Avusturya ve Prusya'nın liderleriフランス王室の状況に対して、
Aynı sebep, bu defa olumlu etki ediyor ve bölge liderlerinin görece direncine rağmen,De la misma manera
Aynı sebep, bu defa olumlu etki ediyor ve bölge liderlerinin görece direncine rağmen,같은 이유에서 여기 다시 몇몇 좋은 소식들이 있습니다. 높은 수준의 풍부한 자원력을 가진
Aynı sebep, bu defa olumlu etki ediyor ve bölge liderlerinin görece direncine rağmen,Maar toch hebben we hier weer wat goed nieuws.
Aynı sebep, bu defa olumlu etki ediyor ve bölge liderlerinin görece direncine rağmen,באותה מטבע-- וכאן יש לנו שוב כמה בשורות טובות-- עצם העובדה שיש נוכחות רמת-דרג,
Aynı sebep, bu defa olumlu etki ediyor ve bölge liderlerinin görece direncine rağmen,وبرغم هذا لدينا ايضاً بعض الاخبار الجيدة حيث بدأ توزع حضور عال المستوى
Aynı sebep, bu defa olumlu etki ediyor ve bölge liderlerinin görece direncine rağmen,よいニュースもあります コソボにおける 国際的な介入には
Aynı şekilde, halk da liderlerinden artık bu gibi bilgiyi daha fazla talep eder olmuştur.Del mismo modo, el público pide cada vez más este tipo de información de sus líderes.
Aynı şekilde, halk da liderlerinden artık bu gibi bilgiyi daha fazla talep eder olmuştur.Quant au public, il exige de plus en plus de ses responsables ce type d’informations.
Aynı şekilde, halk da liderlerinden artık bu gibi bilgiyi daha fazla talep eder olmuştur.Аналогичным образом и общественность все чаще требует такой информации от своих лидеров.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Ak si preštudujete tie úspešné vedúce osobnosti, zistíte, že charizma pochádza odtiaľ, z vedenia.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Als je alle leiders die geslaagd zijn, bestudeert, dan zie je dat charisma voortkomt uit het leiden.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Dacă vă uitaţi şi studiaţi liderii care au succes, de aici vine carisma, din faptul că sunt lideri.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Figyeld meg alaposan azokat a vezetőket, akik sikerrel jártak, a karizmájuk a vezetésből keletkezett.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Jeśli przyjrzeć się i zbadać tych, którym się udało, to właśnie stąd bierze się charyzma -- z przewodzenia.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Jika kalian melihat dan mempelajari pemimpin yang sukses, karisma mereka datang dari memimpin.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Když se podíváte a zamyslíte nad úspěšnými vůdci - to je odkud se bere charisma - z vedení.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.성공한 리더들을 살펴보시면 아실텐데 카리스마는 바로 리드를 하면서 나오는 겁니다.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Nếu bạn xem xét và nghiên cứu những nhà lãnh đạo đã thành công, sức hút đến từ đó, từ việc lãnh đạo.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Om du tittar på de ledare som har lyckats, ser du att det är därifrån karisman kommer, från ledarskapet.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Se observarem e estudarem os líderes que tiveram sucesso, é daí que provém o carisma, de liderar.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Wenn man sich die erfolgreichen Führer anschaut, ist es immer der Akt des Führens aus dem das Charisma kommt.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Αν δείτε και μελετήσετε τους επιτυχημένους ηγέτες, θα δείτε πού βρήκαν το χάρισμα - από την ηγεσία.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Ако погледнете и изучавате лидерите, които са успели, ето от там идва харизмата, от лидерството.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.Якщо подивитесь і вивчите лідерів, які добились успіху, то ось звідки приходить харизма — з лідерства.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.אם תבדוקו ותלמדו את המנהיגים שהצליחו, זה המקום שממנו מגיעה הכריזמה, מההובלה.
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.اذا نظرت ودرست القادة الناجحون ستجد ان الكريزما جائت من قيادتهم للناس
Başarılı olmuş liderleri incelerseniz karizmanın liderlik etmekten geldiğini görürsünüz.リードすることでカリスマ性が生まれているのがわかります 最後に、彼らはコミットします
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Bien, básicamente tenemos líderes públicos, oficiales públicos que están fuera de control.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Então, basicamente nós temos líderes públicos, funcionários públicos que estão fora de controlo.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Im Grunde genommen haben wir öffentliche Führungskräfte und Beamte, die außer Kontrolle geraten sind.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Jadi, pada dasarnya kita mempunyai para pemimpin rakyat, para pejabat negeri yang tak terkontrol.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Niektórzy liderzy i urzędnicy państwowi wymknęli się spod kontroli
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Nos, olyan vezetőink, olyan hivatalnokaink vannak, akiknek már elment a józan eszük.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Pe scurt, avem lideri publici si oficiali care sunt in afara controlului.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Pour faire simple, nos dirigeants, nos agents publics, sont devenus incontrôlables.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Praticamente, abbiamo leader pubblici, figure pubbliche che sono fuori controllo.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Så, dybest set, har vi statsledere, offentlige autoriteter som er ude af kontrol.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Takže, ide o to, že máme verejných činiteľov, vládnych úradníkov, ktorý sú odtrhnutí z reťaze.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Våra offentliga ledare och våra tjänstemän är utom kontroll.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.V podstatě máme veřejné vůdčí osobnosti veřejné představitele, kteří jsou jak utrženi z řetezu
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Βασικά έχουμε ηγέτες, και δημοσίους υπαλλήλους που είναι εκτός ελέγχου.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Итак, наши государственные лидеры и чиновники вышли из-под контроля.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Отже, в основному ми маємо публічних лідерів, державних службовців, які знаходяться поза контролем.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Така, общо взето имаме публични лидери, публични чиновници, които са извън контрол.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.而家我哋嘅領袖同政府官員 都好似中咗毒咁
Benim buradaki amacım, Afrikalı devlet liderlerine,음, 나의 목적은 여기 아프리카 통치자를 생각나 게 하는 것
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Ison-Britannian ja tämän maailman tulevat johtajat.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.여러분들은 모두 미래에 영국과 전세계의 지도자가 될 분들이기 때문이죠.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.las futuras líderes de Gran Bretaña y de este mundo.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.le future leader della Gran Bretagna e del mondo.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Nagy Britannia és a világ jövőbeli vezetőivel.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Storbritanniens och hela världens framtida ledare.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.מנהיגות העתיד של בריטניה והעולם.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.القادة المستقبليين لبريطانيا العظمى وهذا العالم.
Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.私達の環境は大分違うと思われるかもしれません
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Afryka musi zacząć obserwować działania swoich przywódców.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Et en tant qu'Africains il faut que l'on commence a mettre nos leaders en question.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.우리 아프리카 사람들도 우리의 리더에게 요구를 관철시킬 수 있어야 합니다.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Noi, come africani, dovremmo iniziare a sfidare i nostri leader.