Ana içeriğe geç
Sözlük

limanları ile cümle

limanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sebeple Songhay İmparatorluğu limanlarına sık sık uğruyorlardı.コンタスティア港 シンドバッドがよく訪れていた港。
Ancak sonradan fark edildi ki, Almanlar limanlarına güçlü savunma mevzileri kurmuşlardı.しかしながら、少し前にプロイセンが手強い防御施設を北ドイツの主要港の周囲に設置していたことが分かった。
Karasu Limanının Karadeniz limanlarına eklemlenme potansiyeli bulunmaktadır.その他、久里浜港・館山港に寄港する場合もある。
Murmansk ve Severomorsk limanları körfezin doğu tarafında yer almaktadırlar.ムルマンスク港とセヴェロモルスク港が東岸にある。
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.其港口乃世界最大港口之一。
Bu limanlardan da, Güney Avrupa limanlarına deniz yolu ile ulaşıyordu.他们也不能再通过北海海岸的港口到达欧洲大陆。
Sakai Ortaçağ'dan bu yana Japonya'nın en büyük ve önemli limanlarından biri olmuştur.중세 시대 이래로 일본의 가장 크고 중요한 항구 중 하나였다.
Avrupa Birliği'nin limanlarında bunu önlemek için görevlendirilmiş memurlar vardır.미국 근해에서 함대 전군의 지휘를 받는 경우도 있다.
Sakai Ortaçağ'dan bu yana Japonya'nın en büyük ve önemli limanlarından biri olmuştur.סאקאי היא אחת מערי הנמל הגדולות והחשובות ביפן מימי הביניים.
Murmansk ve Severomorsk limanları körfezin doğu tarafında yer almaktadırlar.ערי הנמל מורמנסק וסוורומורסק שוכנות בחופיו המזרחיים של המפרץ.
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.Исторически градът се развива благодарение на едно от най-добрите естествени пристанища.
Limanları: Yok (kıyıdan uzakta demir atılabilir).На острова няма пристанища и местата за закотвяне са далеч от брега.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portugalske snage zauzele su njegove otoke i luke u 16. i 17. stoljeću.
Bir yıl Portekizliler Arabistan limanlarına hücum ederek 17 Memluk gemisini yağmaladılar ve gemileri yaktılar.Portugalci po dva dni ostrelovali prístav a zapálili 15 arabských lodí.
Limanları: Yok (kıyıdan uzakta demir atılabilir).Na ostrove niesu prístavy, musí sa kotviť ďalej od pobrežia.
İspanya limanlarındaki İngiliz gemilerine alıkoyuldu.Dovoz do krajiny dovolil iba na anglických lodiach.
Karadeniz limanlarında toplam 350 bin ton taşıma kapasiteli ticaret gemileri hareketsiz kalmıştır.Zostávajúcich 740 ton paliva pre naftový pohon tankeru sa do mora nedostalo.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portugalska vojska je zasedla njegove otoke in pristanišča v 16. in 17. st.
19. yüzyılın yarısında Newport Quay limanı İngiltere'nin önemli limanlarından biri idi.V 14. stoletju je bil Limerick pomembno pristanišče angleške krone.
Yol boyunca donanmanın uğradığı limanları resmetti.Kelionės metu tapė laivyno karininkų portretus.
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.New York asub maailma ühe suurima loodusliku sadama ääres.
Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır.Kabotaaž ehk rannalaevandus on oma riigi sadamate vaheline kaubanduslik meresõit.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Tema esivanemad toodi saarele 16. ja 17. sajandil piraadilaevadel.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Aeroportos em todo o mundo estão situados junto da costa.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Aeropuertos por todo el mundo se sitúan en la costa.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Bandara di seluruh dunia terletak di dekat pantai.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Có nhiều sân bay trên thế giới nằm ở ven biển,
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Flughäfen rund um die Welt liegen an der Küste.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.În lume, multe aeroporturi se află pe coastă.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.세계의 공항등은 해변에 많이 자리합니다.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Les aéroports du monde entier sont situés sur la côte.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Letiská na celom svete sa nachádzajú na pobreží.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Lotniska zwykle buduje się na wybrzeżach.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Luchthavens in de wereld bevinden zich aan de kust.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Molti aeroporti in tutto il mondo sono lungo la costa.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Τα αεροδρόμια ανά τον κόσμο βρίσκονται στις ακτές.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Аеропорти по всьому світу розташовані на узбережжі.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Аэропорты по всему миру расположены на побережье.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.Навсякъде по света летищата се намират на брегове.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.שדות תעופה סביב לעולם נמצאים על החוף.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.كثير من المطارات في العالم مبنية بالقرب من الشواطئ.
Dünyadaki hava limanları deniz kıyısında yer almaktadır.当然ですよね
Hava limanlarıAéroports
Hava limanlarıAeropuertos
Hava limanlarıFlughäfen
Hava limanlarıFlygplatser
Hava limanlarıLentokentät
Hava limanlarıLetališča
Hava limanlarıLetiště
Hava limanlarıLuchthavens
Hava limanlarıPriemysel
Hava limanlarıPrzemysł studni (
limanlarımızın %25'ini kaplıyordu ve limandaki suyu bir kaç gün içinde süzebiliyorlardı.1/4을 덮고 있고, 항구에 있는 물을 몇 일 만에 정화할 수 있는 능력을 가지고 있습니다.
limanlarımızın %25'ini kaplıyordu ve limandaki suyu bir kaç gün içinde süzebiliyorlardı.בערך רבע מהנמל והיו מסוגלות לסנן את המים בנמל תוך ימים בודדים.
limanlarımızın %25'ini kaplıyordu ve limandaki suyu bir kaç gün içinde süzebiliyorlardı.حوالي ربع مرفأنا وكانت قادرة على تصفية الماء في الميناء في غضون أيام.
limanlarımızın %25'ini kaplıyordu ve limandaki suyu bir kaç gün içinde süzebiliyorlardı.湾内の水を数日でろ過することができました。 牡蠣は私達の文化、経済において重要な存在でした。
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı.Alle eilen so schnell wie möglich in den Hafen.
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı.Chcą jak najszyciej dotrzeć do portu.
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı.Ellos corren tan rápido como es posible para llegar al puerto.
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı. Fakat genelde orada beklerlerdi.Apressam-se o mais que podem para chegar às docas, mas, muitas vezes, ficam lá à espera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod