Ben lehindeyim, hakikatten.J'y suis favorable, en fait.
Ben lehindeyim, hakikatten.Og jeg er fortaler, faktisk.
Ben lehindeyim, hakikatten.Şi eu sunt de acord, de fapt.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.A já jsem pro, samozřejmě, že jsem.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.Jestem jej zwolennikiem, to oczywiste.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.저는 이것을 긍정적으로 생각합니다. 당연한 거지만요.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.Natuurlijk ben ik er voor.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.Và tôi thật sự rất vui mừng, tất nhiên rồi.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.ואני בעד, בעצם. כמובן.
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.وفي الحقيقة أنا أؤيد، بالطبع أؤيد..
Ben lehindeyim, hakikatten. Şüphesiz öyleyim.とりわけ旧来の技術が機能しなくなったり
Ben lehindeyim, hakikatten.Und ich bin wirklich dafür.
Ben lehindeyim, hakikatten.Y realmente estoy a favor.
Ben lehindeyim, hakikatten.Звісно, що я "за".
Ben lehindeyim, hakikatten.И всъщност аз съм за това.
Ben lehindeyim, hakikatten.Я на самом деле сторонник подобных технологий.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Cred că am o înclinaţie spre dialecte.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Debo tener buen oído para los dialectos.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Ik moet een verbazingwekkend oor voor dialecten hebben.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Musím mít úžasný talent na dialekty.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Tôi phải có một tai tuyệt vời cho các tiếng địa phương.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Zgleda, da sem naravni talent za narečja.
Ben muhteşem kulak sahibiyim lehçeler için.Πρέπει να έχω τα ιδανικά αυτιά για τις διαλέκτους.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Chỉ là tôi thích nó, say sưa với nó.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Eu, pur şi simplu, sudez.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Eu simplesmente atiro-a lá para dentro.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Ich schmeiße es praktisch darauf.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Ik kwak het er maar een beetje op.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Io lo lascio colare in quantita'
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Ja to mám rád, len do hodiť k tomu.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Je le fais comme ça, à l'arrache.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.전 그냥 그걸 집어넣습니다.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Po prostu wrzucam materiał.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Εγώ απλώς το πετάω μέσα.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Аз просто някак го хвърлям вътре.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.Я просто люблю добавлять серебро прямо туда.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.אני פשוט אוהב לזרוק את זה פנימה.
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.أنا فقط أحب إستخدامها .
Ben sanki lehimi içeri atıyorum.実際の宝石工は半田をほんの少ししか使いません
Bu iki ülkeyi kullanarak demokrasinin aleyhine değil lehine olan bir sonuç çıkaracağım.Hodlám tyto dvě země použít jako ekonomický argument pro demokracii než proti ní.
Bu iki ülkeyi kullanarak demokrasinin aleyhine değil lehine olan bir sonuç çıkaracağım.Userò queste due nazioni per argomentare a favore della democrazia, anziché metterla in cattiva luce.
Bu iki ülkeyi kullanarak demokrasinin aleyhine değil lehine olan bir sonuç çıkaracağım.Voi folosi aceste două țări pentru a aduce un argument economic pro democrație, nu anti-democrație.
Bu iki ülkeyi kullanarak demokrasinin aleyhine değil lehine olan bir sonuç çıkaracağım.Ще използвам тези две държави, за да представя икономически аргумент в полза на демокрацията.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A gdy przestał mówić, porzucił czeluść z ręki swej, i nazwał miejsce ono Ramat Lechy.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A když přestal mluviti, povrhl čelist z ruky své, a nazval to místo Ramat Lechi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A stalo sa, keď dohovoril, že odhodil čelusť zo svojej ruky a nazval to miesto Rámat-lechi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Cuando acabó de hablar, arrojó la quijada de su mano. Y llamó a aquel lugar Ramat-leji
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Dupăce a isprăvit de vorbit, a aruncat falca din mînă. Şi locul acela s'a numit Ramat-Lehi (Aruncarea fălcii).
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.E acabando ele de falar, lançou da sua mão a queixada; e chamou-se aquele lugar Ramá-Leí.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.És mikor ezt elmondotta, elvetette kezébõl az állcsontot, és elnevezé azt a helyet Ramath-Lehinek.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.In ko je to izrekel, vrže čeljust iz roke, in tisti kraj imenuje Ramat-lehi [T. j. Grič čeljusti.].
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Khi người đã nói xong , bèn ném cái hàm lừa khỏi tay mình , và đặt tên chổ đó là Ra-mát-Lê-chi .
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Khi người đã nói xong, bèn ném cái hàm lừa khỏi tay mình, và đặt tên chổ đó là Ra-mát-Lê-chi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.말을 마치고 턱뼈를 그 손에서 내어던지고 그곳을 라맛 레히라 이름하였더라
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Med disse Ord kastede han Kæbebenet fra sig, og derfor kaldte man Stedet Ramat Lehi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.När han hade sagt detta, kastade han käken ifrån sig. Och man kallade den platsen Ramat-Lehi .
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Quand'ebbe finito di parlare, gettò via la mascella; per questo, quel luogo fu chiamato Ramat-Lechi
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Quand il eut achevé de parler, il jeta de sa main la mâchoire. Et l`on appela ce lieu Ramath Léchi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Sen sanottuaan hän heitti leukaluun kädestänsä. Niin sen paikan nimeksi tuli Raamat-Lehi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Setelah itu, ia membuang tulang rahang itu. Itu sebabnya tempat tersebut dinamakan Ramat-Lehi