Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Chcę powiedzieć o kryzysie przywództwa w globalnej polityce i w globalnej gospodarce.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Hoje vou falar-vos do fracasso de liderança na política global e na nossa economia globalizante.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.저는 오늘 여러분께 국제 정치와 세계화되는 경제 속에서 리더십의 실패에 대해 말씀드리려고 합니다.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Les hablaré hoy del fracaso del liderazgo en la política global y en nuestra economía globalizada.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Oggi voglio parlarvi del fallimento della leadership nella politica globale e nell'economia globalizzata.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Днес ще ви говоря за липсата на лидерство в глобалната политика и в нашата глобализираща се икономика.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Сьогодні я говоритиму про провал керівництва у світовій політиці та в дедалі більш глобалізованій економіці.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.Я буду сегодня говорить с вами о провале руководства в мировой политике и в нашей глобализующейся экономике.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.אני אדבר אתכם היום על כישלון ההנהגה בפוליטיקה העולמית ובכלכלה הגלובלית שלנו.
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.سأحدثكم اليوم عن فشل القيادة في السياسة العالمية وعن إقتصادنا في ظل العولمة
Bugün size küresel siyasette ve küreselleşen ekonomimizde başarısız liderlikten bahsedeceğim.国際政治と グローバル化する経済における リーダーとしての 失敗についてです 聞こえのよい 既成の解決策は 提案しません
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Declaro que pretendo liderar esa expedición. (Aplausos)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Én akarom vezetni azt az expedíciót. (Taps)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Het is mijn ambitie om die expeditie te leiden. (Applaus)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Ich habe vor, diese Expedition zu leiten. (Applaus)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Intenționez să conduc această expediție. (Aplauze)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Io voglio condurre quella spedizione. (Applausi)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)J'ai l'intention de mener cette expédition. (Applaudissements)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)제가 이 탐사를 이끌겠습니다. (박수)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Mám v plánu tuhle expedici vést. (Potlesk)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Tôi có ý định dẫn đầu đoàn thám hiểm đó. (Tiếng vỗ tay)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Zamierzam kierować tą ekspedycją. (Brawa)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Σκοπεύω να ηγηθώ αυτής της αποστολής. (Χειροκρότημα)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Възнамерявам да водя тази експедиция. (Ръкопляскания)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)Я намерен вести эту экспедицию. (Аплодисменты)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)בכוונתי להוביל את המשלחת הזו. (מחיאות כפיים)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)وأعتزم أن اقود تلك الحملة. (تصفيق)
Bu kesfe liderlik etme niyetindeyim (alkislama)(拍手) 正しい支援があれば7年でできるかもしれません
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Asta face diferenţa.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Ça fait une différence.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Det spelar roll.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Điều đó làm nên khác biệt.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Esto marca la diferencia.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Het maakt verschil.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor. İnsanlara liderlik etmek için onların iznine ihtiyacınız yok.Não é preciso autorização das pessoas para as liderar.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Itu membuat perbedaan.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Sie macht den Unterschied.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Sokat számít.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.To je to, čo robí rozdiel.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Това има значение.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Це щось змінює.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Это действительно меняет дело.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Das hatte zu tun mit Ehrgeiz und Führungsstärke zu tun.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Điều này liên quan tham vọng của lãnh đạo.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Dit had te maken met de ambities van de directie.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.E questo aveva a che fare con le ambizioni e la leadership.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Ez az ambíciónak és a vezetésnek volt köszönhető.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.이것은 야심과 리더쉽 덕분이었죠.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.New York, Chicago şi Seattle. Şi asta avea de-a face cu ambiţii şi cu lideri.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.W grę wchodziły ambicja i przywództwo, a także coś niezwykłego.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Y esto tenía que ver con ambiciones y liderazgo.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Αυτό είχε να κάνει με τις φιλοδοξίες της ηγεσίας τους.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.И это было тесно связано с амбициями и превосходством.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.Ню Йорк, Чикаго и Сиатъл. Това беше свързано с амбиции и лидерство.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.וזה היה קשור לשאיפות של ההנהגה
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.وذلك متعلق بطموحات القيادة.
Bu liderlik hırsıyla ilgili olmalıydı.一風変わった要因もあったのです-
"Buna liderlik denir." dedi."Asta înseamnă să conduci."
"Buna liderlik denir." dedi.Azt mondta, "Az a vezetőkészség."
"Buna liderlik denir." dedi.Él: "Eso es liderazgo".