Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım."Om iets te begrijpen, moet je gewoon de kleine onderdelen snappen."
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım."Para percebermos qualquer coisa, só temos de perceber um pouco
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Um irgendetwas zu verstehen, muss man all die kleinen Dinge verstehen.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Untuk mengerti sesuatu, anda hanya perlu memahami hal-hal kecil.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Για να καταλάβεις οτιδήποτε, πρέπει να καταλάβεις τα μικρά πράγματα.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.За да разбереш нещо, е необходимо само да разбереш малките парченца от него.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım..כדי להבין משהו, צריך להבין קצת
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.لفهم أي شئ، يتوجب عليك فهم قليل من القطع.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.それを取り囲むすべてについて、少しずつ
Birşeyi farketmeniz lazım.Je nutné si uvědomit toto:
Birşeyi farketmeniz lazım.Man muss sich eines klar machen.
Birşeyi farketmeniz lazım.Musicie sobie uświadomić jedną rzecz.
Birşeyi farketmeniz lazım.U moet zich één ding realiseren.
Birşeyi farketmeniz lazım.Você precisa perceber uma coisa.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Debemos hacer algo, Pedro.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Gee, devemos fazer algo, Fred.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Gee, kita seharusnya melakukan sesuatu, Fred.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Gesù,dobbiamo fare qualcosa,Fred.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Pfiou, nous devrions faire quelque chose, Fred.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Wir sollten etwas machen, Fred.
Bir şeyler yapmamız lazım, Fred.Трябва да направим нещо, Фред.
Bir şey mi lazım?Czego chcecie?
Bir şey mi lazım?Haluatteko jotakin?
Bir şey mi lazım?¿Necesita algo?
Bir şey mi lazım?Posso aiutarvi?
Bir şey mi lazım?Precisam de alguma coisa?
Bir şey mi lazım?Χρειάζεστε κάτι;
Bir şey mi lazım?Вам что-то нужно?
Bir sonraki, artı olur, ve sonsuza kadar böyle devam eder. Şimdi, heyecan duymanız lazım. -Agora, eu penso que deve ser claro para si que deveria começar a ficar com "pele de galinha" nos braços.
Bir tanesini bana vermek zorundasın. Bir tercih yapman lazım.하나는 포기하셔야 해요. 하나만 고르세요.
Bir tanesini bana vermek zorundasın. Bir tercih yapman lazım.Tu dois donc faire un choix.
Bir tanesini bana vermek zorundasın. Bir tercih yapman lazım.Так что одну надо отдать мне, вам придется сделать выбор.
Bir tanesini bana vermek zorundasın. Bir tercih yapman lazım.אז אתה חייב לתת לי אחת. אתה חייב לעשות בחירה.
Bir tanesini bana vermek zorundasın. Bir tercih yapman lazım.لذا يتوجب عليكم اختيار واحدة لكي تتخلوا عنها
Bir tanesini bana vermek zorundasın. Bir tercih yapman lazım.君に一枚、私に一枚だ"
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım. Böylece sadeleştirmeyi yaptık.Fazer o que você faz para um lado, você tem que fazer do outro lado.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Cokoli uděláte na jedné straně rovnice, musíte udělat i na druhé straně straně rovnice.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Čokoľvek urobíte na jednej strane rovnice, musíte urobiť aj na druhej strane rovnice.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Cokolwiek robisz po jednej stronie, będziesz musiał zrobić to samo po drugiej stronie.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Haga lo que haga a un lado, tienes que hacer al otro lado.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.한 쪽에 무엇을 하던 간에 너가 그것을 다른 쪽에도 해줘야되.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Mert ugye bármit is teszünk az egyik oldallal, azt kell tennünk a másikkal is.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Når vi gør noget ved den ene side, skal vi også gøre det på den anden side.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Quoi que vous fassiez d'un côté, vous avez à faire de l'autre côté.
Bir tarafa ne yaparsak, aynısını diğer tarafa da yapmamız lazım.Каквото вършите от едната страна, трябва да направите и от другата страна.
Bir tercih yapman lazım.Bạn phải lựa chọn.
Bir tercih yapman lazım. Bir tanesini sen, bir tanesini ben alacağım.""Vocês ficam com uma e eu fico com a outra."
Bir tercih yapman lazım.Devi fare una scelta.
Bir tercih yapman lazım.Du måste göra ett val.
Bir tercih yapman lazım.Du skal foretage et valg.
Bir tercih yapman lazım.Je moet een keuze maken.
Bir tercih yapman lazım.Kamu harus memilih.
Bir tercih yapman lazım.Morate se odločiti.
Bir tercih yapman lazım.Musíš sa rozhodnúť.
Bir tercih yapman lazım.Musíte si vybrat.
Bir tercih yapman lazım.On pakko valita.
Bir tercih yapman lazım.Sie müssen die Entscheidung treffen.
Bir tercih yapman lazım.Tenés que tomar una decisión
Bir tercih yapman lazım.Trebuie să alegi.
Bir tercih yapman lazım.Választaniuk kell.