Lazer ise farklıdır.Pero un láser es distinto.
Lazer ise farklıdır.Tia hồng ngoại là chuyện khác.
Lazer ise farklıdır.Un laser, c'est différent.
Lazer ise farklıdır.Un laser è diverso.
Lazer ise farklıdır.Un laser este altceva.
Lazer ise farklıdır.Z laserem jest inaczej.
Lazer ise farklıdır.Ένα λέιζερ βέβαια είναι διαφορετικό.
Lazer ise farklıdır.Ами лазерът е различен.
Lazer ise farklıdır.Лазер — это другое.
Lazer ise farklıdır.אבל הלייזר שונה.
Lazer ise farklıdır.والآن الليزر يختلف عن هذا
Lazer ise farklıdır.光子の周波数が一定で
lazer ışınını çok kesin bir şekilde yönlendirebilmenize yarıyor.레이저 광선을 매우 정확하게 조정하는데에 쓰이죠.
lazer ışınını çok kesin bir şekilde yönlendirebilmenize yarıyor.שמשתמשים בו כדי לכוון קרן לייזר בדיוק רב.
lazer ışınını çok kesin bir şekilde yönlendirebilmenize yarıyor.يستخدم لتوجيه شعاع الليزر بدقة.
lazer ışınını çok kesin bir şekilde yönlendirebilmenize yarıyor.それによって紙の上に小さな点を描くわけです
lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.El escaneo láser de largo alcance funciona mediante el envío de un pulso que es un haz de luz láser.
lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.장거리 레이저 스캐닝을 하는 시스템입니다.
lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.lézersugár kibocsájtásával.
lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.על ידי שליחת פולס של אלומת אור לייזר.
lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.عبر إطلاق نبضة تتمثل في شعاع من ضوء اللايزر.
lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.ビームの飛行時間を計測し
lazer kullanarak eski katman ile kaynaştırıyor.이전의 층에 접합시키기 위해서 레이져를 이용합니다
lazer kullanarak eski katman ile kaynaştırıyor.כדי לאחד את השכבה החדשה של החומר עם השכבה הקודמת.
lazer kullanarak eski katman ile kaynaştırıyor.ليمزج المواد القديمة مع الجديدة
lazer kullanarak eski katman ile kaynaştırıyor.早送りしましょう --
lazerlere bağlı optik fiberler koyabilirsiniz, ve bu sayede nöronların ne yaptığını görebilirsiniz.뉴런이 무엇을 하는지 연구할 수 있습니다.
lazerlere bağlı optik fiberler koyabilirsiniz, ve bu sayede nöronların ne yaptığını görebilirsiniz.במחקרים קדם-קליניים, את הנוירונים האלה ולראות מה הם עושים.
lazerlere bağlı optik fiberler koyabilirsiniz, ve bu sayede nöronların ne yaptığını görebilirsiniz.ضمن تجارب مخبرية لاجل تحفيز الاعصاب ومعرفة تفاعلها ..
lazerlere bağlı optik fiberler koyabilirsiniz, ve bu sayede nöronların ne yaptığını görebilirsiniz.ニューロンの振る舞いを観察します これはどうやるのでしょうか?
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana.Abbiamo dei laser; li possiamo sbiancare."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Avem lasere; putem să le albim."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Chúng tôi có máy la-ze, chúng tôi có thể tẩy trắng nó."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Imamo laserje; lahko ti stvar pobelimo".
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Kita punya laser, kita bisa memutihkannya."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."우리가 가진 레이저로 하얗게 하면 됩니다."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Máme lasery, môžeme to vybieliť."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Máme lasery, prostě vám ty tečky vybělíme."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Mamy lasery; możemy to wybielić."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Meillä on laserit; voimme vaalentaa ne."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Nós temos lasers, podemos branquear"
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Nous avons des lasers ; nous pouvons les blanchir."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Tenemos lasers; podemos blanquearlo."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Vannak lézereink, ki tudjuk fehéríteni."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana.Vi har laser; vi kan afblege det"
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Vi har lasrar; vi kan göra det vitare."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."We hebben lasers, we kunnen het verbleken."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Wir haben Laser, wir können es ausbleichen."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Εχουμε λέιζερ, θα τα ασπρίσουμε."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."Имаме лазери, можем да го избелим."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."У нас є лазери, ми їх вибілимо".
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."יש לנו לייזרים; נוכל להלבין אותו."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana."لدينا ليزر؛ بإمكاننا جعله أبيض."
Lazerler var. Beyazlatırız" dedi bana.それでも不安をぬぐえず言いました
lazer takım sıradan bir yerde bir olan sen ne zaman haziran ayında un gidiyor sipariş레이저 도구는 단지 일반적인 장소입니다 당신이있을 때 6 월 un가는 순서
lazer takım sıradan bir yerde bir olan sen ne zaman haziran ayında un gidiyor siparişכלי לייזר היא רק במקום הרגיל כדי ללכת ביוני un כשאתה
lazer takım sıradan bir yerde bir olan sen ne zaman haziran ayında un gidiyor siparişأداة الليزر هو مجرد مكان عادي 1 لكي تسير في يونيو حزيران un عندما كنت
lazer takım sıradan bir yerde bir olan sen ne zaman haziran ayında un gidiyor siparişまだ読書やシェリールイス9で
lazer yardımlı mikrodiseksiyon denen tekniği uyguluyorlar.레이저 스캔 현미해부 작업을 합니다.
lazer yardımlı mikrodiseksiyon denen tekniği uyguluyorlar.את מה שקרוי LMD.