lobici bir hayat için.חייהם כשתדלנים.
lobici bir hayat için.حياة كجماعة ضغط.
lobicilerin merkezde olduğu ve kutuplaşmadan beslenen bir ekonomi.그 중심에서 로비스트가 활동하여 양극화가 발생합니다.
lobicilerin merkezde olduğu ve kutuplaşmadan beslenen bir ekonomi.Prowadzi do polaryzacji.
lobicilerin merkezde olduğu ve kutuplaşmadan beslenen bir ekonomi.כלכלה שבה השתדלנים הם במרכז והיא ניזונה מקיטוב.
lobicilerin merkezde olduğu ve kutuplaşmadan beslenen bir ekonomi.إقتصاد جماعات الضغط الذين يتغدون على الإستقطاب;
lobicilerin merkezde olduğu ve kutuplaşmadan beslenen bir ekonomi.二極化を加速させ システムは機能不全に陥ります 二極化を加速させ システムは機能不全に陥ります
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.하원의원 42%가 은퇴 후 로비스트가 되었습니다.
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.Cinquante pour cent des membres du Sénat entre 1998 et 2004
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.lett lobbista, a Házban ez 42%.
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.פרשו כדי להפוך לשתדלנים של 42 אחוזים מבית הנבחרים.
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.غدرو ليشكلوا جماعات ضغط، و 42 في المئة من مجلس النواب.
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.昨年4月の ユナイテッド・リパブリックの調査では
Lobide bir sürü eğlence var.. Harika.Perfecto.
Lobiden iniyorsunuz, tavandan aşağıya sarkıtılmış aydınlatmalarımızla -seversiniz ya da sevmezsiniz-오시면 로비로 걸어내려가서 저희가 만든 댕글댕글 매달려 있는 전구들을 싫든 좋든 지나셔서
Lobiden iniyorsunuz, tavandan aşağıya sarkıtılmış aydınlatmalarımızla -seversiniz ya da sevmezsiniz-אתם נכנסים לתוך הלובי שלנו, עוברים דרך הלובי עם הפיסות המתנודדות שלנו, אם אתם אוהבים אותן או לא,
Lobiden iniyorsunuz, tavandan aşağıya sarkıtılmış aydınlatmalarımızla -seversiniz ya da sevmezsiniz-تنزل باتجاه البهو, تمشي عبر البهو بين أضوائنا المتدلية, أعجبتك أم لم تعجبك,
Lobiden iniyorsunuz, tavandan aşağıya sarkıtılmış aydınlatmalarımızla -seversiniz ya da sevmezsiniz-好き嫌いに関わらず このブラブラしてるやつを通り過ぎ 階段から客席へ向かう というものです
lobilerine kurulmak için davet edildi.로비에 설치되었습니다.
lobilerine kurulmak için davet edildi.להיות מותקן אצלם בכניסה,
lobilerine kurulmak için davet edildi.تمّ عرضه في ردهة المتحف،
lobilerine kurulmak için davet edildi.オンラインの状態で
lobi yaparak geçireceksem, mahvolmuştum.지쳐버릴 것 같다고 생각했습니다.
lobi yaparak geçireceksem, mahvolmuştum. Yani yapacağımız şey, aslında bu toplantıları kendimiz düzenlemek.Portanto, vamos fazer o seguinte: vamos estabelecer estas reuniões nós mesmos.
lobi yaparak geçireceksem, mahvolmuştum.בכדי לעשות את מה שצריך לעשות.
lobi yaparak geçireceksem, mahvolmuştum.كي تقوم بما يجب القيام به
lobi yaparak geçireceksem, mahvolmuştum.そこで私たちは
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?Apa salah kalau aku masuk ke lounge?
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?De akkora bűn belépni egy társalgóba?
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?Ma č cosė sbagliato entrare in una sala?
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?Mais est-ce si mal d'aller dans certains salons ?
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?Nhưng cũng chỉ là phòng nghỉ dưỡng thôi mà, tội gì to tát thế?
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?هل من الخطأ أني دخلت الردهة؟
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Alors je suis descendu à l'entrée, et j'ai vu cet Indien.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Also ging ich in die Lobby und sah diesen indischen Typen.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Asa ca am coborat in hol, si am vazut un indian.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Así que bajé al vestíbulo y vi a este tipo indio.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Desci ao hall de entrada, vi um tipo indiano:
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Ik ging naar de lobby en zag een Indiër.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Jadi saya turun ke lobi, dan saya melihat orang India ini.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Joten menin aulaan ja näin intialaisen kaverin.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.그래서 저는 로비로 내려갔고, 한 인도 남자를 보았습니다.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Lementem hát az előcsarnokba, és láttam ott egy indiai pasast.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Schodzę do holu i widzę tego Hindusa.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Sono andato nella hall e ho visto questo indiano.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Tak jsem šel k recepci a uviděl jsem jednoho Inda.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Thế là tôi xuống sảnh, và tôi thấy một người Ấn.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Vojdem do hotelovej haly a vidím Inda.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Έτσι πήγα κάτω στη ρεσεψιόν, και είδα έναν Ινδό.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Така че слязох долу във фоайето, и видях един индиец.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.Я спустился вниз в лобби и увидел одного индийца.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.אז ירדתי ללובי, וראיתי בחור הודי.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.فذهبت الى اللوبي ، ورأيت هذا الرجل الهندي.
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.「彼に違いない」と思いました
lobiyi geçiyorsunuz, merdivenden yukarı çıkınca da oditoryumdasınız.저 계단을 걸어 올라서 관객석으로 가게 됩니다.
lobiyi geçiyorsunuz, merdivenden yukarı çıkınca da oditoryumdasınız.למעלה במדרגות שמובילות אותך לתוך האולם.
lobiyi geçiyorsunuz, merdivenden yukarı çıkınca da oditoryumdasınız.تصعد الدرج الذي يودي بك إلى المدرج.
lobiyi geçiyorsunuz, merdivenden yukarı çıkınca da oditoryumdasınız.または 建物外から直接
Niye oy peşindeki politikacılar, söz gelimi, Musevi lobisinin gücü altında eziliyorlar?왜 지지표에 목을 메는 정치인들이 유대인 로비 등의 영향력에 그토록 겁을 먹는지 궁금해질 수밖에 없습니다.
Niye oy peşindeki politikacılar, söz gelimi, Musevi lobisinin gücü altında eziliyorlar?Man forundres over, at stemmesøgende politikere er så utroligt imponerede af f.eks. den jødiske lobbys magt.