Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.우리는 입맛을 보다 활기 있게, 보다 원기회복의 선택사항으로 인도했습니다.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Nasmerovali sme chute k pružnejším, prospešnejším možnostiam.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Nous avons orienté les goûts vers des options plus restauratrices, vers plus de résilience.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Řídili jsme chutě směrem k odolnějším a obnovitelnějším druhům.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Stavamo indirizzando i gusti verso una resistenza maggiore, verso opzioni più sostenibili.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Vi riktade smaklökarna åt mer hållbara, mera återställbara alternativ.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.We duwden smaak in de richting van keuzes met meer veer- en herstelkracht.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Wir führten die Geschmäcker in Richtung belastbarerer, erholsamerer Möglichkeiten.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Κατευθύναμε τις γεύσεις, τα γούστα σε πιο ανανεώσιμες και "πράσινες" επιλογές.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Мы же направляли вкусы на более экологически устойчивые виды, на более дружественные экологии варианты.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.Ние насочвахме вкусовете към по-гъвкави, по-възстановяващи варианти.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.כיוונו את חושי הטעם לעבר האפשרויות העמידות וברות-השיקום יותר.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.كنا نوجّه الأذواق تجاه خيارات أكثر مرونة وتصالحية.
Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.食材を選びなおしていました これを大事にしていかなくてはいけません
"Ekmeği özel hale getiren nedir?" Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için."Qu'est-ce que le pain a de si spécial ?" et d'accomplir cette mission d'extraire le plein potentiel du goût.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.Dan menuntaskan misi untuk mengeluarkan semua potensi citarasa.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.En het vervullen van deze missie om het volledige smaakpotentieel te realiseren.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.E portando a termine la missione di evocare il pieno potenziale del sapore.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.És betölteni ezt a küldetést, hogy kiaknázzuk az ízben rejlő összes lehetőséget.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.빵의 향미로 낼 수 있는 모든 잠재된 가능성을 여는 미션을 충족 시키려는 시도를 통해서입니다.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.Oraz wypełnianiem misji wydobywania pełnego potencjału smaku.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.Şi în îndeplinirea misiunii de a trezi potentialul maxim al aromei.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.Und um die Mission nach dem Hervorbringen des vollen Geschmackspotentials.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.Và hoàn thành sứ mạng khơi dậy toàn bộ hương vị tiềm ẩn.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.Y cumplir con esta misión de evocar el potencial total del sabor.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.И выполняя миссию раскрытия полного потенциала аромата.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.И да изпълня тази мисия - събуждане на пълния потенциал от аромат.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.והגשמת משימה זו של עירור מלוא פוטנציאל הטעם.
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.ولكي احاول فهم وظيفتي لاتمام مهمة استنباط النكهة الممكنة في الخبز
Her şey tam lezzeti ortaya çıkarma görevimi yerine getirmek için.何が起きているかというと
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Dentro di esse vi é impresso l'aroma dell'oceano!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Die Aroma der Ozeane ist in ihnen gebunden!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Elles sont imprégnées de l'arôme de l'océan !
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Havets aroma er indlejret i dem!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Hương vị của biển cả thấm đẫm trong hàu!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Jest w nich zawarty aromat oceanu.
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Oceány majú tarez ich vôňu!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Το άρωμα του ωκεανού είναι ενσωματωμένο σ'αυτά!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Аромата на морето се е запечатал в тях.
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Они наполнены ароматом океана!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.הניחוח של האוקיינוס מוטבע עליהם
Okyanusun lezzetini de almışlardır.تضمن رائحه المحيط بها !ـ
Okyanusun lezzetini de almışlardır.若いのに詳しいのね かっこいいし
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Aroma dari laut pun tercampur baik dengan mie!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Aroman av sjön är inbäddad i dom!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.Aroma oceanului este incropata in ei!
Okyanusun lezzetini de almışlardır.De aroma van de zee zit erin!
Şimdi şu anda tad duyunuzu deneyimliyorsunuz, ama lezzetin tamamını algılamıyorsunuz.Estão a experimentar o vosso paladar neste momento, mas não a total perceção de sabor.
Şimdi şu anda tad duyunuzu deneyimliyorsunuz, ama lezzetin tamamını algılamıyorsunuz.순간적으로는 미각을 느끼셨겠지만 맛의 향을 온전하게 느낀 것은 아니죠.
Şimdi şu anda tad duyunuzu deneyimliyorsunuz, ama lezzetin tamamını algılamıyorsunuz.State sperimentando il senso del gusto in questo momento, ma non la totale percezione del sapore.