Handley Page Limited, Birleşik Krallık merkezli eski bir uçak üreticisiydi.La Handley Page Limited era una azienda aeronautica inglese.
Plone projesi 1999'da Alexander Limi, Alan Runyan ve Vidar Andersen tarafından başlatılmıştır.Il progetto è nato nel 1999 grazie a Alan Runyan, Alexander Limi, e Vidar Andersen.
Limana en yakın hava alanı 50 km uzaklıktaki Adana’dadır.L'aeroporto più vicino è quello di Adana a 42 km di distanza.
Bu dönemde sonra Oostende önemli bir liman haline geçti.Dopo quest'epoca Ostenda si tramutò in un porto di una certa importanza.
Balık endüstrisi ve modern bir balıkçı filosu ile önemli bir limanı vardır.Non a caso, ha un importante porto con una moderna flotta peschereccia.
1840’tan itibaren ise yeniden Afrikalı köle ticaretinin önemli limanlarından olmuş, tekrar büyümüştür.A partire dal 1840, la città ridiventa un grande porto coloniale e commercia di nuovo con l'Africa.
Barbados'un The Deep Water Harbour adlı uluslararası limanı da burada bulunmaktadır.St. Michael è anche la sede del porto internazionale di Barbados - il Deep Water Harbour.
Ülkenin ithalat ve ihracatını gerçekleştirdiği tek büyük limanı ise Lomé'de bulunmaktadır.Il porto e l'aeroporto principali del paese si trovano a Lomé.
Heidi Klum ve Adriana Lima bu sütyenlerden üç tane giymiştir.Heidi Klum e Adriana Lima hanno indossato il Fantasy Bra in tre diversi anni.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.La baixa è collocata vicino al porto ed è caratterizzata da vie strette e vecchi edifici coloniali.
Limitini aldığımızda N sonsuza yönelir, azami hızlanma 1/F ’e yönelir.Al limite, al tendere di N all'infinito, l'accelerazione tende a 1/(1-F).
İlin merkezi Peru'nun başkenti Lima'dır.Lima è la capitale del Perù.
Bu yüzyılın sonlarında çağdaş bir liman kurulana kadar nüfus artmadı.La popolazione non crebbe di molto finché non fu costruito il porto moderno alla fine del XVIII secolo.
Bu yüzden denize açılacakları bir limana ihtiyaçları vardı.Era necessario attraccare in un porto.
17 Aralık - Túpac Amaru Devrimci Hareketi Lima'daki Japon Büyükelçiliği'nde 72 kişiyi rehin aldı.Il movimento rivoluzionario Tupac Amaru prende 72 ostaggi presso l'ambasciata giapponese a Lima.
Bu göç noktalarının en önemlilerinden birisi de Samsun limanıydı.Il più vitale di questi era il porto di Tunisi.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Egli prese inoltre controllo dei porti sul golfo di Corinto.
Bu tezi 1935 yılında, Ludovico Limentani ile ele alır.Ricerca di una definizione” che Wolff discute nel 1935 con Ludovico Limentani.
Romalılar ve Bizanslılar döneminde Pelusium önemli bir liman şehri olmuştur.Durante le epoche romana e poi bizantina fu una importante città dell'Hauran.
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.Il suo porto è uno dei più importanti del paese.
Kara liman yunusu (Phocoena spinipinnis), Güney Amerika'ya kıyılarına endemik bir musurgil türü.La focena spinipinne (Phocoena spinipinnis) è una specie di focena endemica delle coste del Sudamerica.
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.I maggiori porti della baia sono quelli di Ōsaka, Kōbe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki e Hannan.
Rotterdam Limanı Avrupa’da en geniş liman'dır.Il porto di Rotterdam è il più grande porto in Europa.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.Il porto di Dalvík è importante per l'import e l'export del pescato.
Trieste gerçek ki merkezi Avrupa'nın büyük limanıydı.Anversa fu il più importante porto dell'Europa occidentale.
Marie, devlet adamı Hippolyte Carnot'un oğluydu ve Haute-Vienne Limoges'de dünyaya geldi.Marie François Sadi Carnot era figlio del politico Hippolyte Carnot e nacque a Limoges, Haute-Vienne.
Alianza Lima, Peru'nun başkenti Lima şehrinin bir futbol kulübüdür.Il Club Alianza Lima è una società calcistica peruviana con sede nella capitale Lima.
Ama günümüze bir liman kalıntısı kalabilmiştir.È attualmente in costruzione un nuovo porto.
Aynı yıl Lima'da öğretmen olmuştur ve bilimsel çeviriler yapmıştır.Nel 1939 diventò insegnante a Lima e si occupò anche di traduzioni scientifiche.
4 Temmuz'da Yavuz Tuapse limanını bombalayarak bir buharlı gemi ve bir motorlu uskuna batırdı.Il 4 luglio la Yavuz cannoneggiò il porto di Tuapse, dove affondò un vapore e uno schooner.
Bu havaalanı New York ve New Jersey Liman İdaresi tarafından işletilmektedir.È gestito dalla Bombardier Transportation per conto della Port Authority of New York and New Jersey.
Hiçbir limana bulunmamaktadır.Non esiste un porto...
Gerçek balina liman yunusunun hatta hiç sırt yüzgeci yoktur.A valle di Forno il corso del torrente non presenta affluenti di particolare rilievo.
Kenkyusha's New Japanese-English Dictionary, Kenkyusha Limited, Tokyo 1991, ISBN 4-7674-2015-6 Resmî site"Torii" è il cognome. ^ Kenkyusha's New Japanese-English Dictionary, Kenkyusha Limited, ISBN 4-7674-2015-6.
Şehir bir limana sahiptir.La città dispone di un porto commerciale.
Over The Limit'te Sin Cara Chavo Guerrero'yu yendi.Nel suo debutto in PPV, a Over The Limit, sconfigge Chavo Guerrero.
Ayrıca çok sayıda mandalina ve limon ağacıda bulunmaktadır.Costruì inoltre alcuni liuti e mandolini.
Önemli bir limandır.È un porto franco.
Liman trafiğinde akaryakıt, özellikle petrol trafiği büyük yer tutar.Primo fra tutti, il trasporto, specie se ci riferiamo all'ambiente marino.
Liman şehridir ve liman açık denize baktığı için fırtınalara açıktır.La città sorge sul mare e questo la rende visibile dal porto.
Francisco Govinho Lima, (d.17 Nisan 1971, Manaus) Brezilya 'lı futbolcudur.Francisco Govinho Lima (Manaus, 17 aprile 1971) è un calciatore brasiliano, allenatore dell'Uggiano Calcio.
Tüplerdeki gerilim belirli bir limite ulaşırsa, lastik gibi bükülür ve Güneş'in yüzeyinde patlar.Se lo stress su questi tubi supera un certo limite, rimbalzano come elastici e "forano" la superficie solare.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Il porto di Cartagena, infine, è il 4° porto di Spagna per traffico di merci.
Vancouver Limanı dünya ölçülerinde önemli büyüklüktedir.Il lupo di Vancouver è di medie dimensioni.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.I maggiori centri bancari e finanziari cominciarono a sorgere nella zona del porto.
Portakal yağı - limon yağı gibi aroma olarak kullanılır.Odore pungente simile all'olio di arancia.
Bu liman güvenli.)È sede di tribunale.)
Şing Mun Nehri Tai Wai bölgesinden başlar ve Şa Tin kasabasın merkezinden geçerek Tolo Limanı'na akar.Lo Shing Mun scorre dall'area di Tai Wai, attraversa il centro della città di Sha Tin, fino a Porto Tolo.
TOV limit beyaz cüce yıldızlarını andıran Chandrasekhar limitine benzemektedir.È analogo al limite di Chandrasekhar per le nane bianche.
Denizaltı 15 Ağustos sabahı limana girmiştir.Lo squadrone giunse nel porto il 5 ottobre.
Lunenburg, Lunenburg İlçesi, Nova Scotia, Kanada'daki bir liman kentidir.La contea di Lunenburg è una contea della Nuova Scozia in Canada.
Big Show, Limit'in Üzerinde diskalifiye etme yoluyla Jack Swagger'ı mağlup etti.A Over the Limit, Big Show sconfisse Jack Swagger per squalifica.
Halen Lima yakınlarındaki Callao deniz üssünde tutulmaktadır.Attualmente si trova incarcerato nella base navale di Callao, vicino alla capitale peruviana Lima.
Limuzin bir çeşit motorlu araçtır.La sua forma veicolo è una moto.
Limp Bizkit Results May Vary albümünden Get Ready feat.La versione dei Limp Bizkit fu il singolo di lancio dell'album Results May Vary, insieme a Eat You Alive.
Ülkenin en önemli limanı Toamasina'dır.Il capoluogo, Toamasina, è il più importante porto del paese.
Bazı birlikler limana çıkartıldı.Parte dell'equipaggio fu sbarcato.
Şehir yüzyıllar boyunca önemli bir İngiliz millî donanma limanı olmuştur.È stata un importante porto navale per secoli.
Bununla beraber Liman savunmasını arkadan vuran Japon kara güçlerince basıldılar.Comunque furono prese di sorpresa dalle truppe di terra giapponesi che aggirarono le difese del porto.
Eren Zeynel Limoncu (d.Allestire un chiosco delle limonate 97.)