Uyumam lazım.I have to go to sleep.
Yazıcıya kağıt lazım.The printer needs paper.
Faturanın bugün ödenmesi lazım.The bill must be paid today.
Bir eş ve çocuk istiyorum ve bu nedenle bana bir ev lazım.I want a wife and children, and so I need a house.
Bilgisayarımı çalıştıramıyorum. Ne yapmam lazım?I can't start up my computer. What am I supposed to do?
İyice dinlenmen lazım.It is necessary that you take a good rest.
Bende beş nüsha var ama bana bunun iki katı lazım.I have five copies, but I need twice as many.
Bu kitabı bugün kütüphaneye iade etmem lâzım.I have to return this book to the library today.
Böyle şekerli dondurma yemeyi bırakmam lâzım.I've got to stop eating such sweet ice cream.
Trafik çok yoğun değilse zamanında gidebilmemiz lâzım.We should make it if the traffic isn't too heavy.
Bebeği yatırmam lazım.I have to put the baby to bed.
Cesedimi çiğnemen lazım.Over my dead body.
Bir makyaj testi yaptırmam lazım.I've got to take a make-up test.
Bu parayı ona geri vermeyi unutmamam lâzım.I've got to remember to return this money to him.
Onun daha dikkatli olması lazım.She needs to be more careful.
Lazım olur diye şemsiyeni alsan iyi olur.You had better take your umbrella in case.
Duş almam lazım.I need to take a shower.
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.I need light plates because today my family is going to eat lunch in the park.
Bana uyku hapı lazım.I need sleeping pills.
Bir çıkar yol bulmam lâzım.I need to find a way out.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.He should atone for his sins.
Bana bir bıçak lazım.I need a knife.
Para lazım mı?Is money needed?
Çişimi yapmam lazım, ama arkadaşların tamamen koridora üşüşüyorlar.I have to pee, but your friends are completely crowding the hallway.
Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.Sweetheart, we need to go to the supermarket. We ran out of milk.
Bana biraz muskat lazım.I need some nutmeg.
Kanıtları yok etmemiz lazım.We must destroy the evidence.
Şarap mı içmeniz lazım?Do you need to drink wine?
Böyle bir şey yapmak için deli olmak lazım.You have to be crazy to do something like that!
Bana yeni bir USB kablo lazım.I need a new USB cable.
Bana bir çevirmen lâzım.I need a translator.
Kilo vermem lazım, bu yüzden diyet yapacağım.I have to lose weight, so I'm going on a diet.
Onu tekrar görmem lazım.I need to see him again.
Tüymem lâzım; yoksa geç kalacağım.I've got to skedaddle or I'll be late.
Seninle konuşmam lâzım.I need to talk to you.
İmtihanı geçebilmesi lazım, zira kabiliyeti var.He must be able to pass the exam since he has the capacity.
Beni istasyona götürecek bir şoför lâzım. Yağmur yağıyor.I need a driver to take me to the station. It's raining.
Bu gemiye yeni bir kaptan lazım.This ship needs a new captain.
Seninle gerçekten konuşmam lâzım.I really need to talk to you.
Sana ne lâzım ben çok iyi biliyorum.I know just what you need.
Bana biraz süt lazım.I need some milk.
Bana iki kişilik bir oda lazım.I need a room for two people.
Bana çift kişilik bir oda lazım.I need a room for two people.
Bu benim için çok fazla. Yavaşlamam lazım.It is too much for me. I need to slow down.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.I would like to write hundreds of words more to Tatoeba but I have to go back to my work.
Lazım değilsiniz.You aren't needed.
Tom'u bulmam lazım.I must find Tom.
Bana doktor lazım değil.I don't need a doctor.
Bana silah lazım değil.I don't need a gun.
Bana avukat lazım değil.I don't need a lawyer.
Onun lazım olacağını sanmıyorum.I don't think that'll be necessary.
Birkaç telefon görüşmesi yapmam lazım.I've got to make some calls.
Ayakkabılarımı giymem lâzım.I have to put my shoes on.
Bana bir araba lâzım.I need a car.
Bana biraz para lazım.I need some help.
Tom'un kim olduğunu öğrenmem lâzım.I need to know who Tom is.
Senin kim olduğunu bilmem lâzım.I need to know who you are.
Kimin geleceğini bilmem lâzım.I need to know who'll be coming.
Buna neden ihtiyacın olduğunu bilmem lâzım.I need to know why you need this.
Senin iyi olduğunu bilmem lâzım.I need to know you're OK.