Kemoterapi, Leyla'yı neredeyse sağır bıraktı.The chemotherapy left Layla almost deaf.
Leyla'nın sadece bir bacağı vardı.Layla only had one leg.
Sami sık sık Leyla'yı dövüyordu.Sami frequently beat Layla.
Leyla'nın bir gözü morarmıştı.Layla had a black eye.
Sami, Leyla'nın bir gözünü morarttı.Sami gave Layla a black eye.
Sami, Leyla'ya acı çektirdi.Sami made Layla suffer.
Leyla hoş bir kadındı.Layla was a pretty woman.
Leyla taksi için ödeme yaptı.Leyla payed for the cab.
Leyla çok çekici ve tatlı dilliydi.Layla was very charming and soft-spoken.
Leyla, Sami'nin üçüncü karısıydı.Layla was Sami's wife number three.
Leyla, Sami'nin üç numaralı karısıydı.Layla was Sami's wife number three.
Leyla istismarlı bir çocukluk geçirdi.Layla had an abusive childhood.
Korunmaya ihtiyacı olan Leyla değil. Sami.It's not Layla who needs protection. It's Sami.
Leyla, 2002'de dördüncü kocası Sami Mecit ile evlendi.Layla married her husband number four, Sami Majid, in 2002.
Leyla yanında daima o silahı taşıyordu.Layla carried that gun with her at all times.
Leyla kendi evinde özel bir uygulama yürüttü.Layla ran a private practise in her home.
Leyla'nın psikolojide diploması vardı.Layla had a degree in psychology.
Leyla bir fantezi dünyası yarattı.Layla created a fantasy world.
Leyla bir hayal dünyası yarattı.Layla created a fantasy world.
Leyla bir köpek eğitmeni tuttu.Layla hired a dog trainer.
Leyla ve Sami cinsel ilişkiye başladılar.Layla and Sami began a sexual relationship.
Leyla ders almak için Mısır'a gidiyordu.Layla was going to Egypt to take a course.
Leyla dört aylığına gitti.Layla was gone for four months.
Seni Leyla'yla birlikte gördüm.I saw you with Layla.
Leyla ve Sami bir ilişki yaşıyorlardı.Layla and Sami were having an affair.
Leyla'nın Sami ile olan ilişkisi onun evliliğine maloldu.Layla's affair with Sami cost her her marriage.
Sami'nin Leyla'yla olan ilişkisi karısının kulaklarına ulaştı.Sami's affair with Layla reached his wife's ears.
Sami, Leyla'ya evlenmek için söz verdi.Sami promised to marry Layla.
Leyla bütün beyaz insanlarla kavgalıydı.Layla was angry with all white people.
Leyla bütün beyaz insanlara kızgındı.Layla was angry with all white people.
Leyla beyaz insanlardan nefret ediyordu.Layla hated white people.
Leyla, günlüğünde hayal kırıklıklarını açığa vurdu.Layla vented her frustrations in her diary.
Leyla'nın arkadaşları yoktu.Layla didn't have friends.
Leyla, Sami için polisi aradı.Layla called the police on Sami.
Benimle kal Leyla. Ambulans geliyor.Stay with me, Layla. The ambulance is coming.
Benimle kal, Leyla. Lütfen beni terk etmeStay with me, Layla. Please don't leave me.
Benimle kal Leyla. Lütfen ölme.Stay with me, Layla. Please don't die.
Leyla'nın mektupları onun ırkçılığının boyutlarını ortaya çıkardı.Layla's letters revealed the extent of her racism.
Leyla, beyazlara karşı bir savaş istedi.Layla wanted a war against whites.
Leyla'nın geleceği kasvetli görünüyordu.Layla's future looked bleak.
Leyla gerçekten kıskançtı.Layla was really jealous.
Leyla ağrıdan yakınıyordu.Layla was complaining of pain.
Leyla, Sami'nin kızını kıskanıyordu.Layla was jealous of Sami's daughter.
Leyla'nın masum görünümü onun gerçek doğasını maskeliyordu.Layla's innocent looks masked her true nature.
Leyla'nın masum görünümü onun gerçek doğasını gizliyordu.Layla's innocent looks masked her true nature.
Leyla ve Sami aynı dairede yaşıyorlardı.Layla and Sami lived in the same flat.
Leyla bir hemşire olmak istiyordu.Layla wanted to be a nurse.
Leyla oldukça iyi bir işe sahipti.Layla had a fairly good job.
Leyla ve Sami birbirlerini hemen hemen hiç tanımıyorlardı.Layla and Sami barely knew each other.
Leyla bir güneş şapkası taktı.Layla put on a sun hat.
Leyla, Sami'nin cesedinin üzerine bir battaniye attı.Layla threw a blanket over Sami's body.
Leyla arabasını park etti.Layla parked her car.
Leyla eve gitmek istiyor.Layla wants to go home.
Leyla bunu yapamaz.Layla can't do this.
Leyla dışında herkes oradaydı.Everybody was there except Layla.
Leyla gözlerini açtı.Layla opened her eyes.
Leyla çok da şanslı değildi.Layla was not so lucky.
Leyla'ya onu sevdiğimi söyle.Tell Layla that I love her.
Leyla otoriteye isyan etti.Layla rebelled against authority.
Leyla yeni bir başlangıç istedi.Layla wanted a fresh start.