Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Kaffa bilinen ve önemli ticaret limanlarından ve köle pazarlarından biriydi.Caffa was one of the best known and significant trading ports and slave markets.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portuguese forces seized islands and ports in the 16th and 17th centuries.
Koçi, Hindistan'ın en önemli limanlarından biridir.Paradip is one of the Major Ports of India.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.He also took control of the ports on the Gulf of Corinth.
Havana koyu, dünyanın en güvenli limanlarından biridir.The port of Ningbo is one of the world's busiest ports.
CFOA demiryollarıyla beraber bazı limanların da sahibiydi.The CFOA operated ports along with railways.
İspanya limanlarındaki İngiliz gemilerine alıkoyuldu.English ships in Spanish harbours are impounded.
Ege Denizi'nin bilinen en eski limanlarından biridir.It is therefore one of the oldest known sea turtles.
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı.They rush as fast as they can to get to their port.
Türkiye limanlarını Kıbrıs Rum gemilerine açmamakta direniyor. [AFP]Turkey balks at opening its ports to Cypriot ships. [AFP]
Yatırımcılar, Karadağ'ın limanlarının uzun vadeli büyüme potansiyeline göz diktiler. [AFP]Investors are eyeing the long-term growth potential of Montenegro's ports. [AFP]
İskit, Türkiye'nin limanlarını Kıbrıslı Rumlara açarak ilk adımı atması gerektiğini söyledi.Turkey, he said, should start by opening its ports to Greek Cypriots.
Tüm giriş limanlarına ve Olimpiyat tesislerine yaklaşık 1.400 güvenlik kamerası yerleştirilecek.About 1,400 security cameras will be installed at all ports of entry and every Olympic site.
AB; Türkiye’nin limanlarını ve havaalanlarını blok üyesi Kıbrıs’a açmasını istiyor.The EU wants Turkey to open its ports and airports to Cyprus, a member of the bloc.
Karadağ'ın limanlarından biri olan Bar limanı, denizcilik faaliyetlerinin yüzde 95'ini yürütüyor.Montenegro has a number of ports, one of which -- Bar -- handles 95 per cent of maritime activities.
Hükümet Vlora, Saranda ve Shengjin limanlarını modernize etme amaçlı devlet yatırımı da yaptı.The government also has invested state funds to modernise the ports of Vlora, Saranda and Shengjin.
Aynı zamanda pek çok Arap küçük Müslüman topluluklara yol açarak Hint limanlarına yerleşti.Around the same time many Arabs settled at Indian ports, giving rise to small Muslim communities.
Gürcistan'daki limanların listesiList of ports in Georgia (country)
Gürcistan'daki limanların listesi (ülke)List of ports in Georgia (country)
Polonya, Litvanya'daki limanların kullanımını kazanacak.Poland will gain usage of ports in Lithuania.
Üç JG 54 filosu Calais yakınlarındaki hava limanlarına transfer edildi.The three JG 54 squadrons were transferred to airfields near Calais.
Grip Sicilya'ya Palermo'nun limanlarından girdiInfluenza entered Sicily through Palermo's ports
Ancak, dürüst olmayan tüccarlar limanlarına gelen ziyaretçilere hasta kuş satmaya devam ettiler.However, dishonest traders continued to sell sick birds to visitors to its seaports.
4 numaralı tebliğ tüm havaalanları ve limanların kapatıldığını duyurdu.[1]Communique # 4 announced the closure of all airports and harbours.[1]
Limanda kalan U-botlar, yeni inşa edilen hava limanlarından USAAF hava saldırılarına maruz kaldı.U-boats remaining in port were subjected to USAAF air raids from newly constructed airfields.
Kaffa bilinen ve önemli ticaret limanlarından ve köle pazarlarından biriydi.Caffa war einer der bekanntesten und bedeutendsten Handelshäfen und Sklavenmärkte.
Havana koyu, dünyanın en güvenli limanlarından biridir.Die Bucht von Havanna ist einer der sichersten Häfen der Welt.
Valparaíso limanı Güney Amerika'nın en önemli limanlarından sayılır.Valparaísos Hafen zählt zu den wichtigsten Häfen Südamerikas.
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.Der Hafen ist einer der bedeutendsten des Landes.
İspanya limanlarındaki İngiliz gemilerine alıkoyuldu.Die englischen Schiffe lagen blockiert in den Häfen.
