Ana içeriğe geç
Sözlük

lazım ile cümle

lazım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beyni incelemek sana bir şey kazandırmıyor, beynin çevreyle ilişkisine bakman lazım.Estudar o cerebro não te dá nada deve estudar a ralação com o ambiente
Beyni incelemek sana bir şey kazandırmıyor, beynin çevreyle ilişkisine bakman lazım.Estudiar el cerebro no te da nada debes estudiar la relación con el entorno
Beyni incelemek sana bir şey kazandırmıyor, beynin çevreyle ilişkisine bakman lazım.Studiare il cervello non ti da niente a meno che non lo studi in relazione con l'ambiente.
Beyni incelemek sana bir şey kazandırmıyor, beynin çevreyle ilişkisine bakman lazım.Неговото изучаване не ви показва нищо, освен ако не го обвържете със средата.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.Anda harus mempelajari reaksi otak dalam kaitannya dengan lingkungan.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.Devi studiare le reazioni del cervello in relazione all'ambiente.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.Man muss untersuchen, wie das Gehirn auf seine Umgebung reagiert. Das Gehirn reagiert auf Reize.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.Tem que estudar o cerebro em relação e reação com o ambiente.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.Tienes que estudiar el cerebro en reacción y relación con el entorno.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.Трябва да изследвате реакциите на мозъка във връзка със средата.
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım".Du går till de olika vetenskapliga disciplinerna för dem samman och säger "Dessa är de problem vi vill lösa."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım".Je roept wetenschappelijke departementen samen en zegt "Dit zijn de problemen die we op willen oplossen."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım"."Te težave bi bilo potrebno rešiti."
Bilimin farklı bölümlerini biraraya... ...getirecek ve diyeceksiniz ki: "Problemler bunlar, çözmemiz lazım".Vybídnete různé části vědy dáte je dohromady a řeknete "Toto jsou problémy, které bychom rádi vyřešili."
Biliyorsunuz, bir bankanın çalışabilmesi için nakit varlıkları olması lazım.A jak víte, banka potřebuje hotovost k provozu.
Biliyorsunuz, bir bankanın çalışabilmesi için nakit varlıkları olması lazım.それは物事の返済だけに全ては使えません。
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Bạn phải đặt dấu hỏi về sự thật
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Chodzi o to, żeby podważać oficjalne prawdy.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.여러분은 알겁니다. 여러분은 공식적인 진실에 질문을 가져왔어요.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Sapete, vedete, bisogna metter in dubbio la verità ufficiale.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Știți, vedeți, trebuie să pui sub întrebare adevărul oficial.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Tenemos que cuestionar la verdad oficial.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Vous voyez, vous devez remettre en cause la vérité officielle.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Weet je, je moet vraagtekens plaatsen bij de officiële waarheid.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Видишь ли, понимаешь, надо сомневаться в официальной правде.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Знаете ли, трабва да поставяте под въпрос официалната истина.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.חייבים לתהות בנוגע לאמת הרשמית.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.كما تعلمون, يجب عليكم اختبار الحقيقة الرسمية
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.マーク・トウェインの素晴らしさは
- Biliyorum. Eğer okuldakiler öğrenirse ölürüm. Dikkatli olman lazım!Nulle part... conduisez, Monsieur.
- Biliyorum. Eğer okuldakiler öğrenirse ölürüm. Dikkatli olman lazım!Trời đất!
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım.Det ved jeg Harry, men jeg skal bestille nu-
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım.알아, 해리...근데 난 지금 주문해야 하거든
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım.Lo so, Harry ... ma devo ordinare ora-
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım.Ne, nedokážeš, Harry.
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım. Üç tako, lütfen. Sert mi, yumuşak mı?Einfach, nur den Rohren an der Decke entlang folgen.
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım. Üç tako, lütfen.Tapi aku harus order- 3 tacos ya
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım.انا اعرف يا "هارى" لكن يجب ان اطلب الان ..
Biliyorum, Harry...ama şimdi siparişimizi vermemiz lazım.タコス3つください
- Bilmem. Düşünmem lazım.Ik moet erover nadenken.
- Bilmem. Düşünmem lazım.La asta nu m-am gândit.
- Bilmem. Düşünmem lazım.Musím to promyslet.
- Bilmem. Düşünmem lazım.Nem volt idõm gondolkozni.
- Bilmem. Düşünmem lazım.Ну, я не знаю, у меня даже не было времени еще раз подумать об этом...
Bilmiyorum, gitmem lazım.Il faut que j'y aille.
Bilmiyorum, gitmem lazım.Nem tudom. Mennem kell.
Bilmiyorum, gitmem lazım.Tengo que irme.
Bilmiyorum, gitmem lazım.Trebuie să plec.
Bilmiyorum. Sadece let it be lazım.لا أعرف. كنت فقط حصلت على فليكن.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Amikor a fát nézzük, akkor egy nagyítóval az óriás fát láthatjuk.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Când te uiți la un arbore, îți trebuie o lupă să vezi un gigant.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Il faut une loupe pour voir un géant en regardant un arbre.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Khi bạn nhìn vào một cây, cần một kính khổng lồ để thấy một cây to.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.거대한 나무를 관찰할 때는 돋보기가 필요합니다.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Man braucht eine Lupe, um zu sehen, wie gigantisch dieser Baum ist.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Mientras miran un árbol, se requiere de una lupa para ver un árbol gigante.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Potrzeba szkła powiększającego by dostrzec olbrzymie drzewo.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Quando guardate un albero, ci vuole una lente per vedere un albero gigante.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Wanneer je naar een boom kijkt heb je een vergrootglas nodig om een reuzenboom te zien.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Като гледаш едно дърво, е нужна лупа, за да видиш гигантско дърво.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod