Ana içeriğe geç
Sözlük

le ile cümle

le kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Domates sosunu ne kadar uzun kaynatırsan o kadar lezzetli olur.The longer you let the tomato sauce simmer, the tastier it will be.
Benim puding sonunda gerçekten lezzetliydi.My pudding was really delicious in the end.
Onun lehinde olacağım.I'd be in favor of that.
Mantı lezzetliydi.The pasty was delicious.
Kurabiyeler lezzetli.Cookies are delicious.
Bu kurabiyeler lezzetliler.These cookies are delicious.
Bu kurabiyeler kesinlikle lezzetliler.These cookies are absolutely delicious.
Kurabiyeler lezzetli değil mi?Aren't cookies delicious?
Kek lezzetliydi.The cake was delicious.
Pasta lezzetliydi.The pie was delicious.
İkinci Dünya Savaşından önce Finlandiya ve Rusya arasındaki sınır Leningrad'a yakındı.Before WWII, the border between Finland and the USSR was near Leningrad.
Babası Letonya'daki bir Alman gazetesinin editörüydü.Her father was the editor of a German newspaper in Latvia.
Düzeltici lenslere ihtiyacım var.I need corrective lenses.
Fransız tostu lezzetlidir.French toast is delicious.
Ben İtalyan lehçemi seviyorum.I love my Italian dialect.
Ne zaman kontak lens kullanmaya başladın?When did you start using contact lenses?
Tüm lehçeler eşittir.All dialects are equal.
Tom'un yaptığı pasta lezzetliydi.The pie that Tom made was delicious.
Bu mekân lezzetli tatlılarıyla tanınır.This place is known for its delicious desserts.
Bu yer lezzetli tatlılarıyla tanınır.This place is known for its delicious desserts.
Rus astronot Aleksey Leonov 18 Mart 1965'ye ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi.Russian cosmonaut Alexei Leonov performed the first spacewalk on March 18, 1965.
Rus kozmonot Aleksey Leonov 18 Mart 1965'ye ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi.Russian cosmonaut Alexei Leonov performed the first spacewalk on March 18, 1965.
Jüpiter'in Büyük Kırmızı Leke'si dev bir fırtınadır.Jupiter's Great Red Spot is a giant storm.
İki Letonyalının olduğu yerde üç siyasi parti vardır.Where there are two Latvians, there are three political parties.
Gözleme çok lezzetli.The waffle is very tasty.
Hangisi öğrenmek için daha kolaydır, Lehçe mi yoksa Çekçe mi?Which is easier to learn, Polish or Czech?
Hangisini öğrenmek daha kolaydır, Lehçe mi yoksa Çekçe mi?Which is easier to learn, Polish or Czech?
O pizza lezzetli görünüyor.That pizza looks delicious.
Sodyum sokak lambaları LEDlerle yer değiştiriliyor.Sodium streetlights are being replaced by LEDs.
Aha! O çok lezzetli görünüyor.Aha! That looks very tasty.
Zemin üzerinde kan lekeleri vardı.There were blood stains on the floor.
Zaman onların lehine.Time is on their side.
Tom kilidi levye ile açtı.Tom jimmied the lock.
Kan lekesi çıkarılamaz.The blood stain can't be removed.
Pasta çok lezzetliydi.The cake was very delicious.
Çince on büyük lehçe grubuna ayrılır.Chinese is divided into ten major dialect groups.
Kantonca, Yue grubunun prestij lehçesidir.Cantonese is the prestige dialect of the Yue group.
Son zamanlarda hiç Bay Leblanc'la iletişim içinde oldun mu?Have you been in contact with Mr. Leblanc lately?
İki tane aslan Leipzig, Almanya'daki bir hayvanat bahçesinden kaçtı.Two lions have escaped from a zoo in Leipzig, Germany.
Letonya dilini öğrenmek istiyorum.I would like to learn Latvian.
Ben temel düzeyde Lehçe okuyabilirim.I can read Polish at a basic level.
Yemek lezzetli.The food is delicious.
Onlar bir leopar kadar hızlıdırlar.They are as quick as a leopard.
Yabanmersinli turta lezzetliydi; akşamın sonunda hiç kalan turta yoktu.The blueberry pie was delicious; there was none left at the end of the evening.
Onun deri lezyonları cüzamdan kaynaklanır.His skin lesions are caused by leprosy.
Bu restorandaki yemekler lezzetsiz.The food in this restaurant is tasteless.
Bu restorandaki yemek lezzetsiz.The food in this restaurant is bland.
Açık sınırların lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you for or against open borders?
Garsona her şeyin lezzetli olduğunu söyledik.We told the waiter that everything was delicious.
Akşam yemeği lezzetliydi.Dinner was delicious.
Gözlükler benim için kontakt lenslerden daha kullanışlıdır.Glasses are more convenient for me than contact lenses.
Lezzetli bir akşam yemeğine çıkacağız.We'll have a delicious dinner.
Akşam yemeği her zamanki gibi lezzetliydi.Dinner was delicious as usual.
Kalibata tren istasyonunun önünde satılan sarı pirinç çok lezzetli.The yellow rice sold in front of Kalibata train station is very delicious.
Lehte aleyhte önerileri tarttık.We weighed the pros and cons.
Havyar edinilmiş bir lezzettir.Caviar is an acquired taste.
Tahvil ihracı lehinde oy verdim.I voted for the bond issue.
Lezzet sansasyonel.The flavor is sensational.
Bu lezzetli mi?Is it tasty?
Kuzey Çin lehçesi öğreniyorum.I'm learning Mandarin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod