Hangi liseye gittin?Quel lycée as-tu fréquenté ?
Bu lisede kaç tane İspanyolca öğretmeni var?Combien de professeurs d'espagnol y a-t-il dans ce lycée ?
Bu lisede öğrencileri sebep olmaksızın cezalandırırız.On sanctionne les élèves sans raison, dans ce lycée.
Lisenin bir basketbol maçı sırasında, Mike kendini Scarlett'a ifşa eder.Au cours d'un match de basketball au secondaire, Mike se dévoile à Scarlet.
1 Eylül 1925'te lisenin esas binası okula geri verildi.Le 1er septembre 1925, le bâtiment principal du lycée est rendu à l'école.
Jimmy liseden beri hayatının aynı devam ettiğinin farkındadır.Jimmy se rend compte peu à peu que sa vie est restée la même depuis le lycée.
Oyuncu Allentown Merkez Katolik Lisesine (Allentown Central Catholic High School) devam etti.Elle est scolarisée au Allentown Central Catholic High School.
Lisedeyken 5 aylığına İngiltere'ye gitti.Au lycée, elle se rendit cinq mois en Angleterre.
Yahudi gençler liselerde öğrenci nüfusunun %23'ünü, üniversitelerde ise %26'sını oluşturuyordu.Les jeunes juifs représentent 23 % des étudiants des lycées et 26 % des étudiants universitaires.
Lise eğitiminde AFS programı ile bir yıl Amerika Birleşik Devletleri'nde okudu.Lycéenne, elle a passé un an aux États-Unis dans le cadre du programme AFS.
Prunier ve Lisette misafirliğe gelirler.Prunier et Lisette arrivent.
On yedi yıl lise resim ve sanat tarihi öğretmenliği yaptı.Pendant dix-sept années, elle a enseigné la peinture et l’histoire d’art au lycée.
İlk okulda Lower Fields'a ve lisede Tong High School'a gitti.Il a fait ses études à Lower Fields Primary School et à Tong High School.
Lisette yalvararak Magda'ya hizmetkarlık işini geri ister ve Magda bunu kabul eder.Elle supplie alors Magda de bien vouloir la reprendre en tant que bonne, Magda accepte.
Saint-Benoît Lisesi, Bulgar Katolik Kilisesi'nin oluşmasında önemli rol oynamıştır.Le lycée Saint-Benoît joua un rôle primordial dans la formation d'une Église bulgare catholique.
Manfred Curbach, Haziran 1976’da Dortmund Albert-Eistein Lisesi’nden (Albert-Einstein-Gymnasium) mezun oldu.Manfred Curbach a passé le baccalauréat en juin 1976 au lycée Albert-Einstein-Gymnasium à Dortmund.
Lise hayatından sonra Hill 1859 yılında Rutgers Üniversitesi'nden mezun oldu.Après ses études secondaires, Hill fut diplômé de l'université Rutgers en 1859.
2009'da Gladwin Lisesi'nden mezun oldu.Il est diplômé de la Gladwin High School en 2009.
Lise bitiğinde grup dağıldı.À la fin du lycée, le groupe se sépare.
1965 yılında lisede voleybol oynarken Boluspor'a futbolcu olarak transfer oldu.Quand il était étudiant au lycée, il a été transféré à Boluspor comme joueur de football en 1965.
Protaktinyum-231 izotopu ise Otto Hahn ve Lise Meitner tarafından 1917-18 arasında keşfedilmiştir.Le même isotope, 231Pa, fut découvert indépendamment à la même époque par Otto Hahn et Lise Meitner.
Okul öğrencileri, her yıl düzenlenen Liselerarası Müzik Yarışması'na katılmaktadır.Les élèves de l'école participent au Concours de Musique organisé chaque année parmi les lycées.
1967'de San Pedro Lisesi'nden mezun oldu.Elle entre en 1967 au lycée de San Pedro.
Davetliler ayrılınca Prunier gizlice hizmetkar Lisette'i Bullier kaberesine götürmek için geri gelir.Après que les invités sont partis, Prunier revient discrètement pour emmener Lisette, la bonne, au bal.
Shum, 2000 yılında Arroyo Grande Lisesinden mezun olmuştur.Il est diplômé de l'École secondaire Arroyo Grande en 2000.
Liseden mezun olduktan sonra grup, Riley ile çalışmaya başladı.Après le lycée, ils signent avec Riley comme groupe.
Moskova Ticaret Lisesine devam eder.Moscou impose un blocus.
Gakuran (学ラン) Japonya'da ortaokul ve liseye giden erkek öğrencilerin giydiği üniformadır.Gakuran (学ラン?) Uniforme pour les garçons de collège et de lycée au Japon.
Bu iki okulun birleşmesinden bugünkü Saint-Michel Lisesi oluştu.De la fusion de ces deux établissements est né l’actuel lycée Saint-Michel en 1937.
