Ve Mars'taki bu lav-tüplerini kullanmak için gelecek bizim elimizde.והעתיד הוא שנוכל להשתמש בשפופרות לבה על מאדים
Ve Mars'taki bu lav-tüplerini kullanmak için gelecek bizim elimizde.ولدينا المستقبل لإستخدام قنوات الحمم البركانية تلك على المريخ.
Ve Mars'taki bu lav-tüplerini kullanmak için gelecek bizim elimizde.活用するのは現実的です 私たちは今洞窟を科学や娯楽で使用しています
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Además Jacob engañó a Labán el arameo al no decirle que se iba
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.A Jakob ukradol srdce Lábana Aramejského, pretože mu neoznámil, že uteká.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Also täuschte Jakob den Laban zu Syrien damit, daß er ihm nicht ansagte, daß er floh.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.et Jacob trompa Laban, l`Araméen, en ne l`avertissant pas de sa fuite.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Giacobbe eluse l'attenzione di Làbano l'Arameo, non avvertendolo che stava per fuggire
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Gia-cốp gạt La-ban , vì không nói rằng , mình muốn đi trốn .
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Gia-cốp gạt La-ban, vì không nói rằng, mình muốn đi trốn.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.I ušel Jákob tajně od Lábana Syrského, neoznámiv mu, že jde pryč.)
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.I wykradł się Jakób potajemnie od Labana Syryjczyka, tak że mu nie oznajmił, iż uciekał.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Jacó iludiu a Labão, o arameu, não lhe fazendo saber que fugia;
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Ja Jaakob lähti varkain aramilaisen Laabanin luota eikä ilmaissut hänelle pakenemisaiettaan.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Jakob pa prekani dušo Labana Aramejca, ker mu ni dal zaznati, da beži.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Jákób pedig meglopá a Siriabeli Lábánnak szívét, mivelhogy nem adá tudtára, hogy szökni akar.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.야곱은 그 거취를 아람 사람 라반에게 고하지 않고 가만히 떠났더라
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.och Jakob stal sig undan från araméen Laban, så att han icke lät denne märka att han ämnade fly.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Og Jakob narrede Aramæeren Laban, idet han ikke lod ham mærke, at han vilde flygte;
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Og Jakob stjal sig bort fra arameeren Laban; han sa ikke noget til ham om at han vilde flykte.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.şi Iacov a înşelat pe Laban, Arameul, căci nu l -a înştiinţat de fuga sa.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Yakub mengakali Laban dengan tidak memberitahukan keberangkatannya
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Εκρυψε δε ο Ιακωβ την φυγην αυτου εις τον Λαβαν τον Συρον, μη αναγγειλας προς αυτον οτι αναχωρει
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.Иаков же похитил сердце у Лавана Арамеянина, потому что не известил его, что удаляется.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.И тъй, Яков побягна скришно от сириеца Лавана, без да му извести, че си отива.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.ויגנב יעקב את לב לבן הארמי על בלי הגיד לו כי ברח הוא׃
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.وخدع يعقوب قلب لابان الارامي. اذ لم يخبره بانه هارب.
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.雅 各 背 著 亞 蘭 人 拉 班 偷 走 了 、 並 不 告 訴 他
Yakup da kaçacağını söylemeyerek Aramlı Lavanı kandırdı.雅各 背著亞 蘭人 拉班 偷走 了 、 並 不 告 訴他
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.A Jakob urobil tak a vyplnil jej týždeň, a tak mu dal Rácheľ, svoju dcéru, jemu za ženu.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Assim fez Jacó, e cumpriu a semana de Léia; depois Labão lhe deu por mulher sua filha Raquel.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Det gik Jakob ind på, og da Bryllupsugen var til Ende, gav Laban ham sin Datter Rakel til Hustru.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Giacobbe fece così: terminò la settimana nuziale e allora Làbano gli diede in moglie la figlia Rachele
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Gia-cốp theo lời , ở cùng Lê - a trọn một tuần , rồi La-ban gả Ra-chên con_gái mình , cho chàng ,
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Gia-cốp theo lời, ở cùng Lê-a trọn một tuần, rồi La-ban gả Ra-chên con gái mình, cho chàng,
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Iacov a făcut aşa, şi a isprăvit săptămîna cu Lea; apoi Laban i -a dat de nevastă pe fiică-sa Rahela.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.In Jakob stori tako ter izpolni njen teden, in Laban mu da Rahelo, hčer svojo, za ženo.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.I uczynił tak Jakób, i wypełnił z tą tydzień; potem dał mu Laban Rachelę, córkę swoję, za żonę.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.I udělal tak Jákob, a vyplnil týden její. Potom dal mu Ráchel dceru svou za manželku.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Jacob fit ainsi, et il acheva la semaine avec Léa; puis Laban lui donna pour femme Rachel, sa fille.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Jacob lo hizo así; y después de cumplir esa semana, Labán le dio también a su hija Raquel por mujer
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Jakob beloofde dat. Toen gaf Laban hem ook Rachel.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Jakob tat also und hielt die Woche aus. Da gab ihm Laban Rahel, seine Tochter, zum Weibe
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Jákób tehát aképen cselekedék, kitölté azt a hetet; ez pedig néki adá Rákhelt, az õ leányát feleségûl.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.야곱이 그대로 하여 그 칠일을 채우매 라반이 딸 라헬도 그에게 아내로 주고
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Og Jakob gjorde så, og han lot bryllups-uken gå til ende. Da gav han ham sin datter Rakel til hustru.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Yakub setuju, dan setelah pesta itu lewat, Laban memberikan kepadanya Rahel menjadi istrinya
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Иаков так и сделал и окончил неделю этой. И Лаван дал Рахиль, дочь свою, ему в жену.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.И Яков стори така; свърши седмицата с Лия и тогава Лаван му даде дъщеря си Рахил за жена.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.ויעש יעקב כן וימלא שבע זאת ויתן לו את רחל בתו לו לאשה׃
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.ففعل يعقوب هكذا. فاكمل اسبوع هذه. فاعطاه راحيل ابنته زوجة له.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.雅 各 就 如 此 行 . 滿 了 利 亞 的 七 日 、 拉 班 便 將 女 兒 拉 結 給 雅 各 為 妻
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.雅各 就 如此 行 . 滿 了 利亞 的 七日 、 拉班 便將 女 兒拉結給 雅各 為妻
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Då sade han till dem: »Kännen I Laban, Nahors son?» De svarade: »Ja.»
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Da spurgte han dem: "Kender I Laban, Nakors Søn?" De svarede: "Ja, ham kender vi godt."
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Disse loro: «Conoscete Làbano, figlio di Nacor?». Risposero: «Lo conosciamo»
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.El le -a zis: ,,Cunoaşteţi pe Laban, fiul lui Nahor?`` ,,Îl cunoaştem,`` i-au răspuns ei.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Él les preguntó: --¿Conocéis a Labán hijo de Nacor? Ellos le respondieron: --Sí, lo conocemos
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.Er sprach zu ihnen: Kennt ihr auch Laban, den Sohn Nahors? Sie antworteten: Wir kennen ihn wohl.
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.És monda nékik: Ismeritek-é Lábánt, a Nákhor fiát? s azok felelének: Ismerjük.