İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.První... ta, s kterou jsem natočil film o Bobu Dylanovi před 35 lety.
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.Της πρώτης μου -- αυτής που τράβηξα την ταινία του Μπομπ Ντύλαν 35 χρόνια πριν.
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.Первая - та, на которой я заснял свой фильм о Бобе Дилане 35 лет тому назад.
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.Першої..., тієї, якою я зняв фільм з Бобом Діланом 35 років тому.
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.Първият - онзи, с който снимах филма си за Боб Дилън преди 35 години.
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.זו שבה צילמתי את סרטי על בוב דילן, לפני 35 שנה.
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.التي صورت بها فيلم "بوب ديلان" منذ 35 عامًا
İlk lensim -- 35 yıl önce Bob Dylan filmimi çektiğim lensim.この『King, Murray』は私の作品で
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.이 광선은 분산되고 굴절되어 실제와 같이 작용되고. 시스템은 이 레이저 빔의 경로를 표시합니다.
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.Pemisah sinar dan lensa diwakilkan oleh objek fisik, lalu sistem memproyeksikan jalur sinar laser.
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.Separátory paprsků a čočky jsou reprezentovány fyzickými objekty a systém zobrazuje cestu laserového paprsku.
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.Призмы, зеркала и линзы представлены в виде физических объектов, и система проектирует на них лазерный луч.
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.מפצלי הקרן והעדשות מיוצגים על ידי חפצים פיזיים, והמערכת מקרינה את הנתיב של קרן הלייזר.
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.ويتم تمثيل قاطع الأشعة والعدسات بأشياء مادية، ويقوم النظام باسقاط مسار أشعة الليزر.
Işın dağıtıcılar ve lensler fiziksel objelerle gösterilmiştir, ve sistem lazer ışının çizdiği yolu tasarlıyor.レーザービームの経路が表示されます いわばインタフェースのないインタフェースです
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Aquí está el ojo con el cristalino opaco, se extrajo el cristalino opaco, y se insertó uno acrílico.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Ez itt a szem a homályos lencsével, a homályos lencse helyére akril lencsét helyeztünk be.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Hier is het oog met de ondoorzichtige lens die eruit wordt gehaald en wordt vervangen door een lens van acryl.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Hier ist das Auge mit der getrübten Linse, die getrübte Linse wird entfernt und eine Acryllinse eingesetzt.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.이건 불투명한 수정체입니다. 불투명한 수정체를 적출하고 아크릴 수정체를 삽입했습니다.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.L'occhio con il cristallino opaco, il cristallino viene tolto e sostituito con un cristallino acrilico.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Tässä silmä sumealla linssillä, sumea linssi poistetaan ja akryylilinssi asetetaan tilalle.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.To oko ze zmętnionymi soczewkami. Zostały one usunięte a w ich miejsce umieszczono soczewki akrylowe.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Tu je oko z zamegljeno lečo, ki jo odstranimo in nadomestimo z akrilno lečo.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Zde je oko s neprůhlednou čočkou, neprůhledná čočka se odstraní a místo ní se vloží čirá čočka.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Ето го окото с непрозрачната леща, непрозрачната леща е извадена и е вмъкната акрилна леща.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Здесь глаз ещё с мутным хрусталиком, здесь хрусталик извлечён, а здесь в глаз вставлен акриловый хрусталик.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.Тут око ще з мутним кришталиком, тут кришталик вилучений, а тут в око вставлено акриловий кришталик.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.הנה העין עם עדשה עכורה, מוציאים את העדשה העכורה, ומחדירים עדשה אקרילית.
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.ها هي العين ذات العدسة المعتمة, يتم إخراج العدسة المعتمة و تحل محلها عدسة أكريلية (صناعية).
İşte opak lensi olan göz opak lens çıkarılıyor ve yerine akrilik lens yerleştiriliyor.この混濁したレンズを取り除き アクリルのレンズを挿入しました で、これが治療後の同じ子どもの目です
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.41,600キロ上空の 直径100mのレンズ用のデザインです フットボール場くらいのレンズを想像してください
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.이것의 설계에는 42,000 킬로미터 상공의 지구 동기 궤도와 지름 100미터의 렌즈가 필요했습니다.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.A terv szerint geoszinkron pályán lesz, 40 000 km magasban, 100 méteres lencsével.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Bylo potřeba ho dostat na geosynchronní dráhu 25 000 mil nad Zemí a měl mít čočku o 100metrovém průměru.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Desain ini membutuhkan orbit geosinkron, 26.000 mil di atas sana, lensa berdiameter 100 meter.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.El diseño requería una órbita geosíncrona, 41900 km arriba, lentes de 100 metros de diámetro.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Ich projekt wymagał orbity geosynchronicznej, na wysokości 42 000 km i soczewki o średnicy 100 m.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Návrh vyžaduje geostacionárnu obežnú dráhu, 42 000 kilometrov vysoko, šošovka s priemerom 100 metrov.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Proiectul cerea orbită geosincronă, la 42.000 km înălţime, lentile cu diametru de 100 metri.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Questo progetto prevede un'orbita geosincrona, 42.000 km di quota, una lente di 100 metri di diametro.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Thiết kế này được dùng để thăm dò vật thể quay quanh Trái Đất, cao 25,000 dặm ống kính rộng 100 mét.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Voor het ontwerp hadden ze een geosynchrone baan nodig, 42.000 km hoog, met een lens van 100 meter diameter.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Ο σχεδιασμος απαιτούσε γεωσύγχρονη τροχιά σε ύψος 40.000 χιλιομέτρων, με φακό διαμέτρου 100 μετρών.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Дизайн требовался для геостационарной орбиты, 42 км от земли, 100 метров диаметр линзы.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.Проектът е изисквал геосинхронна орбита, на 26 хил. мили височина, с лещи с диаметър 100 м.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.התכנון דרש מסלול גיאוסינכרוני בגובה 42,000 קילומטר ועדשה בקוטר 100 מטר.
Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.التصميم استدعى إلى مدار ملازم للأرض، 26,000 ميل فوق الأرض، وعدسة قطرها 100 متر
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Aby zrobić soczewkę, dzieli się ją na panele i dodaje zawiasy.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.A lencse kisebb panelekből áll, amiket zsanér köt össze.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Für die Linse unterteilt man die Segel und fügt biegsame Verbindungen hinzu.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.렌즈를 여러 개로 나눠 굴곡을 더합니다.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Lečo razdelimo, dodamo pregibe.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Những miếng kính gấp lại, bạn phải chia nhỏ tấm kính, thêm vào đường gợn sóng.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Para los lentes, se dividen los paneles, se agregan articulaciones.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Pentru lentile, împarţi panourile, adaugi îmbinări.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Pour les lentilles, il faut les décomposer en panneaux, ajouter des articulations,
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Prendete la lente, la dividete in pannelli, aggiungete delle cerniere.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Rozdelíte šošovku na diely, pridáte ohybné prvky.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Složená čočka, rozdělíte panely, přidáte průhyby.