Ana içeriğe geç
Sözlük

lego ile cümle

lego kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Lego Legends of Chima, Lego firmasının 2013'te piyasaya sürülen markası.Lego Legends of Chima on Lego Groupin tuottama lelusarja, joka lanseerattiin tammikuussa 2013.
Erişim tarihi: 2010-07-28. ^ "LEGO: The Adventures of Clutch Powers" (İngilizce).Besøkt 28. juli 2010. ^ «LEGO: The Adventures of Clutch Powers».
Legolas buraya gelmekte çok ısrar etmiştir.Narvaez bestemte seg for å reise dit.
Erişim tarihi: 2010-07-28. ^ "LEGO: The Adventures of Clutch Powers" (İngilizce).Diakses tanggal 2010-07-28. ^ "LEGO: The Adventures of Clutch Powers".
Lego Indiana Jones: The Original Adventures 2008 yazında çıkmış bir oyundur.Permainan video lain, Lego Indiana Jones: The Original Adventures dikeluarkan pada 3 Juni 2008 di AS.
Merry ile Pippin kaçırıldı; Aragorn, Legolas ve Gimli onları takip ettiler.Sau khi biết được cuộc phục kích của Éomer, Aragorn, Legolas và Gimli khám phá ra dấu vết của Merry và Pippin.
Erişim tarihi: February 5, 2014. ^ "The LEGO Movie (2014)".Truy cập ngày 11 tháng 2 năm 2014. ^ “The Lego Movie (U)”.
Örneğin; Legolas bir man’dir (erkektir), bir Man (insan) değildir.しかしかれは純正なムスリムであり、多神教徒の仲間ではなかったのである。
Boromir ve Legolas daha sonra düşünüldü.波羅莫及勒苟拉斯在後來才出現。
Lego City Undercover, TT Fusion tarafından Wii U için üretilen Aksiyon-macera video oyunudur.《레고 시티 언더커버》(Lego City Undercover)는 Wii U용 레고 시티 액션 어드벤처 게임이다.
2011 yılında, Ed Sheeran'ın Lego House adlı klibinde oynamıştır.בשנת 2011, שיחק גרינט בווידאו קליפ לשיר "Lego House" של אד שירן.
Kuyutorman elfleri (Legolas örneğinde görüldüğü gibi) ise görece kısa yay kullanırdı.גם הרב יעקב חרל"פ שימש בתפקיד לתקופה קצרה.
Aragorn, Gimli ve Legolas da yardım için buraya gelmiştir.Арагорн, Гимли и Леголас пристигат с армията на мъртвите.
2008 yılında, LucasArts, Lego Indiana Jones: The Original Adventures adlı oyunu yayınladı.През празниците на 2008 конзолите бяха в пакет с Lego Indiana Jones: The Original Adventures и Kung Fu Panda.
1930'ların sonlarına dogru LEGO 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesine ragmen kar yapıyordu.Di akhir 1930-an, LEGO menghasilkan banyak keuntungan bahkan ketika pecah perang dunia kedua.
1930'ların sonlarına dogru LEGO 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesine ragmen kar yapıyordu.Eind 1930, Lego maakte winst. Zelfs toen de tweede wereldoorlog uitbrak.
1930'ların sonlarına dogru LEGO 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesine ragmen kar yapıyordu.W latach 30. LEGO dobrze radziło sobie na rynku pomimo wybuchu II Wojny Światowej.
1930'ların sonlarına dogru LEGO 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesine ragmen kar yapıyordu.Στα τέλη του 1930, η LEGO έκανε μια περιουσία αν και ο Δεύτερος Παγκόσμιος Πόλεμος ξέσπασε.
1930'ların sonlarına dogru LEGO 2.Dünya Savaşı'nın patlak vermesine ragmen kar yapıyordu.في أواخر الثلاثينات من القرن العشرين كانت الشركة ليغو تحقق ربحاً حتى عندما اندلعت الحرب العالمية الثانية
"2005 yılından itibaren LEGO bu durumu benimseyip, ürünlerini özellikle erkek çocuklarına sunmakta.""Dal 2005 LEGO ha accettato la cosa, indirizzandosi quasi esclusivamente ai maschietti.
"2005 yılından itibaren LEGO bu durumu benimseyip, ürünlerini özellikle erkek çocuklarına sunmakta."Siden 2005 har LEGO forstærket det, ved næsten kun at markedsføre LEGO til drenge.
Ahşap oyuncaklara devam etmeyip sadece LEGO Sistem'e devam etme kararı alması gerekiyordu.Myśląc do przodu, porzucił produkowanie z drewna i skupił się tylko na klockach LEGO.
Ahşap oyuncaklara devam etmeyip sadece LEGO Sistem'e devam etme kararı alması gerekiyordu.Ole pensou que talvez a companhia precisava de um bom nome
Ama bütün bunların nasıl başladıgını hiç düsününüz mü ve adına neden Lego dendiğini?Ale czy zastanawiałeś się jak powstał pierwszy i czemu ktoś nazwał go Lego?
Ama bütün bunların nasıl başladıgını hiç düsününüz mü ve adına neden Lego dendiğini?Aλλά αναρωτηθήκατε ποτέ πως ξεκίνησαν όλα και γιατί λέγεται LEGO?
Ama bütün bunların nasıl başladıgını hiç düsününüz mü ve adına neden Lego dendiğini?Maar heb je er ooit bij stil gestaan hoe dit steentje is ontstaan en waarom het Lego genoemd wordt?
Ama bütün bunların nasıl başladıgını hiç düsününüz mü ve adına neden Lego dendiğini?Tapi pernahkah Anda tahu bagaimana semuanya dimulai dan mengapa ini disebut Lego?
Ama bütün bunların nasıl başladıgını hiç düsününüz mü ve adına neden Lego dendiğini?ولكن هل تساءلت يوماً كيف بدأ كل شيء ؟ ولماذا سميت بالـ ليغو؟
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Ale plastikowe zabawki odniosły sukces dopiero, gdy LEGO wypuściło na rynek traktorek Ferguson.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Maar het was pas toen Lego de eerste Fergusson tractor lanceerde dat het plastiek speelgoed een succes werd.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Tapi adalah ketika LEGO pertama kali meluncurkan traktor Ferguson besar, mainan plastik pun menjadi sukses.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.Αλλά όταν η LEGO για πρώτη φορά λάνσαρε το μεγάλο τρακτέρ Ferguson, τα πλαστικά παιχνίδια έγιναν επιτυχία.
Ama LEGO ilk büyük Ferguson Traktörünü çıkardığı zaman,plastik oyuncaklar basarıya ulasmıstı.ولكن نجاح الدمى البلاستكية الكبير أتى عندما أطلقت ليغو للمرة الأولى جرار فيرجسون الرائع.
Aynı sene,LEGO, ilk sistemli LEGO üretimine basladı.Dat zelfde jaar, begon Lego met de productie van het eerste systeemspeelgoed.
Aynı sene,LEGO, ilk sistemli LEGO üretimine basladı.Pada tahun yang sama, LEGO mulai memproduksi sistem bermain LEGO yang pertama.
Aynı sene,LEGO, ilk sistemli LEGO üretimine basladı.W tym samym roku LEGO zaczęło produkować zabawki obudowane systemem.
Aynı sene,LEGO, ilk sistemli LEGO üretimine basladı.Ενδιαφέρον... Την ίδια χρονιά, η LEGO άρχισε να παράγει το πρώτο σύστημα παιχνιδιού LEGO.
Aynı sene,LEGO, ilk sistemli LEGO üretimine basladı.في نفس هذه السنة , بدأت LEGOبأنتاج اول نظام لعب خاص بـLEGO
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Ayah saya sangat percaya pada kemungkinan tak terbatas dari sistem LEGO.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Mijn vader geloofde stellig in de eindeloze mogelijkheden van het Lego systeem.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Mój ojciec wierzył zaś w nieskończone możliwości LEGO.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Ole:
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Ο πατέρας μου πίστευε ακράδαντα στις άπειρες δυνατότητες του συστήματος LEGO.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.والدي يعتقد اعتقادا راسخا باحتمالات لا نهاية لها في نظام الـLEGO
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Chính họ mới phải học cách làm việc gì đó khác. Chẳng hạn đứa trẻ chỉ chú tâm vào trò chơi Lego.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.De er nødt til at lære at lave noget andet. Lad os sige, at barnet er fikseret på Lego.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Devono imparare come fare qualcos'altro. Diciamo che il bambino è fissato coi Lego.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Ei trebuie sa invete cum sa faca si altceva. Sa presupunem ca un copil este fixat pe jocul de Lego.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Ellos tienen que aprender cómo hacer algo más. Supongamos que un niño tiene una fijación con los ladrillitos.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Heidän pitää oppia tekemään muuta. Sanotaan, että lapsi on kiintynyt Legoihin.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Ils doivent apprendre à faire d'autres choses. Prenons un enfant qui fait une fixation sur les légos.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.다른 것을 어떻게 하는지도 배워야만 합니다. 한 아이가 레고에 집착하고 있다고 해보죠.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Man måste lära sig att göra andra saker.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Meg kell tanulniuk valami mást csinálni. Mondjuk a gyerek a Lego megszállottja.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Mereka harus belajar untuk mengerjakan hal lain. Misalnya anak tersebut terpaku pada Lego.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.One muszą nauczyć się czegoś nowego. Dziecko ma obsesję na temat Lego?
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Sie müssen lernen, etwas anderes zu machen.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Têm de aprender a fazer outras coisas.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Tyto děti se musí naučit, jak dělat něco jiného. Řekněme, že dítě má fixaci na Lego.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.Ze moeten leren om ook iets anders te doen. Neem een kind dat altijd met Lego speelt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod