Ana içeriğe geç
Sözlük

lazer ile cümle

lazer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Erişim tarihi: Mayıs 9, 2016. ^ "Major Lazer & DJ Snake - Lean On (feat.Truy cập ngày 8 tháng 7 năm 2018. ^ a ă “Major Lazer & DJ Snake - Lean On (feat.
Aşağıdaki Lazer Limon çeşididir.Limonia perissoptera là một loài ruồi trong họ Limoniidae.
Işık yükselticileri optik iletişiminde ve lazer fiziğinde önemli bir yere sahiptirler.Bộ khuếch đại quang học có vai trò quan trọng trong truyền thông sợi quang và vật lý laser .
Silaha ayrıca optik nişangah, lazer veya GP-30 bombaatar takılabilmektedir.AK-103 được trang bị thêm thiết bị ngắm quang học và laser, đèn chiến thuật và súng phóng lựu GP-30.
İkinci bir kontrol lazeri demetin şeklini atom dalgalarına yazar.そして、第2の「制御」レーザがパルスの形を原子波に書き込む。
Lazer bir bankayı gösterir.ブレスはレーザー。
Bu yükselticiler genel olarak yüksek güçlü lazer sistemlerini kullanmaktadır.このような増幅器は通常高出力のレーザーシステムに使用される。
Okuma işlemi sadece lazer ile yapılır.直結式はデンソー製のみ。
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.戦闘時は二丁の拳銃を使う。
Buharlaştırma için bir başka teknikte Lazer katmanlamadır.他のレーサーを凌駕するテクニックを持つ。
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.目からビームを放ち、口から炎を吐く。
Işık yükselticileri optik iletişiminde ve lazer fiziğinde önemli bir yere sahiptirler.光増幅器は光通信とレーザー物理に重要である。
Gözlerinden ve kuyruğundan lazer ışını çıkarabilir.目と腕から破壊光線を出す。
Bu konserde elektronik müzik aletlerindeki imzalarından olan Lazer arp ilk defa görüldü.山下の楽曲がPCの音楽配信サービスにて配信されたのは、今回が初めて。
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.布施酥油燈,可得天眼。
Lazer telemetresi teorik olarak 7,5 km uzaklıktaki hedefe kilitlenebilir.레이저 거리 측정기는 이론적으로 최대 7.5km까지 측정할 수 있다.
1989 yılında gücün dünyadan uzaya lazer formunda gönderilebileceği olabileceği öne sürüldü.1989년에 전력이 지구에서 우주까지 레이저를 이용하여 유용하게 쏘아질수 있다는 주장이 제기되었다.
Erişim tarihi: Mayıs 9, 2016. ^ "Major Lazer & DJ Snake - Lean On (feat.2017년 11월 2일에 확인함. “Major Lazer & DJ Snake - Lean On (feat.
Lazerler, günlük yaşamda sıklıkla kullanılmaktadırlar.로망스어가 대중 매체나 일상 생활에서 일반적으로 사용된다.
Lazer yazıcı, lazer teknolojisi kullanan bir yazıcı türüdür.주된 방법은 레이저를 이용한 레이저 박피술이다.
Lazerler sessizdir.일부 종들은 조용하다.
Major Lazer üç stüdyo albümü yayınladı: Guns Don't Kill People...מייג'ור לייזר פרסמו שלושה אלבומים באורך מלא: Guns Don't Kill People ...
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.נעצבה אשתו, ומחתה דמעה מעיניה.
Yine bu fikir, lazerlerin ve yarı iletkenlerin kendine has özelliklerinin açıklanmasına imkan sunar.Същата идея помага при обясняването на особените свойства на лазерите и полупроводниците.
"Blu-ray" adı, diski okumak için kullanılan mavi lazerden gelir.Логото е синьо-жълт щит с името на клуба, изписано в синьо на диагонал.
Farklı dalgaboyuna sahip birkaç lazer enerji çeşidi epilasyon için kullanılır.Наблюдава се расова устойчивост към даден тип диабет.
Lazer cerrahisi ayrıca renk ve gece görüşünü hafifçe azaltabilir.Također, laserska operacija može umanjiti kolorni i noćni vid.
Komutan lazerli uzaktan gösterge ile panoramik bir SAGEM VS 580-10 görüş kamerasına sahiptir.Zapovjednik ima mogućnost panoramskog pogleda pomoću ugrađenog SAGEM VS 580-10 s laserskim daljinomjerom.
Lazerler ve maserlerle ilgili öncü araştırmaları ile tanınır.Nakon toga se počeo baviti istraživanjima lasera i masera.
Alverov ve Kroemer bu teknolojiyi lazer ışıklarına uyguladı.Alferov a Kroemer nezávisle aplikovali túto technológiu do laserov na rezanie.
Mucidi Dennis Gabor lazerlerin icadından on yıldan fazla süre önce başarılı hologramlar üretmiştir.Holografijo je izumil Dennis Gabor in to kar 10 let preden so nastali laserji.
Her biri bir lazer ışını yardımıyla yönlendirilmiştir.Takšno zvezdo ustvarijo s pomočjo laserja.
Olivia tek başına kalır, Olivia ameliyat için karşısında duran lazer atıcıya bakar.Isti dan Olivia odide na lasersko operacijo očesa.
2000'li yılların başlarında kulenin tepesine 360-derece dönen lazer ışıkları konulmuştur.Leta 2000 so na streho dodali trimeterski svetlobni stolp.
Çift-yarık deneyinde, iki yarık tek bir lazer ışınıyla aydınlatılır.Dvigubo plyšio eksperimente du plyšiai apšviečiami vienu lazerio spindulių pluoštu.
Lazer mesafe ölçer, bir nesneye olan mesafeyi belirlemek için bir lazer ışını kullanan bir mesafe ölçerdir.Laser-kaugusmõõtja on kaugusmõõtja, mis kasutab objekti kauguse määramiseks laserkiirt.
Lazer bir bankayı gösterir.Parex banka on Läti pank.
Bu birçok lazerin yapısında bulunur.See koosneb paljudest tahkunud laava kohtidest.
Aaron'ýn hukuki süreci, tahminimce, lazer kadar keskin bir mesaj yollamaktý.في تقديري أن ملاحقة آرون سوارتز كان غايتها إرسال رسالة خاطفة لمجموعة
Aaron'ýn hukuki süreci, tahminimce, lazer kadar keskin bir mesaj yollamaktý.グループに特定の強烈なメッセージを送ることになった、
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Er hat versucht, mir etwas zu erklären: ein schönes Experiment, das Laser zum Abkühlen von Materie benutzt.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Han försökte förklara något för mig: ett vackert experiment där man använder laser för att kyla ner massa.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Hij had last om me iets uit te leggen: een mooi experiment dat lasers gebruikt om materie af te koelen.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Încerca să îmi explice ceva: un experiment uimitor care folosește laserul să răcească materia.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Le estaba costando explicarme una cosa: un bonito experimento que usa láseres para enfriar materia.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Snažil se mi něco vysvětlit: nádherný experiment, který používá lasery pro zchlazování hmoty.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Tentava di spiegarmi una cosa: un bell'esperimento che usa il laser per raffreddare la materia.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Usiłował coś mi wytłumaczyć: eksperyment, w którym używa się laserów do chłodzenia materii.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Πάσχιζε να μου εξηγήσει κάτι: ένα όμορφο πείραμα το οποίο χρησιμοποιεί λέιζερ για να ψύξει την ύλη.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Он пытался мне объяснить нечто важное: чудесный эксперимент по охлаждению материи лазером.
Bana bir şeyler açıklamaya çabalıyordu: Maddeyi soğutmak için lazerleri kullanan güzel bir deney.Той се опитваше да ми обясни нещо: красив експеримент, който използва лазери да охлади материята.
Bir adet kıskaçlı ayak. Ve tabii, lazer işaretleyici.Un support et bien sûr, un pointeur à laser
Birincisi, üstüne lazer tutabilirdim, ki bunu yapmıştım, 3D ile taramak için -- bu 3D taranmış hali.첫째로, 저는 레이져를 이용할수가 있겠네요. 근데 이건 이미 했어요. 3차원 형상을 만들기 위해서였죠. 이 놈의 3차원 데이터는 이미 있어요.
Birincisi, üstüne lazer tutabilirdim, ki bunu yapmıştım, 3D ile taramak için -- bu 3D taranmış hali.Eén: ik kan er een laser op zetten, wat ik al had gedaan voor een 3D-scan -- er is een 3D-scan van deze valk.
Birincisi, üstüne lazer tutabilirdim, ki bunu yapmıştım, 3D ile taramak için -- bu 3D taranmış hali.Una, să trag cu laserul în ea, ceea ce făcusem deja, ca să o scanez în 3D - aici e imaginea 3D a Şoimului.
Birincisi, üstüne lazer tutabilirdim, ki bunu yapmıştım, 3D ile taramak için -- bu 3D taranmış hali.Перше - використати клятий лазер, що я робив раніше для 3Д сканування - в мене є 3Д скан цього Сокола.
Birincisi, üstüne lazer tutabilirdim, ki bunu yapmıştım, 3D ile taramak için -- bu 3D taranmış hali.אחד, אני יכול להשתמש בלייזר עליו, מה שכבר עשיתי, בשביל לצור סריקת תלת מימד -- הנה סריקת תלת מימד של הבז.
Birincisi, üstüne lazer tutabilirdim, ki bunu yapmıştım, 3D ile taramak için -- bu 3D taranmış hali.まあ 実はこれ実際にやってみたんですけど 3Dスキャンを取ったんです これが鷹像の3Dスキャンです そして ブロンズ像にするまでに
-bir lazer istemeyi unuttum- ama eğer görüyorsanız, yunusları da görebilirsiniz.반전시키면 조그마한 돌고래들을 떼로 볼 수 있습니다. 그리고 우스개 소리지만
-bir lazer istemeyi unuttum- ama eğer görüyorsanız, yunusları da görebilirsiniz.licht zou maken en omgekeerd, zul je een hele serie kleine dolfijnen zien.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod