Ana içeriğe geç
Sözlük

layık ile cümle

layık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
"Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)מה אתה עומד לכתוב שראוי לי? (צחוק)
"Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)ما الذى ستكتبه و يستحق أن تستخدمنى من أجله؟ (ضحك)
"Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)心を掴まれます
Başkan ve ben, sizlerin gösterdiği azme layık olmak için elimizden geleni yapacağız.그리고 대통령과 저는 여러분께서 보여주신 결의에 보답할 수 있도록 모든 것을 하고자 합니다.
Başkan ve ben, sizlerin gösterdiği azme layık olmak için elimizden geleni yapacağız.الرئيس وانا سنقوم بكل مايتوجّب لنطبّق الحلول التي عرضتموها علينا
Başkan ve ben, sizlerin gösterdiği azme layık olmak için elimizden geleni yapacağız.今回の非情な行為を防ぐことができたかどうかは 誰にも確実には知り得ません
Belki de buna layıktım. Bu doğanın kanunu olmalı.Debe de estar escrito en algún sitio.
Belki de buna layıktım.Lehet, hogy nem is érdemlek többet.
Belki de buna layıktım.Misschien verdien ik niet beter.
Belki de buna layıktım.Možná, že si to zasloužím.
Belki de buna layıktım.Poate că asta e tot ce merit.
Belki de buna layıktım.Vielleicht hab' ich nie etwas Besseres verdient.
Belki de buna layıktım.Ίσως να αξίζω μόνο αυτό.
Belki de buna layıktım.Може би това и заслужавам.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›A již více nejsem hoden slouti syn tvůj. Ale učiň mne jako jednoho z čeledínů svých.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›enkä enää ansaitse, että minua sinun pojaksesi kutsutaan; tee minut yhdeksi palkkalaisistasi.`
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›És nem vagyok immár méltó, hogy a te fiadnak hivattassam; tégy engem olyanná, mint a te béreseid közül egy!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Ik ben het niet waard nog langer uw zoon genoemd te worden.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›I nie jestem godzien więcej być nazywany synem twoim, uczyń mię jako jednego z najemników twoich.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jag är icke mer värd att kallas din son. Låt mig bliva såsom en av dina legodrängar.'
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›já não sou digno de ser chamado teu filho; trata-me como um dos teus empregados.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jeg er ikke længer værd at kaldes din Søn, gør mig som en af dine Daglejere!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jeg er ikke verdig lenger til å kalles din sønn; la mig få være som en av dine leiefolk!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›je ne suis plus digne d`être appelé ton fils; traite-moi comme l`un de tes mercenaires.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›không đáng gọi là con của cha nữa; xin cha đãi tôi như đứa làm mướn của cha vậy.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›không đáng gọi_là con của cha nữa ; xin cha đãi tôi như đứa làm_mướn của cha vậy .
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›지금부터는 아버지의 아들이라 일컬음을 감당치 못하겠나이다 나를 품군의 하나로 보소서 하리라 하고
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›nisem več vreden, da bi se sin tvoj imenoval: naredi me kakor enega najemnikov svojih.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›non sono più degno di esser chiamato tuo figlio. Trattami come uno dei tuoi garzoni
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›şi nu mai sînt vrednic să mă chem fiul tău; fă-mă ca pe unul din argaţii tăi.`
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›takže už viacej nie som hoden volať sa tvojím synom; učiň ma jako jedného zo svojich nájomníkov.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Tidak layak lagi aku disebut anak Ayah. Anggaplah aku seorang pekerja Ayah.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›und bin hinfort nicht mehr wert, daß ich dein Sohn heiße; mache mich zu einem deiner Tagelöhner!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Ya no soy digno de ser llamado tu hijo; hazme como a uno de tus jornaleros.'
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›και δεν ειμαι πλεον αξιος να ονομασθω υιος σου καμε με ως ενα των μισθωτων σου.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›и уже недостоин называться сыном твоим;прими меня в число наемников твоих.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›і вже недостоен зватись сином твоїм; прийми мене як одного з наймитів твоїх.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›не съм вече достоен да се наричам твой син; направи ме като един от наемниците си.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›ונקלתי מהקרא עוד בנך שימני כאשר שכיריך׃
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›ولست مستحقا بعد ان ادعى لك ابنا. اجعلني كاحد اجراك.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›從 今 以 後 、 我 不 配 稱 為 你 的 兒 子 、 把 我 當 作 一 個 雇 工 罷
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›從 今以 後 、 我 不 配 稱為 你 的 兒子 、 把 我 當作 一 個 雇工 罷
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››aquele que vem depois de mim, de quem eu não sou digno de desatar a correia da alparca.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ấy là Ðấng đến sau ta, ta chẳng đáng mở dây giày Ngài.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ấy_là Ðấng đến sau ta , ta chẳng đáng mở dây giày Ngài .
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Él es el que viene después de mí, de quien yo no soy digno de desatar la correa del calzado
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Hän on se, joka tulee minun jälkeeni ja jonka kengänpaulaa minä en ole arvollinen päästämään."
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››han som kommer efter mig, han hvis skorem jeg ikke er verdig til å løse.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››han som kommer efter mig, hvis Skotvinge jeg ikke er værdig at løse."
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››han som kommer efter mig, vilkens skorem jag icke är värdig att upplösa.»
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Hij zal na mij prediken; Hij is zo belangrijk dat ik het zelfs niet waard ben om Zijn schoenen vast te maken."
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ia datang lebih kemudian dari saya, tetapi untuk membuka tali sepatu-Nya pun saya tidak layak.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››je ne suis pas digne de délier la courroie de ses souliers.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››곧 내 뒤에 오시는 그이라 나는 그의 신들메 풀기도 감당치 못하겠노라 하더라
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Õ az, a ki utánam jõ, a ki elõttem lett, a kinek én nem vagyok méltó, hogy saruja szíjját megoldjam.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››on, ki gre za menoj, ki mu jaz nisem vreden odvezati jermena na obuvalu njegovem.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ten ačkoli po mně přišel, však předšel mne, u jehožto obuvi já nejsem hoden rozvázati řeménka.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››to je ten, ktorý prichádza po mne a predišiel ma, ktorému som ja nie hoden rozviazať remienok na jeho obuvi.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››uno che viene dopo di me, al quale io non son degno di sciogliere il legaccio del sandalo»
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Он-то Идущий за мною, но Который стал впереди меня. Я недостоин развязать ремень у обуви Его.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
layık ile cümle - Sayfa 24 - layık kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App