Ana içeriğe geç
Sözlük

lezzet ile cümle

lezzet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Tudják, az a sonkavég mennyei!
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Víte, konec šunky je vynikající!
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Vous savez, ce cul de jambon est délicieux !
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Weet je, dat eindje ham is verrukkelijk!
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Wissen Sie, das Schinkenende ist köstlich!
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Ya saben, ¡esa cola del jamón es muy rica!
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Εκείνα τα πισινά του χοιρομεριού, είναι πεντανόστιμα.
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Знаете ли, шунката от бут е ужасно вкусна!
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Знаете, попка у ветчины восхитительна.
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!Повірте, задня частина шинки дуже смачна!
- Bir şeyler yapın! - Oh, çok lezzetliymiş. Durun!Tung lưới bắt cá...
- Bir şeyler yapın! - Oh, çok lezzetliymiş.Feisty 1, kajne?
- Bir şeyler yapın! - Oh, çok lezzetliymiş.إفعل شيءً -لذيذ
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Das Problem für uns Köche ist, dass sie so verdammt lecker ist.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.El problema para nosotros los cocineros es que está tan bueno.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Het probleem voor ons chef-koks is dat het zo verdomd lekker is.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Il problema per noi chef è che è maledettamente squisito.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.저희 요리사들이 봉착하는 문제는.... 푸아그라가 기가 막히게 맛있다는 데 있습니다.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Le problème pour nos chefs cuisiniers est que c'est fichtrement délicieux.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Masalahnya bagi kami para koki, adalah bahwa foie gras sangat lezat sekali.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Meille kokeille ongelma vain on siinä, että hanhenmaksa maistuu niin älyttömän hyvälle.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.My, šéfkuchaři, ale máme problém - jsou nebesky delikátní.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Na nieszczęście szefów kuchni jest to diabelnie smaczne.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.O problema, para nós, Chefs, é ele ser tão diabolicamente delicioso.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Problema, pentru noi bucătarii, este că-i îngrozitor de delicios.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Problemet för oss kockar är att det är så rackarns gott.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Számunkra, főszakácsok számára, az a probléma, hogy olyan istentelenül finom.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Το πρόβλημα για εμάς τους σεφ είναι ότι το φουαγκρά είναι εξωφρενικά γευστικό.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Для нас, шефов, проблема в том, что это — чертовски вкусно.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.Проблемът за нас готвачите е, че е ужасно вкусен.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.הבעייה עבורנו, השפים, היא שזה כל כך טעים, לעזאזל.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.المشكلة بالنسبة لنا نحن الطهاة انها لذيذة جدا
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.(会場: 笑い声)
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu a préparé quelque chose de délicieux pour elle.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu gaat echt iets lekkers voor haar maken.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu ii pregateste ceva delicios.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu ji bo pripravil nekaj res slastnega.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu lagar nåt riktigt gott till henne.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu macht heute etwas sehr leckeres für sie.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu membuat sesuatu yang benar-benar enak untuknya
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu robić coś naprawdę pysznego dla niej
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Bong Joon Gu sẽ làm món gì đó thật ngon cho cậu ấy.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Boom Joon Gu sta preparando qualcosa di veramente appetitoso per lei.
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Ο Μπονγκ Τζουν Γκου θα της φτιάξει κάτι πολύ νόστιμο!
Bong Joon Gu onun için lezzetli birşeyler yapıyor.Бон Чжун Гу делает для нее что-то очень вкусное.
Bu Amerikan tüketicisinin sevdiği lezzet, mısırla beslenmiş sığırın yumuşaklığı.הצרכן בארה"ב אוהב את הטעם שמגיע עם הרכות, שמגיעה בעקבות ההאכלה בתירס.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Bájos, mert valami üdítő és finom dolognak a megtestesülése.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Benda ini sangat indah karena ia menggambarkan sesuatu yang menyegarkan dan enak.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.C'est beau parce que c'est une incarnation de quelque chose de rafraichissant et de délicieux.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Den er smuk, fordi det er en legemliggørelse af noget forfriskende og lækkert.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.E' belissima perché è la materializzazione di qualcosa di rinfrescante e delizioso.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.É linda porque é a encarnação de uma coisa refrescante e deliciosa.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.E minunată pentru că este o întruchipare a unui lucru răcoritor şi delicios.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Es ist wundervoll, weil es eine Verkörperung ist von etwas Erfrischendem und Köstlichem.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Es preciosa porque es la encarnación de algo refrescante y delicioso.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Het is genoeglijk omdat het een belichaming is van iets verfrissends en lekkers.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Jest urocza, bo ucieleśnia coś świeżego i pysznego.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Je to půvabné, protože je to ztělesnění něčeho osvěžujícího a lahodného.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Nó đẹp vì nó là hiện thân của một điều gì đó thuần khiết và thoải mái.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Είναι θαυμάσιο επειδή είναι η αναπαράσταση του αναζωογονητικού και του γευστικού.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod