Ana içeriğe geç
Sözlük

limuzin ile cümle

limuzin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Siyah bir limuzin bir lastik gıcırtısıyla köşeyi döndü.A black limo rounded the corner with a squeal of tires.
Hummer limuzinleri göze çarpan tüketimin nihai sembolüdür.Hummer limousines are the ultimate symbol of conspicuous consumption.
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.There was a limousine waiting for Tom outside the hotel.
Tom'un sürücüsü limuzinin kapısını Mary için açtı.Tom's chauffeur opened the limousine's door for Mary.
Onların işi limuzin kullanmaktır.Their job is to drive the limousines.
O bir limuzin şoförü.He's a limousine driver.
Tom limuzinden indi.Tom got out of the limo.
Tom bir limuzin sürücüsü.Tom is a limo driver.
Onların üçü limuzine bindi.All three of them got in the limo.
Tom balo için bir limuzin kiraladı.Tom rented a limo for the prom.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.Tom wanted to work as a limousine driver.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak part-time çalışıyor.Tom works part-time as a limousine driver.
Tom Mary için limuzinin kapısını açık tuttu.Tom held open the limo door for Mary.
Sürücü Tom için limuzin kapıyı açtı.The chauffeur opened the limo door for Tom.
Arkadaşımın balo için bir streç limuzine binmesi gerekiyor.My friend got to ride a stretch limousine to prom!
Tom bir limuzin şoförüdür.Tom is a limousine driver.
İki limuzin vardır.There are at least two limousines.
Eski All-Star Jayson Williams, 14 Şubat 2002 tarihinde bir limuzin şoförünü öldürmekle suçlandı.Former All-Star Jayson Williams was charged with the murder of his limousine driver on February 14.
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.On the May 12 episode of Raw, a mystery assailant attempted to run over Goldberg with a limousine.
Wyatt, Orton'ın limuzinini çalarak arenaya doğru yol almaya başladı.Wyatt then stole Orton's limousine and drove to the arena.
Raporunda yazdığın ve gece bayan Sieland'ı eve bırakan limuzinin sahibi araştırıldı.To your question about the limo that brought Frau Sieland home the other night...
Ve limuzin boşaldı.And the limousine empties out.
Doğrusu hatırladığım ilk şey bir limuzin.The first thing I remember is in fact a limousine.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.He got good contacts at once, and it was someone who fixed a limousine to us.
Limuzin şoförünün onu Drake ve Josh'ı bulduğu depoya götürmesini ister.She has her limousine driver take her to the warehouse, where she finds Drake and Josh.
Bruno Schmidt (d. 1968, Belçika), eski şeftir. Şuan kendi limuzin şirketini yönetmektedir.Bruno Schmidt (born 1968 in Belgium) is a former head chef.
İki limuzin vardır.Es gab zwei Limousinenausführungen.
Nissan Prince Royal, Nissan tarafından İmparatorluk Sarayı için üretilen bir limuzin modelidir.Der Nissan Prince Royal war eine speziell für das japanische Kaiserhaus von Nissan angefertigtes Automobil.
Ayrıca modelleri taksi ve limuzin olarak da kullanılır.Beide gab es als Kombi und als Limousine.
Düğünleri için bir limuzin kiraladılar.Pour leur mariage, ils avaient loué une limousine.
Ayrıca modelleri taksi ve limuzin olarak da kullanılır.Des taxis et limousines sont aussi disponibles.
Wyatt, Orton'ın limuzinini çalarak arenaya doğru yol almaya başladı.Le mur de Grammont donne réellement le départ de la course.
Limuzin şoförüyüz.Somos conductores de limusina.
Buna kızan Strowman, limuzini devirdi.Un Strowman enojado procedió a voltear la limusina.
Limuzin bir çeşit motorlu araçtır.La sua forma veicolo è una moto.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Вито просят сесть в машину к Лео, а Джо садится в другую.
Gerçek bir limuzin filmdeki araçlardan birine dönüştürüldü.В одном из вагонов была смонтирована кинопередвижка.
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.في عرض الراو بتاريخ 12 مايو حاول شخص مجهول أن يصدم Goldberg بسيارة لميوزين .
Gaga, bir süre sonra erkek dansçıların yardımıyla limuzininden indirilip tekerlerkli sandalyeye oturtulur.بعد ذلك تظهر ليدي غاغا يخرجها راقصوها الرجال من سيارة ليموزين ليحملوها إلى كرسي ذو عجلات.
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.Em 12 de maio na Raw, um homem miterioso tenta atropelar Goldberg com uma limousine.
Buna kızan Strowman, limuzini devirdi.Strowman, revoltado, começou a virar a limusine.
Kim "Pad Man" ile bir limuzinde buluşur.Mr. Kim praat in de limousine met Pad Man.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.In de laatste cutscene zitten Joe en Vito elk in een andere auto, waarbij die van Joe een andere weg volgt.
Limuzin bir çeşit motorlu araçtır.Limousin är en typ av lång lyxbil.
Kim "Pad Man" ile bir limuzinde buluşur.Ratt till personbil i en T-Ford.
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack som Jackson Curtis, en science fiction-författare som extraknäcker som limousinförare.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Віто просять сісти в машину до Лео, а Джо сідає в іншу.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Vito nastoupí k němu do auta, Joe nastoupí do druhého.
Başta her şey yolunda giderken birdenbire Joe'nun limuzininin yönü başka tarafa gitmeye başlar.Chvíli jedou oba automobily pospolu, ale později se auto, v němž jede Joe, oddělí.
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack este Jackson Curtis, un scriitor care trebuie să lucreze ca șofer de limuzină.
Fransız televizyon programı Taratata'da Gaga limuzininin camından sarkarken görüldü.A Taratata című francia televíziós műsor helyszínére Gaga limuzinjának ablakából kihajolva jelent meg.
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack som Jackson Curtis, en science-fictionforfatter, som til daglig arbejder som limousine-chauffør.
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack sebagai Curtis Jackson, penulis buku fiksi ilmiah yang bekerja sampingan sebagai sopir limousine.
Gaga, bir süre sonra erkek dansçıların yardımıyla limuzininden indirilip tekerlerkli sandalyeye oturtulur.次にガガは男性のダンサーによって車椅子にひかれ、リムジンから登場する。
Ayrıca modelleri taksi ve limuzin olarak da kullanılır.タクシーもリムジン送迎となっている。
Limuzin bir çeşit motorlu araçtır.אופנוע חשמלי הוא סוג של רכב חשמלי.
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.ב-12 במאי, מישהו ניסה לדרוס את גולדברג.
İki limuzin vardır.להאומיה שני ירחים.
Ayrıca modelleri taksi ve limuzin olarak da kullanılır.בנוסף, יוצר הדגם גם בגרסאות לימוזינה וקבריולט.
Kim "Pad Man" ile bir limuzinde buluşur.Ali čaká na auto v obývačke s Prcom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod