Liseden 2 yıl erken mezun olmuş ve oyunculuk kariyerine başlamıştır.A absolvit liceul doi ani mai devreme pentru a începe o carieră în actorie.
Jimmy liseden beri hayatının aynı devam ettiğinin farkındadır.Jimmy își dă seama că viața lui a rămas în mare parte aceeași, după ce a absolvit liceul.
1908'de liseden mezun olmadan hemen önce bir sinir krizi geçirdi ve diplomasını alamadı.A suferit o cădere nervoasă în 1908 din cauza căreia nu a reușit să obțină o diplomă de liceu.
16 yaşında liseden mezun oldu.A terminat liceul la 16 ani.
Maroon 5, Kara's Flowers adıyla 1995 yılında, üyeleri henüz lisedeyken kuruldu.Grupul a fost format inițial în 1994 sub numele de Kara's Flowers, în timp ce membrii erau încă la liceu.
Lisedeyken futbol oynamıştır.În liceu a jucat baseball.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile liseden sınıf arkadaşıdır.Ülker este prieten încă din perioada liceului cu Ahmet Davutoğlu, Primul Ministru al Turciei.
1986 yılında liseden mezun oldu.A obținut diploma în 1986.
Monica'nın abisi Ross liseden beri Rachel'a aşıktır ve ona bunu göstermeye çalışır.Ross era îndrăgostit de Rachel de când era în liceu.
Lisede Silivrispor'un altyapısına girdi.In locul lui vine in trupă Lisarius.
İlk işine liseden sonra forklift operatörü olarak başladı.Încă din primul an de facultate a început să lucreze ca manechin.
Liseden atıldım.Am fost dat afară din liceu.
Önümüzdeki nisan ayında lisede olacağım.Voi fi la liceu în următoarea lună aprilie.
Lisedeyken günlük tutardım.Când eram la liceu țineam un jurnal.
Liseden geçen yıl mezun oldum.Am terminat liceul anul trecut.
Lisede 560 öğrenci bulunmaktadır.În cadrul liceului activeaza 560 de elevi.
Mezuniyetine bir yıl kala 1992 yılında liseden ayrılmıştır.1992-ben otthagyta az iskolát, egy évvel az érettségi előtt.
Lisedeyken futbol oynamıştır.Focizott a középiskolában.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.Középiskolás korában sokszor ivott kólát, ezért volt három szívrohama.
Liseden sonra lisans eğitimi için Hanover, New Hampshire'da bulunan Dartmouth College'e gider.Az érettségi után felvételt nyert a Dartmouth College-ba, Hanoverben (New Hampshire).
Vefatına kadar bu lisede öğretmenlik yaptı.Ezen az egyetemen tanított haláláig.
Ailesi lisedeyken boşandı ve daha sonra tekrar evlendiler.Épp végzős volt a gimnáziumban, mikor édesanyja újraházasodott.
Liseden sonra New York'a taşındı.A középiskola elvégzése után költözött New Yorkba.
Bu lise de Balçova'daki 4 liseden biridir.Do Four Egy félénk tanárnő Alfeában.
1809'da bu dalları, Vercelli'deki bir lisede (liceo) öğretmeye başladı.Vuonna 1809 hän aloitti näiden aineiden opettamisen liceossa eli oppikoulutasolla Vercellissä.
1999 yılında liseden mezun olduktan sonra Hollywood'a taşındı.Hän muutti Hollywoodiin valmistuttuaan yliopistosta vuonna 1999.
Lisede aynı sınıfta eğitim almışlardı.He kävivät myös samaa lukiota.
Sonra iyileşip önce beyzbola sonra da lisede de basketbola başlamıştır.Hän pelasikin koripallon ohella baseballia vielä yliopistossa.
Saksofon çalmayı ise Lisedeyken öğrenmiştir.Hän soitti lukiossa saksofonia.
Liseden mezun olduktan sonra, Maryland Üniversitesi'nin psikoloji bölümünü bitirdi.Tästä huolimatta hän suoritti psykologian tutkinnon ja valmistui Marylandin yliopistosta.
Birçok Üniversite, Meslek Yüksek Okulu ve Teknik Lisede eğitimi verilmektedir.Konetekniikkaa opetetaan useissa ammattikorkeakouluissa ja teknillisissä yliopistoissa.
1950'de Vietnam'a geri döndü ve 1952 yılında Hanoi'deki bir liseden mezun oldu.De Montpezat palasi Hanoihin vuonna 1950 ja pääsi vuonna 1952 ylioppilaaksi Hanoin ranskalaisesta lukiosta.
Lisede Amerikan futbolu oynadı ve takım kaptanlığı yaptı.High schoolissa hän pelasi amerikkalaista jalkapalloa ja voitti painissa osavaltion mestaruuden.
Yeniden başlatmanın amacı, Peter Parker'ın lisedeki yeteneklerini geliştirmesine geri döndürmekti.Η ταινία θα ακολουθεί τον Πίτερ Πάρκερ, ο οποίος θα αναπτύσει τις ικανότητές του στο λύκειο.
Liseden mezun olana kadar yaşadığı yer olan Kaliforniya'da annesi tarafından yetiştirildi.Ανατράφηκε από τη μητέρα της στην Καλιφόρνια, όπου έζησε μέχρι την αποφοίτησή της από το λύκειο.
Ailesi lisedeyken boşandı ve daha sonra tekrar evlendiler.Οι γονείς του χώρισαν όταν ο Στάντον ήταν στο γυμνάσιο και αργότερα ξαναπαντρεύτηκαν και οι δυο.
1908'de liseden mezun olmadan hemen önce bir sinir krizi geçirdi ve diplomasını alamadı.Το 1908, υπέστη νευρικό κλονισμό, με αποτέλεσμα να μην κατορθώσει να πάρει το σχολικό απολυτήριο.
Lisede basketbol oynamaya başladı.Άρχισε να παίζει μπάσκετ στο λύκειο του Λόνγκ Άιλαντ.
Liseden sonra Boston'da Berklee Müzik Koleji' ne katıldı.Μετά το γυμνάσιο, άρχισε να παρακολουθεί το Berklee College of Music στη Βοστώνη.
İlk, orta ve lisede yaklaşık olarak 238 000 öğrenci vardır.Det er næsten 238.000 elever i grundskolen, midten og i de videregående uddannelser.
Lisede, Sosyal Bilimlerde okudu ve mezuniyeti 1995 yılında aldı.I gymnasiet studerede han samfundsvidenskabsprogrammet og blev uddannet i 1995.
Yemekte Chip tıpkı lisedeki gibi davranmaya başlar.Suplee begyndte at spille i skolestykker som lille.
1950'de Vietnam'a geri döndü ve 1952 yılında Hanoi'deki bir liseden mezun oldu.I 1950 tog han til Hanoi, hvor han indtil 1952 studerende på et fransk gymnasium.
Lisede aynı sınıfta eğitim almışlardı.De går på det samme gymnasium.
Liseden sonra New York'a taşındı.Senere flyttede højskolen til byen.
Lisedeyken futbol oynamıştır.Han spillede amerikansk fodbold i high school.
Liseden sonra bir yıl Ulusal Cheng Kung Üniversitesi'nde okumuştur.Etter endt High School studerte han ett år ved National Cheng Kung University i Tainan.
Lisede aynı sınıfta eğitim almışlardı.De hadde gått i samme klasse på gymnaset.
Charlie liseden mezun olduktan sonra Bella'nın annesi Renée ile evlendı bir süre sonra da Bella doğdu.Charlie giftet seg med Bella's mor, Renée, like etter at de begge fulførte high school, og de fikk Bella.
Wade lisedeki basketbol kariyerine Oak Lawn'da bulunan Harold L. Richards Lisesinde oynayarak başladı.Wade gikk på Harold L. Richards High School i Oak Lawn, Illinois og spilte for skolens basketball lag.
Lisede Amerikan futbolu oynadı ve takım kaptanlığı yaptı.På high school spilte han også amerikansk fotball og drev med bryting.
Liseden mezun olduktan sonra, yüksek öğrenimi için İngiltere'ye taşındı.Etter å ha fullført videregående reiste han til England.
Harris lisede yıldız bir atletti ve bu sayede 1969'da Columbia Üniversitesi'ne devam etti.Harris var også idrettsutøver på videregående skole og konkurrerte i friidrett ved Columbia University i 1969.
Bazı ortaokul ve lisedeki kız öğrenciler bol çoraplarını okul üniformaları ile beraber giymeyi severler.De fleste sørkoreanske ungdomsskoler og videregående skoler har skoleuniformer.
1967 yılında liseden mezun olunca, Netanyahu İsrail’e döndü ve İsrail Güvenlik Kuvvetlerine yazıldı.Pada tahun 1967, setelah lulus dari sekolah tinggi, Netanyahu kembali ke Israel untuk terdaftar di IDF.
16 yaşında liseden mezun oldu.Dia lulus dari sekolah menengah pada usia 16 tahun.
Paul lisede McDonald's En İyi Liseli Amerikalılar Maçı'na seçildi.Chris Paul dipilih menjadi McDonald's All-American ketika SMA.
Mürsel liseden istifa edip işsiz kalmıştır.Ia diduga sebagai jebolan SMA dan pengangguran.
Liseden mezun olana kadar yaşadığı yer olan Kaliforniya'da annesi tarafından yetiştirildi.Ia dibesarkan oleh ibunya di California dan menetap bersamanya sampai lulus SMA.
İlk, orta ve lisede yaklaşık olarak 238 000 öğrenci vardır.Kira-kira ada hampir 238.000 orang siswa di tingkat dasar hingga atas.