Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Und es ist aus Rinderfleisch gemacht, und es ist wirklich lecker,und wenn ich eins esse bin ich voll.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Και είναι φτιαγμένο από κρέας αγελάδας, και είναι πολύ νόστιμο, κι αν φάω μόνο ένα έσκασα.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.Тем более, он из говядины, и такой вкусный, если съем один - уже наемся.
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.وقد صنع من لحم البقر وهو لذيذ فعلاً ، وحتى إن أكلت واحدة فسأشبع
Ve inek etinden yapılmış, ve gerçekten lezzetli, sadece bir tanesiyle doyarım.ホントに旨くて 一つで腹一杯なんだ そうなんですか?
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Đó là lý do tại sao chúng ta có dưa chua ngon.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Dan itulah asal bagaimana kita mendapatkan acar yang asam.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.A odtud máme pikantní nakládané okurky.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.A tak sa k nám dostala pikantná čalamáda.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Dzięki temu mamy pikantne ogórki.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Foi a partir daí que passámos a ter pickles com diferentes sabores.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Így született meg a pikáns uborka.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.In tako so na svet prišle pikantne kisle kumarice.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.이것이 톡 쏘는 맛 피클의 유래입니다.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Niin saimme extramaustetut maustekurkut.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Och det var så kryddig inlagd gurka kom till.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Und daher bekamen wir das pikant eingelegte Gemüse.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Και έτσι αποκτήσαμε τις πικάντικες πίκλες.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.И оттогава ние имаме пикантни туршии.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.Так мы получили пикантные маринованные огурчики.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.וכך נוצרו המלפפונים הפיקנטיים.
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.و هذا يقودنا إلى انواع ممتعة من المخلل .
Ve işte bu noktada lezzetli turşularımız oldu.次のクライアントはキャンベルスープでした
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.A často, ne-li vždy, a zatím jsem nenašel jediný důkaz o opaku, je to i volba nejchutnější.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.Dan hampir selalu, saya belum menemukan contoh lain, tapi hampir selalu, adalah pilihan yang paling lezat.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.Ed anche quasi sempre, e non ho trovato nessun esempio contrario, ma quasi sempre, è la scelta più squisita.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.És majdnem mindig -- és nem találtam egy ellenpéldát sem -- de majdnem mindig: a legfinomabb választás is.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.그리고 아직까지 예외를 접하지 못한 만큼, 거의 항상 가장 맛있는 선택이기도 하지요.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.Och det är nästan alltid, jag har inte hittat något exempel på motsatsen, det mest välsmakande valet.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.Ponadto, jak dotąd, jest to też wybór najsmaczniejszy.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.Und es ist fast immer, und ich habe noch kein Gegenbeispiel gefunden, aber fast immer, die leckerste Wahl.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.И почти винаги е, аз не съм намерил пример, който да показва обратното, но почти винаги е най-вкусният избор.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.И это также всегда и везде, и у меня нет обратных примеров, всегда и везде самый вкусный выбор.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.וכמעט תמיד, לא מצאתי דוגמא שונה, אבל כמעט תמיד, זו גם הבחירה הטעימה ביותר.
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.وكما هي دائما الحال واي مثال في اي مكان وكما هو دائما الخيار الافضل والألذ
Ve neredeyse tamamen, ve başka bir örneğini bulamadığım, ama neredeyse tamamen, en lezzetli seçimdir.ありがとう (拍手)
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Am aflat,de asemenea, că unele dintre cele mai gustoase ciuperci pot curăţa toxinele de mediu din pământ.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Aprendi também que alguns dos nossos cogumelos mais saborosos podem limpar toxinas ambientais no solo.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Azt is megtudtam, hogy egyes igen ízletes gombafajok képesek a környezeti mérgeket tisztítani a talajban.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Ho imparato anche che alcuni dei funghi più saporiti riescono a ripulire le tossine ambientali dal terreno.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Ik heb ook geleerd dat sommige van onze lekkerste paddenstoelen milieutoxines in de bodem kunnen schoonmaken.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Jeg lærte også at nogen af vores mest smagfulde svampe kan rengøre miljøgifte i jorden.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.하지만 몇몇 식용 버섯들은 흙 속의 환경독소를 정화할 수 있다는것 또한 배웠습니다
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Taktiež som zistila, že niektoré z našich najchutnejších húb dokážu vyčistiť environmentálne toxíny v pôde.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Taky jsem zjistila, že některé z našich nejchutnějších hub dokáží zneškodnit jedy v půdě.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Wiem również, że niektóre z najsmaczniejszych grzybów potrafią oczyścić glebę z toksyn.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Научих също, че някои от нашите най-вкусни гъби могат да почистят токсините от околната среда в почвата.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.Я також взнала, що деякі із найсмачніших грибів можуть очищувати токсини природного походження в землі.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.במקביל למדתי שכמה מהפטריות הטעימות ביותר שלנו יכולות לנקות רעלים סביבתיים באדמה.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.كما تعلمت أيضا بأن بعضا من ألذ فطر (عش الغراب) يمكن أن يزيل السموم البيئية من التربة.
Ve öğrendiğim bir başka şey ise bazı en lezzetli mantarların topraktaki çevresel zehirleri temizlediği idi.土壌の環境有害物質を浄化できる 食用キノコもあると知りました そこで私の体を食べて毒素浄化してくれる
Ve o neden lezzetli?A prečo je to veľmi chutné?
Ve o neden lezzetli?A proč je to chutné?
Ve o neden lezzetli?Dan mengapa makanan itu lezat?
Ve o neden lezzetli?De ce e atât de delicios?
Ve o neden lezzetli?Dlaczego to jest pyszne?
Ve o neden lezzetli?E perché è delizioso?
Ve o neden lezzetli?E porque é que é delicioso?
Ve o neden lezzetli?És az miért finom?
Ve o neden lezzetli?Et pourquoi est-ce délicieux?