O zamanlarda bile, limanların bazılarına buz kırıcı kılavuzlar olmadan girilemez.Aber auch im Süden sind die Häfen nicht ganzjährig ohne Hilfe von Eisbrechern nutzbar.
Bu nedenle yüzyıllarca Bristol İngiltere'nin en büyük limanlarından biri olmuştur.Zu dieser Zeit war Ambon einer der bedeutendsten Häfen der Bretagne.
Liman, Hudson Nehri'nin ağzında yer almakta olup dünyanın en büyük doğal limanlarından biridir.Manly liegt am Eingang zum Port Jackson, einem der größten Naturhäfen der Welt.
Sakai Ortaçağ'dan bu yana Japonya'nın en büyük ve önemli limanlarından biri olmuştur.Der Hafen von Kōbe zählte zu den größten und wichtigsten Japans.
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.Le port est un des plus importants du pays.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması, 1803'te Trablus limanlarını başarılı bir şekilde kapattı.En 1803, la Navy met en place avec succès un blocus des ports de la régence de Tripoli.
Kaffa bilinen ve önemli ticaret limanlarından ve köle pazarlarından biriydi.Caffa était un des marchés d'esclaves les plus importants et les plus connus.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.También tomó el control de los puertos en el Golfo de Corinto.
1840’tan itibaren ise yeniden Afrikalı köle ticaretinin önemli limanlarından olmuş, tekrar büyümüştür.A partire dal 1840, la città ridiventa un grande porto coloniale e commercia di nuovo con l'Africa.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Egli prese inoltre controllo dei porti sul golfo di Corinto.
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.Il suo porto è uno dei più importanti del paese.
Bu nedenle yüzyıllarca Bristol İngiltere'nin en büyük limanlarından biri olmuştur.Storicamente il porto di Bristol è stato uno dei più importanti della Gran Bretagna.
Limanların varlığı ve IPC kullanımı belki Mach ve geleneksel çekirdekler arasındaki en temel farktır.Существование портов и использование IPC определяет большинство различий между Mach и традиционными ядрами.
Aralık 1912'de Varna'yı ve Bulgaristan'ın diğer limanlarını bombaladı.В октябре 1912 обстрелял болгарский порт Варна.
2280 - Numenor'lular Umbar Limanlarında büyük bir istihkam inşa eder.2280 — Умбар превращается в сильную провинцию Нуменора.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Также были заняты порты в Коринфском заливе.
Aynı asırda Amerikan limanlarına 240.000 Avrupalı ayak bastı.في القرن السادس عشر دخل حوالي 240.000 من الأوروبيين الموانئ الأمريكية.
Bu limanlardan da, Güney Avrupa limanlarına deniz yolu ile ulaşıyordu.وانتقلت من أوروبا إلى موانئ الشرق الأوسط بنفس الطريقة.
Bulgar limanlarının ablukaya alınacağı Osmanlı Devleti tarafından ilan edildi.و أعلنت الدولة العثمانية محاصرة ميناء البلغار.
Kaffa bilinen ve önemli ticaret limanlarından ve köle pazarlarından biriydi.Caffa foi um dos portos comerciais e mercados de escravos mais conhecidos e significativos.
Deniz seviyesine yakın bir konumda bulunan şehir, bölgenin en önemli limanlarından bir tanesine sahiptir.Por se situar em um morro próximo ao mar, possui uma das vistas mais privilegiadas da cidade.
Başkenti dünyanın en büyük doğal limanlarından birine sahip olan Vathy'dir.Ela possui um dos maiores portos naturais do mundo.
Sakai Ortaçağ'dan bu yana Japonya'nın en büyük ve önemli limanlarından biri olmuştur.Sakai was een van de grootste en belangrijkste zeehavens van Japan sinds de Middeleeuwen.
Shenzhen limanı dünyanın en işlek limanlarındandır.De haven van Shenzhen is de derde in grootte van de wereld.
Tokyo, Osaka, Kobe, Yokohama, Chiba ve Hakata ile birlikte Japonya'nın başlıca limanlarındandır.De havens van Tokio, Chiba, Kawasaki, Yokohama en Yokosuka bevinden zich allen in de Baai van Tokio.
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.Miasto zbudowane zostało nad jednym z największych naturalnych portów na świecie.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması, 1803'te Trablus limanlarını başarılı bir şekilde kapattı.W roku 1803 US Navy założyła blokadę portów Trypolisu.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Han fick snart kontroll över hamnarna vid Korintiska viken.