leke ile cümle
leke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.40
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.'Empowerment' door middel van werkgelegenheid - doorbreken van de stigmatisering.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.Et donner le pouvoir par le travail -- réduire le stigmate.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.Iar împuternicirea prin angajare -- reducerea stigmatului.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.그리고 고용을 통해서 여성의 힘을 강화하고 편견을 없앱니다.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.Và sự trao quyền lực qua công việc -- làm giảm bớt ưự kì thị.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.Wzmocnienie przez zatrudnienie - zmniejszanie piętna.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.Y el poder que da el empleo... reduce el estigma.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.И даване на възможности чрез трудова заетост -- намаляване на стигмата.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.И расширение возможностей посредством занятости снижает стигму.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.העצמה באמצעות העסקה. הסרת הסטיגמות.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.و التحفيز من خلال التوظيف. محو وصمة العار.
Ve bunun istihdam yoluyla güçlendirilmesi... ...lekelenmişlik duygusunu azaltıyor.恥辱をなくしていくのです 「希望があります
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---Aztán "Egy hatalmas foltot pillantott meg a szőnyeg közepén." (Nevetés)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---En: "Hij bemerkte een grote vlek in het midden van het tapijt." (Gelach)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---Et, "Il remarqua une grosse tâche au milieu du tapis." (rires)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---(Gelächter)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---I: "Zauważył wielką plamę na środku dywanu". (Śmiech)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---그리고, " 그는 깔개의 중앙에 있는 얼룩을 알아챘습니다. (웃음)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---Questo è "Notò una grande macchia al centro del tappeto." (Risate)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---Și "El observă o pată mare în mijlocul carpetei". (Râsete)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---Và, "Anh ấy thấy một vết ố lớn ở giữa thảm." (Tiếng cười)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---И "Той забеляза голямо петно в средата на килима." (смях)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---"Он заметил пятно на ковре". (Смех)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---ו"הוא הבחין בכתם גדול במרכז השטיח." (צחוק)
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---و قد "لاحظ بقعه كبيرة في وسط البساط". (ضحك).
Ve, "O halının ortasında koca bir leke olduğunu fark etti." ---(笑) 表現が英国風の殺人推理ものの絵は
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.Asadar, majoritatea moliilor aveau aceasta variatie, altele banuiesc aveau mai multe picatele altele.
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.대부분의 회색나방들은 이러한 생김새를 가지고 있었습니다. 한 종류의 변이죠 다른 한 종류의 변이는 좀 더 짙은 회색의 날개를 가지고 있다고 볼수있겠습니다
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.La maggior parte delle falene aveva questa caratteristica, potremmo chiamarle più betularie delle altre.
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.Mezi drsnokřídleci byly určité rozdíly. Někteří byli více skrvnití, takže vypadali třeba takto.
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.Większość krępaków wyglądała tak, część była pewnie ciemniejsza, miała więcej plamek niż reszta.
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.Отже, більшість даних комах мали цю варіацію, деякі з них, думаю, мали більше плям на своєму тілі за інших.
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.Так вот, большинство пядениц были только такими, а некоторые из них были более пятнистыми, чем другие.
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.أغلب الفرشات المنقطة لها بعض الاختلافات، فبعضها كما أظن يمكن أن نقول أنه منقطة أكثر من غيرها
Yani, çoğu güvelerde sadece bu çeşitlilik vardı, bazıları sanırım diğerlerinden daha lekeliydi.他のヤツより、斑点(はんてん)が多い。 こんなやつもいるし。ちょっと色を変えて。白でいこうか。
Yoksa bolluktan, ‹Kimmiş RAB?› diye seni yadsır, Ya da yoksulluktan çalar Ve Tanrımın adını lekelemiş olurum.혹 내가 배불러서 하나님을 모른다 여호와가 누구냐 할까 하오며 혹 내가 가난하여 도적질하고 내 하나님의 이름을 욕되게 할까 두려워함이니이다
Yoksa bolluktan, ‹Kimmiş RAB?› diye seni yadsır, Ya da yoksulluktan çalar Ve Tanrımın adını lekelemiş olurum.פן אשבע וכחשתי ואמרתי מי יהוה ופן אורש וגנבתי ותפשתי שם אלהי׃
Yoksa bolluktan, ‹Kimmiş RAB?› diye seni yadsır, Ya da yoksulluktan çalar Ve Tanrımın adını lekelemiş olurum.لئلا اشبع واكفر واقول من هو الرب. او لئلا افتقر واسرق واتخذ اسم الهي باطلا
Yoksa bolluktan, ‹Kimmiş RAB?› diye seni yadsır, Ya da yoksulluktan çalar Ve Tanrımın adını lekelemiş olurum.恐 怕 我 飽 足 不 認 你 、 說 、 耶 和 華 是 誰 呢 . 又 恐 怕 我 貧 窮 就 偷 竊 、 以 致 褻 瀆 我 神 的 名
Yoksa bolluktan, ‹Kimmiş RAB?› diye seni yadsır, Ya da yoksulluktan çalar Ve Tanrımın adını lekelemiş olurum.恐怕 我 飽足 不 認 你 、 說 、 耶和華 是 誰呢 . 又 恐怕 我 貧窮 就 偷竊 、 以致 褻瀆 我 神 的 名