Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Şi noi, africanii, trebuie să începem să ne punem liderii sub presiune.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Und wir Afrikaner müssen anfangen, unsere führenden Politiker kritisch zu hinterfragen.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Và chúng ta là người châu phi cần chất vấn các vị lãnh đạo
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Wij Afrikanen moeten onze leiders uitdagen.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Y como africanos necesitamos empezar a cuestionar a nuestros líderes.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.И мы, африканцы, должны начать испытывать наших лидеров.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.И ние като африканци трябва да започнем да провокираме лидерите си.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.ואנחנו כאפריקאים צריכים להתחיל לאתגר את המנהיגים שלנו.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.فنحن كأفارقة يجب ان نتحدى قادتنا.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.注目しましょう
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Abbiamo bisogno di pace, e i nostri capi devono capire che non riposeremo finchè non ci sarà la pace.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Avem nevoie de pace şi avem nevoie ca liderii noştri să ştie că nu ne vom găsi odihna până va fi pace.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Békére van szükségünk, tudtára kell adnunk vezetőinknek, hogy addig nem lesz nyugtunk, amíg béke nem lesz.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.우리는 평화를 원해요. 우리는 우리의 지도자가 우리가 평화를 얻을때까지 멈추지 않을 것이란 것을 알길 원해요
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Necesitamos paz, y necesitamos que nuestros líderes sepan que no descansaremos hasta que haya paz.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Potrzebujemy pokoju i nasi liderzy muszą o tym wiedzieć. Nie spoczniemy póki nie będzie pokoju.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.We hebben vrede nodig, en onze leiders moeten weten dat wij niet zullen rusten tot er vrede is.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Wir brauchen Frieden, und unsere Anführer müssen wissen, dass wir nicht aufgeben, bis Friede ist.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Χρειαζόμαστε ειρήνη, και πρέπει οι ηγέτες μας να μάθουν ότι δε θα αναπαυθούμε εώς ότου υπάρξει ειρήνη.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Нам нужен мир, и мы должны показать нашим лидерам, что мы не остановимся, пока не наступит мир.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Нуждаем се от мир и искаме нашите лидери да знаят, че няма да се спрем докато не настане мир.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.אנו צריכים שלום, ואנו זקוקים שהמנהיגים ידעו שאנו לא ננוח עד שייכון שלום.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.نحن نحتاج الى السلام. نحتاج أن يعلم حكامنا اننا لن نهدأ حتى يعم السلام.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.休まないということを指導者達には知ってほしい」 レイマの友人には、イスラム教徒の婦人警察官がいました
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Các nhà chính trị gia của chúng ta, nền chính trị toàn cầu của chúng ta, không thể hoàn thành việc được.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.I nostri leader mondiali, la nostra classe politica globale, non riescono a concludere nulla.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.지금 세계의 지도자들이나 정치로는 해결 할 수 없습니다.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Liderii lumii noastre, politica globală, momentan nu le pot rezolva.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Nos leaders et nos responsables politiques mondiaux n'arrivent pas à faire avancer les choses.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Nuestros líderes mundiales, políticos globales, actualmente no pueden hacerlo.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Onze wereldleiders, onze mondiale politiek kunnen het momenteel niet aan.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Światowi przywódcy i globalna polityka są bezradne.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Unsere Staatsoberhäupter, unsere Weltpolitik, kriegen es momentan nicht hin.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Οι ηγέτες του κόσμου, η παγκόσμια πολιτική, δε μπορούν να τα καταφέρουν, προς το παρόν.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Наши мировые лидеры, наша глобальная политика в настоящее время не может ничего поделать.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.Световните лидери, глобалните ни политици, в момента не могат да се справят.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.מנהיגי העולם שלנו, הפוליטיקה הגלובאלית שלנו, נכון לעכשיו לא מצליחה להביא תוצאות.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.قادة عالمنا، سياستنا العالمية، في الوقت الحالي لا يستطيعون إنجاز شيء.
Bizim dünya liderlerimiz, bizim küresel politikalarımız, halen bir çözüm bulamıyor.物事を達成することができないのです 私たちの助けが 騎兵隊が必要なのです
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.En cambio, los líderes locales se comprometieron a revisarlos más adelante.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Integendeel, lokale leiders begonnen ze later te herzien.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.오히려, 지역의 지도자들은 그 문제들의 논의를 나중으로 미룹니다.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Les espoirs nourris par les accords d'Oslo n'ont pas conduit à la fin du conflit israelo-palestinien.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Mai mult, liderii locali şi-au luat angajamentul de a le reformula mai târziu.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Miestní vodcovia sa tak radšej rozhodli, že sa k nim vrátia neskôr.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Namun, para pemimpin lokal berkomitmen untuk meninjau kembali hal itu kemudian.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Piuttosto, i leader locali hanno promesso di riparlarne più avanti.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Stattdessen haben sich die lokalen Führer dazu verpflichtet, später auf sie zurückzukommen.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Thay vào đó, các nhà lãnh đạo cam kết sau này sẽ xem xét lại những vấn đề đó.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Zamiast tego, lokalni przywódcy zobowiązali się do ponownego ich rozpatrzenia w późniejszym terminie.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Αλλά, οι τοπικοί ηγέτες δεσμεύτηκαν να τα επανεξετάσουν αργότερα.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.А по-скоро, местните лидери бяха решени да ги преразгледат по-късно.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.Точнее, лидеры пообещали пересмотреть их позже.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.תחת זאת, המנהיגים המקומיים התחייבו לטפל בהם בעתיד.
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.ولكن القادة المحليون قرروا الالتزام وقرروا المضي قدماً
Bölge liderleri, bu sorunları daha sonra ele almayı yeğledi.合意の内容を改訂したからです この好機を掌握できなかったまま
Bu, 4 ana özellik içeriyor. Fikirler ve anlatıları içeriyor ve sembolleri ve liderleri.Está compuesto de ideas, discursos, símbolos y líderes.
Bu cinayetten sonra Kaiowá liderleri ve Guarani yerlileri bir araya gelerek Aty Guasu meclisini kurdular.Dopo la strage, i capi del Kaiowà e il popolo Guarani si sono riuniti per un'assemblea - l' Aty Guasu.
Bu cinayetten sonra Kaiowá liderleri ve Guarani yerlileri bir araya gelerek Aty Guasu meclisini kurdular.Luego del crimen, los líderes de los Kaiowá y los guaraníes se reunieron para una asamblea - el Aty Guasu.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.A mozgalom vezetői Budrust az egyik legfontosabb toborzási eszközükként használják.