete das Bild dem Ehepaar Pilling in London.
1926'da Londra'da yayımlanan bir İngilizce çeviri vardır.Bereits 1928 wurde in New York eine englische Übersetzung herausgegeben.
Birleşik Krallık'ta seçim işlemleri Londra ve Edinburg Başkonsolosluklarında yapılmıştır.Die Gruppe wurde durch Auftritte in London und Edinburgh bekannt.
İlk ikametgâhı ise Londra'daki Notting Hill Gate oldu.Der Film wurde im Londoner Stadtteil Notting Hill gedreht.
1981'den beri Londra Üniversitesi'nin başkanıdır.Seit 1981 ist sie Kanzlerin der Universität London.
Londra: Avrupa Gazetesi.In: Вестник Европы.
1996 yılında ailesiyle Londra'ya taşındı.1991 zog er mit seiner Familie nach London.
Londra'ya taşınarak, 1894 yılında University College London'da Mısırbilim çalışmalarına başladı.Nach Reisen durch Europa wurde er 1849 mit der Verwaltung der Londoner Universität beauftragt.
Tren Londra'ya gidecek.Le train est à destination de Londres.
Bir gün Londra'yı ziyaret etmek istiyorum.Un jour, j'aimerais visiter l'Angleterre.
Biz Londra'ya gittik.On est allé à Londres.
Onun teyzesi Londra'da yapayalnız.Sa tante est toute seule à Londres.
Onun halası Londra'da yapayalnız.Sa tante est toute seule à Londres.
Londra'ya İngilizce öğrenmek için gitti.Il est allé à Londres pour apprendre l'anglais.
Monck hiçbir direnişle karşılaşmadan Londra'ya girer.Monck marche donc sur Londres sans aucune opposition.
Londra Köprüsü üzerinde bulunan evler de yanmaya başlamıştı.Les maisons sur le pont de Londres sont en feu.
Londra'ya dönerek Look dergisinde "Neden Amcamdan Nefret Ediyorum" başlıklı bir yazı yazdı.Retournant à Londres, il écrit un article pour le magazine Look intitulé « Pourquoi je déteste mon oncle ».
Şovlar ayrıca Londra (2 kez), Paris ve Köln'de de planlandı.Des spectacles ont été également programmés à Londres (2 dates), Paris et Cologne.
Jamie Campbell Bower Londra'da doğu.Jamie Campbell Bower est originaire de Londres.
Amira McCarthy, 2 Şubat 1996'da Londra, İngiltere'de doğmuştur.Amira McCarthy est née le 2 février 1996 à Londres au Royaume-Uni.
Ardından Teesside Üniversitesi'ne kaydoldu fakat aktör olmaya karar verip buradan ayrılarak Londra'ya taşındı.Il est ensuite allé à Teesside University mais a laissé tomber pour partir à Londres et devenir acteur.
Kasım 2009'da, Nikki Londra'da yakın arkadaşı Sage'in müzik videosunu çekti.En novembre 2009, Nikki a réalisé le clip d'une de ses amies, Sage, à Londres.
"Cassius Biography", IMO Records, Londra, 25 Ocak 2012.“009 Sound System Biography", IMO Records, London, Retrieved le 25 janvier 2012.
Bu bölümlerin adı Plymouth Şirketi ve Londra Şirketi idi.Il s'agissait de la Plymouth Company et de la London Company.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
londra ile cümle - Sayfa 28 - londra kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App