Almanya'da önce dil öğrenimi için bir buçuk yıl yatılı bir lisede eğitim görmüştür.Elle parle parfaitement anglais ayant étudié un an et demi à l'étranger.
Nebraska'nın Omaha kentindeki Millard Lisesi'nden 2002 yılında mezun oldu.Il est diplômé de la Millard South High School à Omaha dans le Nebraska, en 2002.
MH, ülkenin en seçkin liselerinden biridir.Il s'agit d'un des lycées les plus prestigieux du pays.
Yine Şişli Endüstri Meslek Lisesi buradadır.École des hautes études commerciales redirige ici.
Ortaöğrenimini Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nde tamamladıktan sonra tıp tahsili görerek doktor oldu.Environ la moitié étaient dans l’armée ; après l’examen final ils devenaient médecins militaires.
Sunuculuğunu Lise Rønne, Nikolaj Koppel ve Pilou Asbæk üstlendi.Les présentateurs de la soirée furent Lise Rønne, Nikolaj Koppel & Pilou Asbæk.
Kanafani liseyi 1952 yılında tamamlar.Kanafani complète ses études secondaires en 1952.
Tenni Arslanyan, Sunrise, Florida'da liseye giderken Jessicka ile tanıştı.Tenni Arslanyan fait la rencontre de Jessicka à la Piper High School de Sunrise, en Floride.
Mauboy, Darwin'deki Wulagi İlkokulu ve Sanderson Lisesine gitti.Jessica Mauboy a étudié au Wulagi Primary School et Sanderson High School à Darwin.
Lisede beyzbol takımındaydı.Il a fait partie de l'équipe de baseball de son lycée.
Liseyi Robert Kolej'de okudu.Il a étudié au Robert College.
İkisi de lise giriş sınavlarına hazırlanmaktadırlar.Toutes les deux réussissent leur examen d'entrée.
Bezmialem Kız Lisesi’nde yedi yıl Fransızca öğretmenliği yaptı.La guilde imposait un apprentissage de sept ans au moins.
Ailesi lisedeyken boşandı ve daha sonra tekrar evlendiler.Ses parents divorcent quand il est au lycée et tous deux se remarient.
Bazı ortaokul ve lisedeki kız öğrenciler bol çoraplarını okul üniformaları ile beraber giymeyi severler.En Corée, presque tous les lycéens et les collégiens portent l'uniforme de leur école.
Lise yıllarında Almanya'da bir değişim öğrencisi olarak bir yıl geçirdi.Elle a fait un an d'échange universitaire en Allemagne.
Ayetullah Bey, Saint Joseph Lisesi mezunudur.Quatrième jour : saint Joseph, modèle d’incarnation.
1908-1916 yılları arasında kendi mahallesindeki Reáliskola lisesine gitti.De 1908 à 1916, il est élève à la Reáliskola de cette ville.
Liseler için yazılan kitap, 1892'de basıldı.Le stud-book est ouvert en 1892.
İsviçre'de lise eğitimi almıştır.Elle a été scolarisée en Suisse.
Lisette Madga'yı tanıyıp orada olduğunu Prunier'e söyler ama Prunier ona hata yaptığını bildirir.Lisette reconnait Magda, mais Prunier lui dit qu'elle se trompe et que le vin lui fait tourner la tête.
Yemekte Chip tıpkı lisedeki gibi davranmaya başlar.Dans ses années de lycée, Cee Lo travaille au diner comme chef.
Liseyi bitirdikten sonra lisedeki erkek arkadaşı Daniel Hoag ile evlendi.Après le lycée, elle épouse Edward Waters.
Lise eğitimini tamamladıktan sonra Almanya'ya gitti ve Almanca eğitimini tamamladı.Après avoir terminé ses études universitaires, il est allé en Allemagne pour poursuivre sa formation.
Suzuki programına (bir müzik eğitimi programıdır) dahil edildi ve lisede keman çalmaya devam etti.Il a été admis au Suzuki Program, et a continué à jouer du violon jusqu'à ses premières années de lycée.
Ardından Rouen lisesine başlar.Il rejoint ensuite le lycée de Roanne.
Çocukluk yılları yine Illinois'in Glenview şehrinde geçti ve Glenbrook South High School'a (lise) katıldı.Il a grandi à Glenview, Illinois, et est allé à Glenbrook South High School (en).
Memleketi Malatya'da ismi bir caddeye ve bir liseye verilmiştir.La ville de Genève a donné son nom à une rue et à une école.
Ayrıca Endüstri Meslek Lisesi de bulunmaktadır.Il existe en outre une filière professionnelle.
Gaziantep Atatürk Lisesi mezunudur.Al-Khuwārizmī mathématicien perse.
(O zamanlar lise diploması olmadan da üniversiteye gidiliyordu.)(Il vient au lycée sans sac.)