Liderleri yoktu.Nu exista un lider.
Liderleri yoktu.Senza bisogno di leader.
Liderleri yoktu.Tidak ada pemimpin.
Liderleri yoktu.Δεν υπήρχε ηγέτης.
Liderleri yoktu.Не было лидера
Liderleri yoktu.Нямаше лидер.
Liderleri yoktu.זהו כוחו של האינטרנט.
Liderleri yoktu.لم يكن هناك قائدا
Liderleri yoktu.あのページでは誰もがリーダーだったのです
Malcolm da dünyanın bir çok yerindeki devrim liderleriyle ittifaklar kuruyordu.말 콤 개발 세계 각국에서 혁명적인 지도자와 제휴.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Cuenta con el apoyo de NASA y Google y de otros líderes de la comunidad científica de la alta tecnología.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Det er støttet af NASA og Google, og andre førende indenfor de højteknologiske og videnskabelige samfund.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,É apoiada pela NASA e pela Google, e outros líderes na comunidade científica e de alta tecnologia.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Este susţinută de NASA şi Google, şi alţi lideri din comunitatea ştiinţifică şi high-tech.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Het wordt ondersteund door NASA en Google... en andere leiders in de wereld van high-tech en wetenschap.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Je podporována NASA a Googlem, a dalšími čelními představiteli z komunity vědců a hi-tech.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Jest wspierany przez NASA, Google i innych liderów społeczności high-tech oraz naukowej.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,나사와 구글을 비롯한 과학기술 산업의 다른 선두 주자들의 지원을 받고 있죠.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,L'istituto è sostenuto dalla NASA, da Google, e da altri leader high-tech e della comunità scientifica.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Támogatja a NASA és a Google, valamint a high-tech és a tudományos világ más vezető közösségei.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Поддержку оказывают NASA и Google, и другие лидеры научно-технического сообщества.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,Той е подкрепян от NASA и Google и други лидери във високо-технологичните и научни общности.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,היא נתמכת ע"י נאסא וגוגל, וע"י מובילים אחרים בקהילת ההי-טק והמדע.
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,مدعوم من ناسا وجوجل وقادة آخرون من التقنية والعلوم
NASA, Google ve yüksek teknoloji ve bilim camiasının başka liderleri tarafından destekleniyor,そして他のハイテク・科学界のバックアップを受けています 我々の目標は 生徒としてあるいは先生として
Nasıl? İngliz liderleri Red Shield'e kendilerini vermekten başka bir çareleri olmadığını öğrendikleri zaman.Amikor a brit tisztviselők felfedezték, hogy nem volt más választásuk mint benyújtja a Rothschildok.
Neden galaktik ailemizle ilgili bilgiyi dini ya da devlet liderlerimizden almadık?De vraag is of we onszelf willen vragen, waarom?
Nsereko dini ve kültürel liderleri tasarıya karşı gelmeye çağırdı.Ha poi invitato i leader religiosi e culturali a farsi avanti e ad esprimersi contro la proposta di legge.
Nsereko dini ve kültürel liderleri tasarıya karşı gelmeye çağırdı.Luego llamó a los líderes religiosos y culturales a hablar contra el proyecto.
O, kendi zamanındaki liderlerin söylediklerinden daha üstün bir şey söylüyordu.그는 그 날의 다른 지도자의 기능도 뭔가 말하고 있었다.
O, kendi zamanındaki liderlerin söylediklerinden daha üstün bir şey söylüyordu.On mówił coś więcej i wyżej, niż każdy inny prowodyr w tych czasach.
O, kendi zamanındaki liderlerin söylediklerinden daha üstün bir şey söylüyordu.Έλεγε κάτι πάνω που ξεπερνούσε κάθε άλλο ηγέτη εκείνης της εποχής.
O, kendi zamanındaki liderlerin söylediklerinden daha üstün bir şey söylüyordu.كان قد قال شيئاً، على وفوق كل أي قائد لذلك اليوم
O, kendi zamanındaki liderlerin söylediklerinden daha üstün bir şey söylüyordu.ほかのリーダーたちは迫害者の家に入れてもらうよう頼んでいた。
Onun halkı, liderlerini kaybetmişti.그 사람들이 그들의 지도자를 줄이려고 했다 "
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.A politikai és katonai vezetőink egy dolgot mondtak nekünk, a fotók készítői pedig valami egészen mást.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.우리의 정치적, 군사적 지도자들은 하는 말과 사진가들이 하는 말은 전혀 달랐죠.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Liderii noştri politici şi militari ne spuneau ceva, fotografii ne spuneau altceva.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Naši političtí a vojenští vůdci nám řekli jednu věc a fotografové nám říkali další.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Nasi przywódcy polityczni i wojskowi mówili nam jedno, a fotografowie coś zupełnie innego.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Nuestros líderes políticos y militares nos decían una cosa y los fotógrafos nos decían otra.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Onze politieke en militaire leiders vertelden ons één ding en fotografen vertelden ons iets anders.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Os nosso líderes políticos e militares contavam-nos uma história e os fotógrafos contavam-nos outra.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Pemimpin politik dan militer kita mengatakan satu hal dan fotographer mengatakan satu hal yang lainnya.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Наши политические и военные лидеры говорили нам одно, а фотографы другое.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.Нашите политически и военни лидери ни казваха едно, а фотографите ни казваха друго.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.המנהיגים הפוליטיים והצבאיים שלנו סיפרו דבר אחד וצלמי עיתונות סיפרו דבר אחר.
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.كان قادتنا السياسيين والعسكريين يخبروننا بشئ واحد والمصوّرين يخبروننا بشئ مختلف
Politik ve askeri liderlerimiz bize bir şeyler anlatıyor fotoğrafçılar ise bambaşka bir şey söylüyorlardı.写真家たちが話していることは別のことでした。 私は写真家を信じました、他の数百万人のアメリカ人もそうでした。
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Aggression, Kinderaufzucht, Fortpflanzungstrieb... ...blinder Gehorsam.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Agresi, membesarkan anak, jenis kelamin... ... Keinginan untuk mengikuti pemimpin membabi buta.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.공격성, 자식 양육, 짝짓기 지도자를 맹목적으로 따르는 성향이 있습니다.
Şebab'ların liderlerini ele geçirmeyecek.그를 끌어내지는 않을 것입니다.
Şebab'ların liderlerini ele geçirmeyecek.לתוך בתי מנהיגי אל-שבאב כדי לחסל אותם.
Şebab'ların liderlerini ele geçirmeyecek.في منازل قادة حركة الشباب و تقضي عليهم
Şebab'ların liderlerini ele geçirmeyecek.しかし その他の要素の多くは
Şimdi ne yazık ki, dünya liderlerinin bir çoğunun yakalandığı o hastalık durumu var.Ahora desafortunadamente, es una enfermedad que ha sido contraída por muchos líderes mundiales.
Şimdi ne yazık ki, dünya liderlerinin bir çoğunun yakalandığı o hastalık durumu var.Bohužel má dnes tuhle nemoc řada světových vůdců.
Şimdi ne yazık ki, dünya liderlerinin bir çoğunun yakalandığı o hastalık durumu var.Helaas is het een ziekte die vele wereldleiders hebben opgelopen.
Şimdi ne yazık ki, dünya liderlerinin bir çoğunun yakalandığı o hastalık durumu var.Không may thay, đó là một căn bệnh mà rất nhiều nhà lãnh đạo thế giới đã mắc phải.