Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.전에 그림은 그대로 두고
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.Raději to tady nechám, abychom tu měli seznam.
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.Vi tegner den lige. .
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.Тук няма да махам нещата, за да имаме списъка.
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Abbiamo la "frontiera" e abbiamo la lista degli "esplorati".
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Máme "hranici" (frontier) a máme seznam "prozkoumaných" (explored).
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Máme "hranicu" (frontier) a máme zoznam "preskúmaných" (explored).
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Mamy "granicę" oraz listę "zbadanych".
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Nous avons la "frontière" et nous avons la liste des "explorés".
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Vi har "frontlinjen" och vi har "besökt"-listan.
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Vi har "grænsen" og vi har den "udforskede" liste.
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Wir haben die "Grenze" und die "Liste der besuchten Zustände".
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.Я говорю о границе и о списке исследованных состояний.
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.יש לנו את החזית ואת רשימת ה"נבחנו".
Burada "sınır"ımız ve "keşfedilmiş" listemiz var.その実装についてお話します
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Ensimmäiseen tapaamiseen Dianan kanssa -- toin listan tavoista, joita "sydämelliset" noudattavat.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.La prima întâlnire cu ea, cu Diana, mi-am adus lista cu modul de viaţă al oamenilor cordiali.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Na moje prvo srečanje z njo, Diano -- sem prinesla svoj seznam kako živijo iskreni ljudje in sedla.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Y en mi primera cita con Diana, llevé mi lista de cómo viven los genuinos.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Моята първа среща с нея, Диана, занесох своя списък с начина, по който живееха всеотдайните хора и седнах.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.На первую встречу с Дианой я принесла описание того, как живут искренние люди. И я села.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.На першу зустріч з Діаною я принесла опис того, як живуть щирі люди, і я сіла.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.הפגישה הראשונה שלי איתה, דיאנה -- הבאתי את הרשימה שלי של אפיוני האנשים שחיו בלב שלם, וישבתי.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.أول مقابلة معها ، ديانا -- أحضرت معى قائمتى الخاصة بالحياة الكاملة ، وجلست .
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.あるがままの人たちの リストを渡して座りました 彼女がまず「どうですか?」
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.제가 제 치료사였던 다이애나를 만났던 첫날 저는 전심(全心)으로 사는 사람들은 어떻게 사는가를 적은 목록을 가지고 갔었어요.
Listemi 150 kişiye indirdim.150 emberre redukáltam a listát.
Listemi 150 kişiye indirdim.저는 카드를 보낼 150명을 추려냈습니다.
Listemi 150 kişiye indirdim.Am redus lista la 150 de persoane.
Listemi 150 kişiye indirdim.Ho ridotto la mia lista di contatti a 150 persone.
Listemi 150 kişiye indirdim.Ich reduzierte die Empfänger auf 150 Leute.
Listemi 150 kişiye indirdim.Ik reduceerde mijn verzendlijst tot 150 mensen.
Listemi 150 kişiye indirdim.J'ai réduit ma liste de destinataires à 150 personnes.
Listemi 150 kişiye indirdim.Reduje mi lista de correo a 150 personas.
Listemi 150 kişiye indirdim.Reduzi a minha lista de correspondência a 150 pessoas.
Listemi 150 kişiye indirdim.Tôi giảm số lượng gửi mail xuống 150 người.
Listemi 150 kişiye indirdim.Zredukowałam listę do 150 nazwisk.
Listemi 150 kişiye indirdim.Ελάττωσα την λίστα μου σε 150 άτομα.
Listemi 150 kişiye indirdim.Намалих го на 150 човека.
Listemi 150 kişiye indirdim.Я скоротила його до 150 осіб.
Listemi 150 kişiye indirdim.צמצמתי את רשימת הדיוור שלי ל-150 איש.
Listemi 150 kişiye indirdim.قلصت قائمتي البريدية الى 150 شخص
Listemi 150 kişiye indirdim.ひとりひとりに
MVP, "Yalnız 3 haftamız var, öyleyse özellik listemizi kısaltalım," değildir.시간이 부족하다고 제품의 기능을 쭉 적어 놓고 잘라낸다고 해서
MVP, "Yalnız 3 haftamız var, öyleyse özellik listemizi kısaltalım," değildir.MVPは顧客との対話とイテレーションを ベースにしています
MVP, "Yalnız 3 haftamız var, öyleyse özellik listemizi kısaltalım," değildir.هو لا يتعلق بتقليل عدد الخصائص لأن لديك ثلاثة أسابيع فقط.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Chúng tôi chưa có ảnh hưởng gì khi đó nên đã lập ra một danh sách nhỏ bí mật cho riêng mình.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.그때는 어떤 영향력도 없었기 때문에, 우리 스스로가 지켜야할 규칙에 대한 작은 비밀 목록을 갖고 있었습니다.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Neměli jsme tehdy žádný vliv, takže jsme měli tajný krátký seznam pravidel, který jsme si nechávali pro sebe.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Nem volt nagy befolyásunk akkoriban, és volt egy titkos listánk a szabályokról, amit megtartottunk magunknak.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Nie mieliśmy wtedy żadnego wpływu, więc mieliśmy małą sekretną listę zasad, które zachowaliśmy dla siebie.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Non avevamo nessuna influenza all'epoca, avevamo quindi una lista segreta di regole che tenevamo per noi.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Vtedy sme nemali žiadny vplyv, takže sme mali malý tajný zoznam pravidiel, ktorý sme si nechávali pre seba.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.We hadden toen geen invloed, dus we hadden een kleine geheime lijst met regels die we onder ons hielden.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Δεν είχαμε καμιά επιρροή τότε, έτσι είχαμε μια μικρή, κρυφή λίστα με κανόνες που κρατούσαμε για εμάς.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.Тогава нямахме никакво влияние, но си имахме малък списък с правила, които си бяха само между нас.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.לא היתה לנו אז השפעה כלשהי, ולכן הכנו רשימה סודית של כללים ושמרנו אותה לעצמנו.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.لم يكن لدينا أي تأثير آنذاك، وبالتالي كانت لدينا قائمة سرية من القواعد أبقينا عليها لأنفسنا.
O zamanlar etkilendiğimiz bir şey yoktu, o yüzden gizli tuttuğumuz bir kural listemiz vardı.密かに持っていた 私たちだけのルールがありました そのルールとは 歌を入れない
Peki Titan'ın listemizdeki önemi nedir?Alors Titan a-t-il sa place sur notre liste ?