Ana içeriğe geç
Sözlük

le ile cümle

le kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu yemek, sağlıklı, lezzetli ve ucuz.This meal is healthy, delicious and cheap.
Lena bir gençlik dergisini okuyor.Lena is reading a teen magazine.
Çikolata için teşekkürler. Lezzetliydi.Thanks for the chocolate. It was delicious.
Bu restorandaki köri pilavı lezzetli.The curry rice at this restaurant is delicious.
Çok fazla tuz, lezzeti öldürür.Too much salt will kill the flavor.
Kim Lehçe öğrenmek ister?Who wants to learn Polish?
Kim lehçe öğrenmek istiyor?Who wants to learn Polish?
Doğruyu söylemek gerekirse, ben hiç onun lehinde değilim.To tell the truth, I'm not in favor of it at all.
Benim mavi elbisemde bir kan lekesi ortaya çıktı.My blue dress appeared with a blood stain.
Bu balık lezzetlidir.This fish is delicious.
Ben lezbiyenim.I'm a lesbian.
Onlar lezbiyen.They're lesbians.
O bu gece Leningrad'a gidiyor.He's leaving for Leningrad tonight.
Lebkuchen geleneksel Alman Noel kurabiyesidir.Lebkuchen are a traditional German Christmas cookie.
O, İskoç lehçelerinin farklı yönlerini kullanır.She uses different aspects of Scottish dialects.
Yemek lezzetliydi.The food was delicious.
Bizim lezzetli kahvemiz taze kavrulmuş kahve çekirdeklerinden yapılır.Our delicious coffee is made from freshly roasted coffee beans.
Kurabiyeler için teşekkürler. Onlar lezzetliydi.Thanks for the cookies. They were delicious.
Akşam yemeği çok lezzetliydi.The dinner was so tasty.
Bu elmalar çok lezzetli!These apples are so delicious!
Bu restoran lezzetli yemekler servis eder.This restaurant serves savoury meals.
Lexus 1983 yılında Toyota tarafından yapılmıştır.Lexus was founded in 1983 by Toyota.
Tom gıcır gıcır Lexusunu çarptı.Tom crashed his brand-new Lexus.
Mark ve Leonor ilişkilerini kestiler.Mark and Leonor broke off their relationship.
Mary kendini lezbiyen olarak açıklıyor.Mary declares herself to be a lesbian.
Ben buna karşı değilim ama bunun lehinde de değilim.I'm not against it, but I'm not for it, either.
Benim de itirazım yok, ama bunun lehinde değilim.I have no objection, but I'm not in favor of it, either.
Bu deodorant, gömlek üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on the shirt.
Bu deodorant, gömleğimin üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on my shirt.
Senin kravatında bir kahve lekesi var.There's a coffee stain on your necktie.
Letonya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Latvia?
Luis Leal, Meksikalı-Amerikalı bir yazardı.Luis Leal was a Mexican-American writer.
Onu seviyorum ama o bir lezbiyen.I love her, but she's a lesbian.
Bu balık lezzetli.This fish is delicious.
Lehçe dili ilginçtir.The Polish language is interesting.
Elma lezzetliydi.The apple was tasty.
Milan'ın belediye başkanı Letiza Moratti.Milan's mayor is Letizia Moratti.
Milano Belediye Başkanı Letizia Moratti'dir.Milan's mayor is Letizia Moratti.
Tom benim onun kontak lenslerini bulmasına yardım etmemi istedi.Tom asked me to help him find his contact lens.
Leon Alman Havacılık ve Uzay Merkezi için çalışıyor.Leon works for the German Aerospace Center.
Kasap bir öküz leşinin kemiğini çıkarıyordu.The butcher was deboning a steer carcass.
Kontakt lensimi bulmama yardım edin.Help me find my contact lens.
Bu levhada ne yazılıdır?What's written on this sheet?
Bu mor leke nedir?What's this purple stain?
Tom'un vücudunun her yerinde kırmızı lekeler var.Tom has red spots all over his body.
Tom benim kontakt lensimi buldu.Tom found my contact lens.
Sevişmek dünyanın en lezzetli şeyidir.To make love is the world's most delicious thing.
Leopold, o bana fısıldadı, kendini dizginle.Leopold, she whispered to me, restrain yourself.
Lev Tolstoy, vejetaryen idi.Leo Tolstoy was a vegetarian.
Lev Tolstoy vejetaryendi.Leo Tolstoy was a vegetarian.
Aşçı lezzetli yemekler hazırlar.The cook prepares delicious meals.
Birkaç ay önce Bay Lemond'dan bir davet aldım.A few months ago I received a call from Mr Lemond.
Biz kırmızı şarabın peynirle lezzetli olduğunu unutmamalıyızWe musn't forget that red wine is delicious with cheese.
Hiçbir şey lezzetli bir yemekten daha iyi olmaz.There's nothing better than a delicious meal.
Yediğim tatlılar lezzetliydi!The sweets I ate were delicious!
Onlar Bay Jones lehine oy vereceklerine ikna oldular.He is convinced that they will vote in favour of Mr Jones.
Biz leb demeden leblebiyi anlayabiliriz.We can take a hint.
Leb demeden leblebiyi anlayabiliriz.We can take a hint.
Bu Lehçe atasözü biliyor musun?Do you know this Polish proverb?
Bu kek lezzetli.This cake is delicious.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod