Ana içeriğe geç
Sözlük

lisansüstü ile cümle

lisansüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bununla birlikte, bazı lisansüstü dersleri de İngilizce verilmektedir.Till detta kom privatlektioner i engelska.
Lisansüstü çalışmalarını New York Universitesi Hukuk Okulu'nda sürdürdü.Han fortsatte sedan sina studier vid juristprogrammet på New York University.
Kolejin öğretim üyeleri ve lisansüstü öğrencileri aynı ortak salonu paylaşırlar.När det gäller skolorna skulle eleverna från de olika skolorna dela samma lokal för skolmaten.
Yaklaşık olarak 11.134 kişinin lisans veya lisansüstü diploması vardı.Přibližně 11,134 lidí získalo bakalářské tituly nebo i vyšší diplomy.
Sağlıkta lisansüstü eğitimini gerçekleştirerek ilk organizasyon yönetimini başlattı.Már pályájának kezdetén kezébe vette a kollégium egészségügyének irányítását.
Birmingham Üniversitesi'nde lisansüstü eğitimini tamamlamıştır.A birminghami egyetemen szerzett tanári diplomát.
Bu kolejlerden ikisi ise (Clare Hall ve Darwin) yalnızca lisansüstü öğrenci kabul eder.Clare Hall ja Darwin College ovat vain jatko-opiskelijoille.
17000 lisansüstü öğrenci üniversitede öğrenim görmektedir.Örebron yliopistossa opiskelee noin 17000 opiskelijaa.
Lisansını (BA) 1954'te Reed College'da ve lisansüstünü (MA) University of Washington'da 1961'de yaptı.Hän valmistui Reed College -koulusta vuonna 1954 ja Washingtonin yliopistosta vuonna 1961.
1953'te Erivan Devlet Konsevatuvarı'nı bitirdi ve Moskova Konservatuvarı'nda lisansüstü eğitim aldı.Mägi valmistui Tallinnan valtionkonservatoriosta 1952 ja täydensi opintojaan Moskovan konservatoriossa.
17000 lisansüstü öğrenci üniversitede öğrenim görmektedir.Mere end 70.000 studerende studerer ved universitetet.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Tilgangen til nye elever steg.
Lisansüstü eğitimi için Paris'e gitti ve Sorbonne'da eğitimine devam etti.Di awal kariernya, dia melakukan perjalanan ke Paris pada musim panas dan belajar di La Sorbonne.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Hal ini dapat dilihat dari grafik penerimaan mahasiswa baru yang terus meningkat.
"Lisansüstü Eğitim Birimi çalışanları" (İngilizce).“Öppet hus för gymnasielärare” (bằng tiếng Thụy Điển).
25 yaşında lisansüstü öğrencisi olarak gittiği Londra’da öykü yazmaya başladı.ロンドン大学を卒業後の25歳から、小説を書きはじめる。
1981 - 1984 yılları arası Vilnius Üniversitesi'nde akademik kariyerine ve lisansüstü çalışmalarına devam etti.1981年到1984年在维尔纽斯大学继续他的研究生和学术生涯。
Öğrencilerin %30'u tıp bölümlerindeydi; %20'lik bir bölümü lisansüstü tıp çalışmaları oluşturuyordu.在当时,30%的学生来自于医学专业,20%的学生参与了研究生医学研究。
Sonra orada lisansüstü çalışmalarına devam etti.הוא המשיך לסייע שם לפעילות חמיו.
Lisansüstü programı Faaliyet tekstil tasarım program.שלב תכנון מערך השירות - ITIL Service Design.
Lisansüstü Dereceleri Birçok üniversite Mühendislik Yönetimi yüksek lisans programları sunmaktadır.Множество програми включват и курсове по общо инженерство.
1966'da ODTÜ'de çalışmaya başladı ve burada yöneylem araştırması lisansüstü programını başlattı.Тяхното изследване започва през 1966 г., като за тази цел тук е създаден малък изследователски лагер.
Lisansüstü çalışmalarını Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yaptı.Studirao je strojarstvo na Tehničkom sveučilištu Yıldızu.
Yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların belirlenmesinde de belirleyici durumdadır.Nezanedbateľným faktorom pri ich presadení do tlače bol aj záujem v zahraničí.
Lisansüstü çalışma için ABD’ye gitti, 2004'te Harvard'dan doktorasını aldı.Po diplomi v domovini je odšla študirat na Univerzo Harvard v ZDA, kjer je doktorirala leta 2004.
Lisansüstü çalışmalarını New York Universitesi Hukuk Okulu'nda sürdürdü.Sam se je odločil za vpis na New York University School of Law.
2000-2003 yılları arasında lisansüstü eğitimini gördü.Aastatel 2000 kuni 2003 õppis ta kindlustusagendiks.
Erişim tarihi: 20 Haziran 2018. ^ "ALES: Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı".Või äkki ikka on?, Postimees, 14. juuni 2018 "Põhikooli ja gümnaasiumi õpilaste tunnustamise kord".
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,5 años en el postgrado, en unos cuantos años, y estoy en Northwestern, y luego me mudé a Harvard, ahí estoy.
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,5 лет аспирантуры. Для Северо-Западного университета это немного.
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,5 שנים בבית-ספר לבוגרים, כמה שנים הייתי במכון Northwestern,
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,Cinq ans à l'école supérieure, quelques années, vous voyez, je suis du nord-ouest,
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,După câţiva ani, ajung la Northwestern.
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,노스웨스턴 대학에 몇년 있다가
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,Lima tahun di sekolah pascasarjana, waktu yang cukup singkat, saya di daerah Barat Laut,
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,Pięć lat studiów doktoranckich, kilka dobrych lat. Pochodzę z północnego-zachodu.
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,Viisi vuotta tohtoriopinnoissa, muutama vuosi Northwestern Universityssa, ja Harvardissa.
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,П"ять років в магістратурі, декілька років в Північно-Західному університеті, потім я перейшла в Гарвард.
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,وخلال أعوام قليلة، أنا في جامعة "نورثويسترن"
5 yıl Lisansüstü eğitim, birkaç yıllığına, biliyorsunuz Northwestern'deydim,それからハーバードに行きました
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.A tento doktorand byl bláznivě zamilován do jiné doktorandky, a ta jej nemilovala.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.En deze promovendus was hopeloos verliefd op een andere promovendus, en zij was niet verliefd op hem.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Et cet étudiant était follement amoureux d'une autre étudiante mais elle ne l'aimait pas.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Ez a végzős diák pedig őrülten szerelmes volt egy másik végzősbe, a lány pedig nem volt szerelmes őbelé.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.In ta študent je bil noro zaljubljen v drugo študentko, ampak ona ni bila zaljubljena vanj.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.이 대학원생은 다른 대학원생과 미친듯이 사랑에 빠져 있었습니다. 하지만 그녀는 그를 사랑하지 않았습니다.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Och den här doktoranden var vansinnigt förälskad i en annan doktorand, och hon var inte kär i honom,
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Pewien student był śmiertelnie zakochany w koleżance, bez wzajemności.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Şi acest absolvent era îndrăgostit nebuneşte de o absolventă, dar ea nu îl iubea.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Tento doktorand bol bláznivo zaľúbený do inej vysokoškolskej doktorandtky. Ona do neho zaľúbená nebola.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Und dieser Student war schrecklich verliebt in eine andere Studentin, aber sie nicht mit ihn.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Y este estudiante estaba locamente enamorada de otra estudiante, pero ella no estaba enamorada de él.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Και ο φοιτητής αυτός ήταν τρελά ερωτευμένος με μια άλλη φοιτήτρια, και αυτή δεν ήταν ερωτευμένη με αυτόν.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.И този студент-докторант бил людо влюбен в негова колежка, но тя не била влюбена в него.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.И этот аспирант был безумно влюблён в одну аспирантку, но она не была влюблена в него.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.І цей аспірант був до нестями закоханий в іншу аспірантку, котра його не кохала.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.ותלמיד השנה האחרונה הזה היה מאוהב בטירוף בתלמידה אחרת מאותה שנה, והיא לא היתה מאוהבת בו.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.وذلك الطالب كان في علاقة حب شديدة مع طالبة دراسات عليا آخرى، ولم تكن هي تحبه.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.しかし女性のほうは彼に気はありませんでした ある時2人は北京で行われた学会に参加していました
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.呢位研究生瘋狂地愛上咗另一個研究生 但係佢(女)並唔愛佢(男)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod