le ile cümle

le kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sincap, bu çam fıstıkları lezzetli dedi.These pine nuts are delicious, said the squirrel.
Lesotho tamamen Güney Afrika ile çevrilidir.Lesotho is entirely surrounded by South Africa.
Lezzetli bir Kore restoranı biliyor musunuz?Do you know a delicious Korean restaurant?
O, çamaşırları leğenin içine koydu.He put the clothes in the washtub.
Leylek şehrin üzerinde uçuyordu.The stork was flying above the city.
Leylekler gerçekten tek bacak üzerinde mi dururlar?Do storks really stand on one leg?
Mary'le mi mesajlaşıyorsun?Are you texting Mary?
Abraham Lucy üzerine Joseph'le bir kavgaya karıştı.Abraham got into a fight with Joseph over Lucy.
Kim, Ken'le birlikte yaşıyor.Kim lives together with Ken.
Kurabiyeleri Jim'le paylaşacaksın, değil mi?You'll share the cookies with Jim, okay?
Rusya "Güvenli Selfie'ler" adında yeni bir kamu güvenliği kampanyası başlattı.Russia has just launched a new public safety campaign called "Safe Selfies".
O ne tür bir leke?What kind of stain is that?
Bu gece yemek çok lezzetli.The food is very yummy tonight.
Mary bir lezbiyendir.Mary is a lesbian.
Caty lezbiyendir.Caty is lesbian.
Gömlekten kan lekelerini nasıl çıkarabilirim?How can I remove the spots of blood from the shirt?
Laboratuvar önlüğündeki leke gümüş nitrat yüzünden.The stain on the lab coat is due to silver nitrate.
Ne zamandan beri lens takıyorsun?Since when are you wearing contacts?
Ne kadar süredir kontak lens takıyorsun?How long have you been wearing contacts?
Ne zaman kontak lens takmaya başladın?When did you start wearing contacts?
Mary'le ilgili her şeyden nefret ediyorum.I hate everything about Mary.
Tom gömleğindeki lekeye şaşkınlık içinde baktı.Tom looked in consternation at the stain on his shirt.
O leş gibi kokuyor.That stinks.
Leylak rengi ismini leylak çiçeğinden aldı.The color of lilac is named after the lilac flower.
İstatistikler lehimizde.The statistics are in our favor.
İstatistikler sizin lehinize.The statistics are in your favor.
Kurabiyeler lezzetliydi.The cookies were delicious.
Tom'un pişirdiği kek gerçekten lezzetli görünüyordu.The cake that Tom baked looked really delicious.
Tom'un gömleğinin üzerinde kan lekeleri vardı.Tom's shirt had blood stains on it.
Tom; Mary, John ve Alice'le birlikte dağa tırmandı.Tom climbed the mountain with Mary, John and Alice.
Herhangi bir doğum leken var mı?Do you have any birthmarks?
Doğum leken var mı?Do you have a birthmark?
Tom lekros oynar.Tom plays lacrosse.
Lezzetli yiyecek ve içecekler servis edildi.Delicious refreshments were served.
Hakim onun lehine karar verdi.The judge ruled in her favor.
Tom Meryem'le hiç konuşmaz.Tom never talks to Mary.
Bu yemek gerçekten lezzetli.This food truly is tasty.
Derdimi anlatabilecek kadar Lehçe konuşurum.I speak a little Polish, just enough to make myself understood.
Bu lezzetli. Bu nedir?This is delicious. What is it?
O kek lezzetliydi.That cake was delicious.
Piliç lezzetliydi.The chicken was delicious.
Ben özellikle leylağın kokusunu severim.I especially like the smell of lilacs.
Nanay tarafından hazırlanan viand lezzetlidir.The viand prepared by Nanay is delicious.
Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.Deep-fried food is delicious.
Polisin Tom'un yatağının altında bulduğu gömlekte kan lekeleri vardı.There were blood stains on the shirt that the police found under Tom's bed.
Bu şarkı 1950'lerde çok popülerdi.This song was very popular in the 1950s.
Tom'un kontak lenslerini bulamadık.We couldn't find Tom's contact lens.
Tom bir levye ile öldürüldü.Tom was killed with a crowbar.
Mary'nin güveci o kadar lezzetliydi ki Tom ikinci bir porsiyon aldı.Mary's stew was so delicious that Tom had a second helping.
Marcela 80'lerin müziğini dinlerdi.Marcela used to listen to 80's music.
Hayatımdaki erkeksizlik nedeniyle, lezbiyen olmayı düşünüyorum.With the lack of men in my life, I'm considering turning lesbian.
Onlar çarkıfelek meyvesine dayanamaz fakat sanırım o lezzetli.They can't stand passionfruit, but I think it's delicious.
Tom ve John'un Meryem'le ilgili tartışması yumruklaşmayla neticelendi.Tom and John had an argument about Mary that ended in a punch-up.
Neden Çin'i bu kadar lekelemekten hoşlanıyorsun?Why do you like smearing China so much?
Yanağında ruj lekesi var.You have lipstick on your cheek.
Bu pilav olabilir ama tamamen lezzetsiz.This may be pulao, but it's completely flavourless.
Tom Meryem'le konuşmaktan korkuyor.Tom is scared to talk to Mary.
Puran Poli'ler hurma suyu kullanılarak yapılır.Puran Polis are made using jaggery.
O kendi lezzetli yemeğini yapar.He's good at making food.
70'lerin müziğini sevmiyorum.I don't like 70's music.

İlgili Sayfalar