Ana içeriğe geç
Sözlük

lob ile cümle

lob kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.De az ipari lobbizók ezt soha nem engednék meg, hogy valóra váljon.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.I lobbisti del settore non lo avrebbero mai permesso.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.하지만 산업 로비스트들은 그렇게 되길 놔두지 않죠.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Lobbarit eivät antaisi sen tapahtua.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Maar de industrie lobbyisten staan dat niet toe.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Mais les lobbyistes de l'industrie ne le permettraient jamais.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Nhưng những người vận động hành lang trong ngành công nghiệp sẽ không để chuyện đó xảy ra.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Pero los miembros de los lobbys no permitirían nunca que eso ocurra.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Όμως το λόμπι της βιομηχανίας δεν θα άφηνε ποτέ να συμβεί αυτό.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Но лобби промышленности никогда этого не допустит.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.Но лобистите на тази индустрия никога нямаше да позволят това да се случи.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.אבל שתדלתנים עסקיים לעולם לא יניחו לזה לקרות.
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.لكن لن يسمح اصحاب هذه الصناعات بحدوث مثل هذا الامر
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.おかげで
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.但業界嘅說客又點會畀呢啲嘢發生
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Alzheimer kóros betegeket tanulmányozott, akiknek homloklebeny demenciájuk volt.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Badał pacjentów z chorobą Alzheimera i otępieniem czołowo-skroniowym.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Bruce Miller. Il étudiait les patients atteint d'Alzheimer qui présentaient une démence fronto-temporale.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Che studiava pazienti affetti da Alzheimer che avevano la demenza dei lobi frontali temporali.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Die bestudeert Alzheimer's patienten met een dementie van de frontale temporale hersenkwab.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.El a studiat pacienti cu Alzheimer care au suferit de dementa lobului frontal temporal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Ele estudou doentes com Alzheimer que sofriam de demência do lobo temporal frontal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Él estudió a pacientes con Alzheimer que tenían demencia frontotemporal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Han studerade patienter med Alzheimers som hade frontallobsdegeneration.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Hän tutki Alzheimer-potilaita, joilla oli ohimolohkon etuosan dementia.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Ia mempelajari pasien-pasien Alzheimer yang mempunyai demensia lobus frontal-temporal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.그는 대뇌 전두엽 치매증을 앓는 알츠하이머 환자들을 연구했지요.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Og han studerede Alzheimers patienter som led af frontotemporal demens.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Ông nghiện cứu các bệnh nhân của chứng Alzheimer bị tâm thần phân liệt thùy thái dương trước.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Studoval pacienty s Alzheimerem, kteří mají demenci v předním mozkovém laloku.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Він досліджував пацієнтів з хворобою Альцгеймера, в яких була лобно-скронева деменція.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Той проучва пациенти с Алцхаймер, които имали деменция на фронталния темпорален лоб.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.הוא חקר חולי אלצהיימר שסבלו מדמנציה של אונת הרקה הקדמית.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.وقد درس هو مرضى الزهايمر الذين كان لديهم أعتلال مؤقت لجزء حساس في العقل .
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.アルツハイマー患者を調査しました この絵は 言語障害を負った
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.A Google-nak kellene egy ilyesmi az előcsarnokába.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google ar trebui să aibă ceva de genul ăsta la intrare în foyer.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google debería tener algo así en su lobby.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google devrait avoir quelque chose comme ça dans leur hall.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google dovrebbe mettere qualcosa del genere, nell'atrio.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google harusnya punya sesuatu seperti ini di lobi mereka.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google nên có 1 thứ kiểu như này trong hành lang.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google powinno mieć coś takiego w swoim lobby.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google sollte so etwas in ihrer Eingangshalle haben.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google zou dit ding in zijn lobby moeten zetten.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Google стоило бы обзавестись чем-то подобным.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu. (Gülüşmeler)(Сміх)
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu. (Gülüşmeler)לגוגל צריך להיות משהו כזה בלובי.(צחוק)
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu. (Gülüşmeler)يملك جوجل على الأرجح شيئا مثل هذا في ردهاته (ضحك)
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu. (Gülüşmeler)次にお見せするのは もう少し実用的な例です 今ロードしています
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.구글에서 로비에 가져다 놓고 싶어할지도 모르겠네요.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.(Risos)
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu.Гугъл трябва да имат нещо такова в тяхното лоби.
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.Cho rằng hình ảnh thị giác là chỉ trong bán cầu não phải là sai lầm, Phần không nhỏ nó nằm ở bên trái.
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.Det er ikke sandt at visuelle billeder kun afkommer fra den højre hemisfære meget af det er fra den venstre
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.Ini tak benar bahwa visual imajeri hanya ada di otak bagian kanan Banyak juga yang terdapat di otak kiri
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.시각적인 이미지들이 오른쪽 뇌에만 있다는 것은 사실이 아니다. 많은 것들이 왼쪽에 있다.
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.No es cierto que las imágenes visuales están sólo en el hemisferio derecho, muchas están en el izquierdo.
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.Non e' vero che la visualizzazione avviene solo nell'emisfero destro ne avviene molto anche a sinistra.
Görsel becerilerin yalnızca sağ lobta olduğu doğru değil, sol tarafta da var.Visualna predstava tudi ni samo v desni polobli, veliko jo je v levi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod