Ana içeriğe geç
Sözlük

leş ile cümle

leş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Les MillesLes Milles
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Bo gdziekolwiek będzie ścierw, tam się zgromadzą i orły.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Där åteln är, dit skola rovfåglarna församla sig.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Di mana ada bangkai, di situ ada burung pemakan bangkai.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Dovunque sarà il cadavere, ivi si raduneranno gli avvoltoi
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.En quelque lieu que soit le cadavre, là s`assembleront les aigles.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Hvor Ådselet er, der ville Ørnene samle sig.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Hvor åtselet er, der skal ørnene samles.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Kjerkoli je mrhovina, tam se bodo zbirali orli.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.주검이 있는 곳에는 독수리들이 모일찌니라
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Lebo kdekoľvek bude mŕtvola, tam sa shromaždia aj orli.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Mert a hol a dög, oda gyûlnek a keselyûk.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Missä raato on, sinne kotkat kokoontuvat.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Neboť kdežkoli bude tělo, tuť se sletí i orlice.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Nơi nào có xác chết, thì những chim ó sẽ nhóm tại đó.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Nơi nào có xác_chết , thì những chim ó sẽ nhóm tại đó .
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Oriunde va fi stîrvul (Sau: hoit, mortăciune.), acolo se vor aduna vulturii.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Pois onde estiver o cadáver, aí se ajuntarão os abutres.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Porque donde esté el cadáver, allí se juntarán los buitres
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Wo aber ein Aas ist, da sammeln sich die Adler.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Διοτι οπου ειναι το πτωμα, εκει θελουσι συναχθη οι αετοι.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Де бо є труп, там збирати муть ся вірли.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.Дето бъде мършата, там ще се съберат и орлите.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.ибо, где будет труп, там соберутся орлы.
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.כי באשר החלל שם יקבצו הנשרים׃
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.لانه حيثما تكن الجثّة فهناك تجتمع النسور
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.屍 首 在 那 裡 、 鷹 也 必 聚 在 那 裡
‹‹Leş neredeyse, akbabalar oraya üşüşecek.屍首 在 那裡 、 鷹 也 必 聚 在 那 裡
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.C'é una citazione famosa detta una volta da un capo in Lesotho:
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Es gibt da ein Zitat - ein Häuptling in Lesotho sagte einmal:
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Hay una cita en particular - un jefe en Lesotho una vez dijo
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Hier is een citaat. Een stamhoofd in Lesotho zei eens:
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Kiedyś przywódca Lesotho powiedział
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.이런 말을 누가 하더군요. 레조또(Lesotho)부족장이 말하길
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Un chef du Lesotho a eu cette phrase :
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Van egy híres mondás -- egy lesothoi törzsfőnök nevéhez fűződik:
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Και να αναφέρω κάτι - ένας φύλαρχος στο Λεσότο είπε κάποτε,
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.Есть одна такая фраза, которую однажды произнёс вождь Лесото:
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.יש ציטוט אחד במיוחד -- מנהיג לסוטו פעם אמר
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.هناك تعبير معين - في إحدى المرات قال رئيس ليسوتو
Lesotho başkanının bir keresinde söylediği bir söz var.「レソトは、2つの問題を抱えている
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.레소토의 80퍼센트 정도의 남자들은 국경 근처에 있는 광산에서 험난한 환경에서 일을 했습니다.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80 procent van de mannen in Lesotho werkten in de mijnen over de grens, in vreselijke omstandigheden.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80 Prozent der Männer in Lesotho arbeiteten in den Minen jenseits der Grenze unter brutalen Bedingungen.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80% мужчин в Лесото работали в рудниках за границей, в жестоких условиях.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80 процента от мъжете в Лесото работеха в мините от другата страна на границата при брутални условия.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.Ei bine, 80% dintre bărbaţii din Lesotho lucrau în minele de peste frontiere, în condiţii brutale.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.L'80% degli uomini, in Lesotho, lavorava nelle miniere oltre il confine, in condizioni brutali.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.No i 80 procent mężczyzn w Lesotho pracowało w kopalniach za granicą, w brutalnych warunkach.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.Nos, Lesothoban a férfiak 80 százaléka bányákban dolgozott a határ mentén brutális körülmények között.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.ובכן, 80 אחוז מהגברים בלסוטו עבדו במכרות שבגבול. בתנאים אכזריים.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.حسنا , ثمانون بالمئة من الرجال بتيلوسوتو عمل بالمناجم على الحدود في ظروف وحشية
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.国境を越えて隣国にある鉱山で 過酷な環境のなかで働いていました このような状況にも関わらず 彼らの村を訪れたちょっと不似合いな白人男性の私を
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce Afrika'yı boydan boya geçtim.Cóż, po Lesotho, podróżowałem przez Afrykę przed powrotem do Anglii
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce Afrika'yı boydan boya geçtim.Dopo il Lesotho, ho viaggiato in tutta l'Africa per poi tornare in Inghilterra
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce Afrika'yı boydan boya geçtim.Eh bien, après Lesotho, j'ai traversé l'Afrique avant de retourner en Angleterre
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce Afrika'yı boydan boya geçtim.Ei bine, după Lesotho, am călătorit prin Africa înainte să mă întorc în Anglia
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce Afrika'yı boydan boya geçtim.Jamen, efter Lesotho, rejste jeg gennem Afrika før jeg kom tilbage til England
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce음, 레소토 다음에, 저는 영국으로 돌아가기 전에
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önceובכן, אחרי לסוטו, טיילתי ברחבי אפריקה
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod