Kızıl Kmerler, 1998'de liderleri Pol Pot'un ölümünden sonra tamamen çözüldüler.После смерти Пол Пота в 1998 года покинул движение Красных Кхмеров.
Adını İngiliz İç Savaşı liderlerinden Oliver Cromwell'den almıştır.Кро́мвель — от фамилии лидера Английской революции Оливера Кромвеля.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.بيد أن هذا التمرد انتهى عام 488 ميلادية بعد القبض والإعدام لكل زعماء التمرد.
Yahudilerin, eski Mısır liderleri için hoş duygular beslemesi için bir sebebi yoktu.لم يكن لدي اليهود سبب ليشعروا بالامتنان تجاه الحكام السابقين لمصر.
Askeri ve politik liderleri seçebilme.العديد من القادة العسكريين والسياسيين للاختيار من بينها.
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.القائد السابق جاي بارك، والذي ترك المجموعة في بداية 2010.
12 Temmuz'da FIS liderlerinden Abbasi Medeni ve Ali Belhac 12'şer yıl hapis cezasına mahkûm oldular.يوليو/تموز: الحكم على عباسي مدني و علي بن حاج بالسجن لمدة 12 عاما.
İktidara gelir gelmez eski İttihat ve Terakkî liderlerinin birçoğu tutuklandı.وبمجرد مجيئهم الي السلطه تم القاء القبض علي الكثير من قاده الاتحاد والترقي السابقه.
Merkezin şu anki liderleri Haham Philip Berg ve karısı Karen'dır.وإلى الآن مدير المركز هو الحاخام فيليب بيرغ، وزوجته كارين.
Çiller öteki parti liderleriyle yaptığı görüşmelerden bir sonuç alamadı ve bir koalisyon ortağı bulamadı.لكن تشيلار لم تصل الي نهاية او تجد تحالف مشترك في المقابلات التي اجرتها مع قيادات الاحزاب الاخرى.
Yüksek makamları ve hükümetler ve onların liderleri.بالنسبة إلى فرعون ووزرائه ورجاله.
İlke 9 İşi iyice anlayan, felsefeyi yaşayan ve başkalarına öğreten liderleri büyütün/geliştirin.إعداد القادة الذين يفهمون العمل كلياً وعاشوا الفلسفة وعلّموها للغير.
Şubat 1947'de ise bu partinin liderlerini Cumhuriyet'e karşı komplo kurmak iddiasıyla tutuklamışlardır.وفي ديسمبر 1961، ألقي القبض على زعماء أحزاب المعارضة لأنهم اتهموا بإعداد مؤامرة مناهضة للحكومة.
General Patton'un öldürücü anti-komünist görüşleri Alman liderleri tarafından iyi biliniyordu.كان الجنرال جورج باتون أكثر قائد يخشاه الألمان، معتبرينه أفضل جنرالات الحلفاء.
Uygurlu liderlerin iddiasına göre ölü sayısı çok daha fazladır.شهود عيان يرجحون أن يكون عدد القتلى أكبر من ذلك.
Ukrayna'nın ilk kadın başbakanı olmadan önce, Timoşenko Turuncu Devrimi'nin önemli liderlerindendi.قبل أن تصبح أول رئيس وزراء في أوكرانيا في عام 2005، شاركت تيموشينكو في قيادة الثورة البرتقالية.
Çiftçi, Federal Savaş liderlerinden.الأطربون قائد من قادة الروم.
O zamandan beri, Çin ve Kazakistan liderleri sıklıkla üst düzey resmi ziyaretlerde bulunmuşlardır.Desde então, os líderes da China e do Cazaquistão frequentemente trocaram visitas oficiais de alto nível.
EAS toplantıları, yıllık ASEAN liderlerinin toplantılarından sonra yapılmaktadır.As reuniões da CLA são realizadas após as reuniões anuais os líderes da ASEAN.
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.O ex-líder Jay Park deixou oficialmente o grupo no início de 2010.
Doktor, Bağımsızlık hareketinin liderlerinden.Médico e líder do movimento de independência.
Parti liderleri Simone Peter ve Cem Özdemir'dir.Os líderes atuais do partido são Simone Peter e Cem Özdemir.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.A revolta, porém, terminou em 488 com a captura e a execução de ambos os líderes rebeldes.
Henüz gençlik yıllarında, bir Komünistler Birliği üyesi ve gençlik kanadının liderlerinden biriydi.Em jovem, ele era um membro da Liga dos Comunistas e um dos líderes da ala da sua juventude.
Mihail Paleologos ve Andreas Paleologos Selanik Zealotları isyanın liderleriydiler.Miguel e Andreas Paleólogo eram os líderes da revolta.
Beyaz Ordu liderleri arasında, ne General Kornilov ne de General Denikin monarşizm taraftarıydılar.Entre os líderes do Exército Branco, nem o general Lavr Kornilov nem o general Denikin foram monarquistas.
Bu, aylarca kaynakların ve üst düzey IŞİD liderlerinin Rakka'dan Mayadin'e kademeli olarak taşınmasını izledi.Isso seguiu meses de deslocalização gradual dos recursos e líderes seniores do EIIL de Raqqa para Mayadin.
Oyun; Red'in, liderleri Bloody Tom olan çete ile giriştiği mücadeleyle başlar.O jogo se inicia com ele lutando contra a gangue liderada por Blood Tom.
Haskala hareketinin liderlerine Maskil (מַשְׂכִּיל) denir.Líderes do movimento foram chamados Haskalah Maskilim (משכילים).
Dr. Joseph Parnas gibi liste oluşturmaya karşı çıkan Judenrat liderleri vurularak öldürüldü.Líderes dos Judenrat, como o Dr. Joseph Parnas em Lviv, que se recusaram a compilar uma lista foram baleados.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.O líder deles inspirava-lhes com sua própria determinação e os juntou num corpo coerente.
Liderleri bilinmemektedir.Desconhecimento das chefias.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.Os partidos de oposição, como o Partido Reagrupamento Africano, ou foram fundidos com ele ou dissolvidos.
Kendi döneminin önemli liderlerinden biri olarak diğerlerinden farklı olarak hizmet etmiştir.Ela serviu com distinção como um dos líderes mais proeminentes de sua geração.
Yine de bazı ANC liderleri grevler ve protestolar gibi militan mücadele yöntemlerine karşı çıkıyorlardı.Até esse momento, o ANC havia tentado avançar a sua causa através de acções como petições e manifestações.
İzci, yurduna, milletine, ailesine ve izci liderlerine sadıktır.Um Escoteiro é leal ao seu país, nação, família e líderes.
Diğer Taliban liderleri de Paktia ve Paktika Eyaleti geçitlerinden geçerek Pakistan'a doğru kaçtılar.Andere Talibanleiders vluchtte naar Pakistan via een aantal bergroutes en -passen.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Op dit gebied is het de wereldleider.
Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.De lichamen van de zelfmoordenaars zullen echter aan hun nieuwe boomlichamen worden opgehangen.
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Het idee was om socialistische leiders uit heel Europa te verenigen.
Liderleri Kim Il-sung’dur.De functie wordt vervuld door Kim Il-sung.
EAS toplantıları, yıllık ASEAN liderlerinin toplantılarından sonra yapılmaktadır.Er werd overeengekomen om elk jaar een EAS te houden samen met de jaarlijkse ASEAN ontmoetingen.
Liderlerini korusun.Haar leiders.
“İşte ordalar” diye savaş liderlerine söylendi.De leiders van deze groepen worden de 'warlords' genoemd.
2012 ortalarından beri partinin liderleri Katja Kipping ve Bernd Riexinger'dir.Het voorzitterschap van de partij wordt gedeeld door Katja Kipping en Bernd Riexinger.
Müttefik devletlerin liderleriyle iyi ilişkiler kurdu.Hij onderhield goede relaties met Europese leiders.
Liderleriyle birlikte öldürüldüler.Zij werden samen vermoord.
İlk oğulları doğunca Los Angeles'a taşındılar, orada aileleri ve soyları 20. yüzyılın liderlerinden oldular.The Sons of the Pioneers was een Amerikaanse countryband uit Los Angeles uit de jaren 30 van de 20e eeuw.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.Hun werkkring in tijden van oorlog en vrede.
Parti liderleri bu iddiayı ısrarla reddetmişlerdir.De bandleden ontkenden deze aantijging.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Hij werd hiervoor na de oorlog door de staat Israël geëerd als Rechtvaardige onder de Volkeren.
Oklahoma City Thunder kariyer liderleri.Vaste bespelers zijn de Oklahoma City Thunder.
Babası David Khenin, İsrail Komünist Partisi liderlerinden biriydi.Jego ojciec, Dawid Chenin, był jednym z liderów Komunistycznej Partii Izraela.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.Posiadają odrębnych wodzów pokoju i wojny.
Liderleriyle birlikte öldürüldüler.Wraz z nim zginęli towarzysze.
Liderlerin ve yöneticilerin olmadığı bir yapının yaratılması.Brak podziału na dyrektorów zarządzających i niezarządzających.
1970'te liderleri Charles Manson ve dört kişinın yargılaması başladı.1971 – Charles Manson i jego wspólnicy zostali skazani na śmierć.
Oklahoma City Thunder kariyer liderleri.Od początku zawodowej kariery zawodnik Oklahomy City Thunder.
Daha sonra protesto liderleriyle görüştü.Następnie przystąpił do rozmów z protestantami.
Yüksek makamları ve hükümetler ve onların liderleri.Pełni rolę lidera i ich przywódcy.