levha ile cümle

levha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.El auto de la izquierda impacta sobre el pilar de acero.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı. Göremiyorsanız, motor sürücü bölümündeydi.Слева машина въехала в стальную колонну, и хотя на фото этого не видно, двигатель был на месте колен водителя.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.왼쪽에 있는 차는 쇠 기둥에 들어 박았죠.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.L'auto sulla sinistra ha colpito un comune palo d'acciaio.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.La voiture à gauche est rentrée dans le pilier en acier.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.Maşina din stânga a intrat într-un stâlp de oţel.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.Mobil di sebelah kiri itu sedang menuju ke tiang baja.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.Samochód po lewej wjechał w zwykły stalowy słup.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.Колата отляво се блъска в стоманената колона.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.המכונית משמאל התנגשה בעמוד מתכת.
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.يمكنكم ملاحظة الفرق .. السيارة على اليسار ارتطمت بعمود من الفولاذ
Soldaki araba çelik bir levhaya çarpyı.良く見えませんが エンジンが運転席まで来ていました
Sonra dönüp dağdan indim. RABbin buyruğu uyarınca, levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyorlar.››내가 돌이켜 산에서 내려와서 여호와께서 내게 명하신 대로 그 판을 내가 만든 궤에 넣었더니 지금까지 있느니라
Sonra dönüp dağdan indim. RABbin buyruğu uyarınca, levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyorlar.››Virei-me, pois, desci do monte e pus as tábuas na arca que fizera; e ali estão, como o Senhor me ordenou.
Sonra dönüp dağdan indim. RABbin buyruğu uyarınca, levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyorlar.››ואפן וארד מן ההר ואשם את הלחת בארון אשר עשיתי ויהיו שם כאשר צוני יהוה׃
Sonra dönüp dağdan indim. RABbin buyruğu uyarınca, levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyorlar.››ثم انصرفت ونزلت من الجبل ووضعت اللوحين في التابوت الذي صنعت فكانا هناك كما امرني الرب.
Sonra dönüp dağdan indim. RABbin buyruğu uyarınca, levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyorlar.››我 轉 身 下 山 、 將 這 版 放 在 我 所 作 的 櫃 中 、 現 今 還 在 那 裡 、 正 如 耶 和 華 所 吩 咐 我 的
Sonra dönüp dağdan indim. RABbin buyruğu uyarınca, levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyorlar.››我 轉身 下山 、 將這 版 放在 我 所 作 的 櫃中 、 現今還 在 那裡 、 正如 耶和華 所 吩咐 我的
Sonsuz büyüklükteki yüklü levhanın yandan görünüşünü çizelim. -Podívejme se na tu desku z boku a pokusme se získat nějakou představu.
Sonsuz büyüklükteki yüklü levhanın yandan görünüşünü çizelim. -אז בואו נסתכל מהצד על הלוח הטעון שלנו כדי להבין את הבעיה.
Sonuçta hayal edeceğiniz şey Hindistan ve Avustralya levhalarının Antarktika levhasına bindirmesi,Chtěl bych dodat, že toto nebyl první superkontinent.
Sonuçta hayal edeceğiniz şey Hindistan ve Avustralya levhalarının Antarktika levhasına bindirmesi,Więc to co sobie możemy wyobrazić w rzeczywistości gdzie Indie i Australia uderzają w Antarktykę,
Şöyle bir düşünce deneyi yapalım. Günümüzde Güney Afrika ve Afrika levhaları birbirinden uzaklaşıyor.Momenteel bewegen Zuid-Amerika en Afrika van elkaar weg door het nieuwe plaatmateriaal dat gevormd wordt
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.A Hospodin mi odpovedal a riekol: Napíš videnie, a to zreteľne na doskách, aby čitateľ prebehol po ňom.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Domnul mi -a răspuns, şi a zis: ,,Scrie proorocia, şi sapă -o pe table, ca să se poată citi uşor!
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.felele nékem az Úr, és mondá: Írd fel [e] látomást, és vésd táblákra, hogy könnyen olvasható legyen.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.In GOSPOD mi je odgovoril, rekoč: Zapiši prikazen in razločno začrkaj na plošče, da se lahko čita.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.I odpověděl mi Hospodin, a řekl: Napiš vidění, a to zřetelně na dskách, aby je přeběhl čtenář,
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.여호와께서 내게 대답하여 가라사대 너는 이 묵시를 기록하여 판에 명백히 새기되 달려 가면서도 읽을 수 있게 하라
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Og HERREN gav mig til Svar de Ord: "Skriv Synet op og rist det ind i Tavler, at det kan læses let;
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Og Herren svarte mig og sa: Skriv synet op og skriv det tydelig på tavlene, så det kan leses med letthet!
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Господ в отговор ми рече: Напиши видението и изложи го ясно на дъсчици, За да може да се чете бързо.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.ויענני יהוה ויאמר כתוב חזון ובאר על הלחות למען ירוץ קורא בו׃
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.فاجابني الرب وقال اكتب الرؤيا وانقشها على الالواح لكي يركض قارئها.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.他 對 我 說 、 將 這 默 示 明 明 的 寫 在 版 上 、 使 讀 的 人 容 易 讀 。 〔 或 作 隨 跑 隨 讀
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.他 對我說 、 將這 默示 明明 的 寫在 版上 、 使讀 的 人 容易 讀 。 〔 或 作隨 跑 隨讀
Üstteki levha da -Q yüküne sahip olsun.líneas de campo se van a ver algo como esto.
Üstteki levha da -Q yüküne sahip olsun.Řekněme, že toto je mínus "Q", záporně nabito.
Üstteki levha da -Q yüküne sahip olsun.נגיד שזה מינוס Q, זה טעון שלילית.
Üstteki levha da -Q yüküne sahip olsun.لنعطي هذة ال Q قيمة سالبة ، إذا هذة شحنة سالبة
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.A gdy płyty tektoniczne rozchodzą się, magma, lawa, wylewa się i wypełnia szczeliny.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.E dato che queste placche tettoniche si stanno spostando, magma e lava, escono a riempire questi buchi.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.És ahol ezek a tektonikus lemezek szétválnak, a magma, a láva tör fel, és tölti be ezeket a hasadékokat.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Et comme ces plaques tectoniques s'écartent, le magma, la lave, remontent et remplissent ces brèches.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.지각판이 갈라지면서 마그마와 용암이 분출되고 골짜기를 메우게 되는거죠
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Mannerlaattojen vetäytyessä toisistaan, ylös purskahtava magma täyttää aukot.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Terwijl deze tektonische platen uit elkaar drijven, komt magma, lava omhoog en vult de holtes op.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Y a medida que se separan estas placas tectónicas aparece magma, lava, que va llenando esos huecos.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.А с раздалечаването на тези тектонични плочи се издига магма, лава и запълва тези процепи.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.ואלו הם למעשה הלוחות הטקטונים שמתרחקים זה מזה. מגמה,לבה יוצאת וממלאת את החללים האלה.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.وبينما تنبسط هذه الصفائح التكتونية بعيدا تأتي الحمم والصخور لتسد تلك الثغرات.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.マグマがわき上がって隙間を埋めます 新しい海底が 目の前で
Ve çok heyecanlılar. Bu da hattın sonundaki ilk levha.다 같이 기뻐했죠. 이게 처음으로 완성된 제품이었거든요.
Ve çok heyecanlılar. Bu da hattın sonundaki ilk levha.И они очень рады - это первая панель с конвейера
Ve çok heyecanlılar. Bu da hattın sonundaki ilk levha.והם מתרגשים כל-כך. זהו הלוח הראשון מחוץ לפס הייצור.
Ve çok heyecanlılar. Bu da hattın sonundaki ilk levha.وهم متشوقون للغاية. ذاك أول فريق خارج الخط
Ve çok heyecanlılar. Bu da hattın sonundaki ilk levha.我が社の事業副部長がボードにキスしているところです。
Yani bütün levhanın oluşturduğu E alan değil. -Ale to je příspěvek pouze od toho jednoho prstence o poloměru "r"!
Yani bütün levhanın oluşturduğu E alan değil. - -אבל זה לא השדה מכל הלוח, אלא רק מטבעת ברדיוס r מהנקודה ממנה מדדנו את הגובה.
Yani takip ettiğimiz diğer bir strateji, silikon levhalar yaratıp onları akordeona benzer yapıda istiflemek.Další postup, který jsem zkusili, je tvorba membrán, které by se navrstvili jako harmonika.

İlgili Sayfalar