liken ile cümle

liken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kuzey Amerika ren geyiği kışın neredeyse sadece liken yer.Caribou eat almost only lichen during the winter.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Mosses and lichens now cover much of the island.
Tallus, bir likeni oluşturan yapı veya gövdenin tamamına verilen isimdir.They can be created with either all calls or all puts.
Likenlerin yalnızca mantarlarında görülür.The females are only seen in the stomach.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.Lichens arose as a co-op.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Many species of mosses, and then all sorts of lichens just plastering the tree.
Bu rahatsızlığın, liken planusun kutanöz bir göstergesi olmasına ilişkin kanıtlar bulunmaktadır.There has been evidence of the condition as a cutaneous manifestation of lichen planus.
Subnival bitkiler ve likenler 3000-4000 metre arasında yaygındır.Sub-nival plants and lichens grow from 3000 to 4000 meters elevation.[1]
Topladığı yosunları ve likenleri geri getirmeyi başardı.He managed to bring back mosses and lichen.
Dergi, The American Bryological and Likenological Society tarafından yayınlanmaktadır.[1][2]It is published by The American Bryological and Lichenological Society.[2][3]
Simon Schwendener'in likenleşme teorisinin açık bir rakibiydi.[1]He was an outspoken opponent of Simon Schwendener's theory of lichenization.[1]
Böyle ortamlara "Liken Çölü" denir.C'est la période dite du « Désert ».
İsveç'te, Likenler yaklaşık yılda 2 mm büyürler.En Suecia los líquenes crecen aproximadamente 2 milímetros por año.
Yuvanın yapısallığını kapladıkları likenler sağlar.Probablemente minan las hojas de su planta huésped.
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.Los efectos especiales se convertirían en uno de los mayores problemas.
Psödo-igniarius), likenler ve İzlanda yosununda bulunur.Pseudo-igniarius), nei licheni e nella Cetraria islandica.
Çin kağanından İsiyi Likeng geldi.Inchiostro cinese su carta.
(Turnusol maddesi likenden elde edilir.)Bazlar kırmızı turnusol kâğıdını maviye dönüştürür.La Casella "?" trasforma tutte le caselle blu in caselle rosse.
Likenlerin yalnızca mantarlarında görülür.Ma nella cella trovarono solo le sue ossa.
(Turnusol maddesi likenden elde edilir.)Bazlar kırmızı turnusol kâğıdını maviye dönüştürür.Крутится, вертится шар голубой. — М., 1998.
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.وهنا، يواجه الروح أكبر تحدياته.
Otlar, likenler ve diğer bitkileri yerler.Os iaques comem gramas, líquens e outras plantas.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Na actualidade musgos e líquenes cobre a maior parte da superfície da ilha.
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.No meio destes problemas acontece o pior.
İsveç'te, Likenler yaklaşık yılda 2 mm büyürler.Bij konijnen groeien de snijtanden ongeveer 2mm per dag.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Mossor och lavar täcker nu stora delar av ön.
Tallus, bir likeni oluşturan yapı veya gövdenin tamamına verilen isimdir.Такий череп отримав назву закритого (стегального), або бездужного (анапсидного).
Diğer likenler gibi ağır büyürler (yılda 3–5 mm kadar).Růst je velmi bujný (až 4–5 m ročně).
Çoğu liken bu grupta yer alır.A legtöbb karbid ebbe a csoportba tartozik.
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.Se onkin yksi vakavimmista ympäristöongelmista.
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.Køkjøring har størst negativ betydning av disse faktorene.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Hiện tại, rêu và địa y phủ phần lớn hòn đảo.
İsveç'te, Likenler yaklaşık yılda 2 mm büyürler.スウェーデンでは、コケは1年で2ミリメートルほど成長する。
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.它只考虑了最坏情况的复杂度。
İsveç'te, Likenler yaklaşık yılda 2 mm büyürler.스웨덴에서는 이끼가 1년에 2mm 정도 성장한다.
Bu durum likenleri en önemli sorun yapmaktadır.그 중에서 음주가 가장 중요한 원인이 된다.
Kabuksu likenleri substrattan (ortam) bozulmadan ayırmak neredeyse imkânsızdır.תופעת לוואי לא שכיחה היא שברים בלתי טיפוסיים בעצם הירך (Atypical Subtrochanteric Hip Fracture).
Kabuksu likenleri substrattan (ortam) bozulmadan ayırmak neredeyse imkânsızdır.Не е възможно самостоятелно отделяне на човека от тоководещите части (неотпускащ ток).
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Mahovina i lišajevi danas pokrivaju većinu otoka.
Endolitik likenlere ise bazı Verrucaria türleri örnek verilebilir.Ostatné endokrinne podmienené príčiny obezity už možno považovať za raritné.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.많은 이끼류들이 나무위에 붙어 있네요.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Molte specie di muschio, e ogni sorta di licheni che ricoprono tutto l'albero.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Multe specii de mușchi și apoi tot felul de licheni care acoperă copacii de jur împrejur.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Nhiều loài rêu, tất cả địa y bám đầy các cây
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Sok féle moha, és mindenféle zuzmók borítják be a fát.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Veel soorten mos, en allerlei soorten korstmos die de boom bedekken.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Widać mchy i porosty obrastające drzewo.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Многие виды мхов и всевозможные лишайники просто облепливают дерево.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.Много видове мъхове и всякакви видове лишеи просто покриват дървото.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.מינים רבים של טחב, וגם סוגי חזזית פשוט דבוקים לעץ.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.العديد من أصناف الطحالب، وثم كل أنواع الأشنات المنحصر دورها في تجصيص الشجرة.
Burada, ağaçları saran bir sürü yosun türüne ve her türlü likene de rastlayabilirsiniz.木の頂上近くに来ると落ちる気がしなくなります
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.A zuzmók szövetségként alakultak ki. A gombák házasodtak az algákkal.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.Flechten bildeten Lebensgemeinschaften: Pilze vermählten sich mit Algen.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.I licheni sorsero come una cooperativa. I funghi sposarono le alghe.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.이끼들은 협력 채로서 발생했습니다. 곰팡이는 조류와 만났습니다.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.Korstmossen ontstonden als een coöperatieve: schimmels trouwden met algen.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.Le lichen est apparu en symbiose. Un champignon marié à une algue.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.Lichenii s-au născut prin cooperare. Fungii s-au combinat cu algele.
Likenler ortaya çıktı, mantarlar alglerle evlendi.Líquenes emergiram como seres cooperativos.

İlgili Sayfalar