lav ile cümle
lav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Lavanta Pembesi 2colorخزامي محَمر 2color
Lavanta Pembesi 2colorラベンダーブラッシュ 2color
Lavanta Pembesi 3colorAlbastru Lavandă 3color
Lavanta Pembesi 3colorcolor
Lavanta Pembesi 3colorHoa oải hương thện đỏ mặt3color
Lavanta Pembesi 3colorLavanda 3color
Lavanta Pembesi 3colorlavande rougeâtre 3color
Lavanta Pembesi 3colorLavendelblau 3color
Lavanta Pembesi 3colorLavendelroze3color
Lavanta Pembesi 3colorLavendelskimrande 3color
Lavanta Pembesi 3colorLavenderblomst3color
Lavanta Pembesi 3colorLavenderBlush3color
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.A Lában ju nazval aramejsky: Jegar-sohoduta, a Jakob ju nazval hebrejsky Gal-éd.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.És nevezé azt Lábán Jegár-Sahaduthának, Jákób pedig nevezé Gálhédnek.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.I nazval ji Lában Jegar Sahadutha, a Jákob nazval ji Gál Ed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.I nazwał ją Laban Jegar Sahaduta, a Jakób ją nazwał Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Ja Laaban antoi sille nimen Jegar-Saahaduta, mutta Jaakob antoi sille nimen Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.라반은 그것을 여갈사하두다라 칭하였고 야곱은 그것을 갈르엣이라 칭하였으니
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban a numit -o Iegar-Sahaduta (Movila mărturiei), şi Iacov a numit -o Galed (Movila mărturiei).
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.La-ban đặt trên đống đá đó là Y-ê-ga Sa-ha-du-ta ; còn Gia-cốp kêu là Ga-lét .
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.La-ban đặt trên đống đá đó là Y-ê-ga Sa-ha-du-ta; còn Gia-cốp kêu là Ga-lét.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban kaldte den Jegar-Sahaduta, og Jakob kaldte den Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban l`appela Jegar Sahadutha, et Jacob l`appela Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Labán lo llamó Yegar-sahaduta; y Jacob lo llamó Galed
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban menamakan timbunan batu itu Yegar-Sahaduta, sedangkan Yakub menamakannya Galed
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Làbano lo chiamò Iegar-Saaduta, mentre Giacobbe lo chiamò Gal-Ed
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Labão lhe chamou Jegar-Saaduta, e Jacó chamou-lhe Galeede.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Och Laban kallade det Jegar-Sahaduta , men Jakob kallade det Galed .
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Og Laban kalte den Jegar-Sahaduta, men Jakob kalte den Gal-Ed*. / {* vidnesbyrdets stenrøs.}
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Und Laban hieß ihn Jegar-Sahadutha; Jakob aber hieß ihn Gilead.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Και ο μεν Λαβαν εκαλεσεν αυτον Ιεγαρ-σαχαδουθα ο δε Ιακωβ εκαλεσεν αυτον Γαλεεδ.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.И назвал его Лаван: Иегар-Сагадуфа; а Иаков назвал его Галаадом.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Лаван я нарече Иегар Сахадута*, а Яков я нарече Галаад.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.ויקרא לו לבן יגר שהדותא ויעקב קרא לו גלעד׃
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.ودعاها لابان يجرسهدوثا. واما يعقوب فدعاها جلعيد.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.拉 班 稱 那 石 堆 為 伊 迦 爾 撒 哈 杜 他 、 雅 各 卻 稱 那 石 堆 為 迦 累 得 。 〔 都 是 以 石 堆 為 證 的 意 思
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.拉 班稱 那 石堆 為 伊 迦爾撒哈杜他 、 雅各 卻稱 那 石堆 為迦 累得 。 〔 都 是 以 石堆 為證 的 意思
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Då tog han med sig sina fränder och satte efter honom sju dagsresor och hann upp honom på Gileads berg.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Da tok han med sig sine frender og satte efter ham syv dagsreiser, og nådde ham igjen på Gilead-fjellet.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Il prit avec lui ses frères, le poursuivit sept journées de marche, et l`atteignit à la montagne de Galaad.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.In vzame brate svoje s seboj ter gre za njim sedem dni hodá, in dohiti ga na gori Gileadski.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.라반이 그 형제를 거느리고 칠일 길을 쫓아가 길르앗산에서 그에게 미쳤더니
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Który wziąwszy bracią swoję z sobą, gonił go przez siedem dni, i doścignął go na górze Galaad.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Laban a luat cu el pe fraţii săi, l -a urmărit cale de şapte zile, şi l -a ajuns la muntele Galaad.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Maga mellé vévén az õ rokonait, hét napi járó földig ûzé õket; és eléré a Gileád hegyén.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Người bèn đem các anh em mình đuổi theo Gia-cốp trong bảy ngày đường, và theo kịp tại núi Ga-la-át.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Người bèn đem các anh_em mình đuổi theo Gia-cốp trong bảy ngày_đường , và theo kịp tại núi Ga-la-át .
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Tedy on vzav bratří své s sebou, honil ho za dnů sedm; a postihl ho na hoře Galádské.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Und er nahm seine Brüder zu sich und jagte ihm nach sieben Tagereisen und ereilte ihn auf dem Berge Gilead.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Vtedy pojal so sebou svojich bratov a hnal sa za ním cesty sedem dní a dostihnul ho na vrchu Gileáde.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Тогава Лаван , като взе със себе си братята си, гони го седем дни+ и го стигна на Галаадската поляна.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Тогда он взял с собою родственников своих, и гнался за ним семь дней, и догнал его на горе Галаад.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.ויקח את אחיו עמו וירדף אחריו דרך שבעת ימים וידבק אתו בהר הגלעד׃
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.فأخذ اخوته معه وسعى وراءه مسيرة سبعة ايام. فادركه في جبل جلعاد.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.拉 班 帶 領 他 的 眾 弟 兄 去 追 趕 、 追 了 七 日 、 在 基 列 山 就 追 上 了
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.拉 班 帶領 他 的 眾弟兄 去 追趕 、 追 了 七 日 、 在 基列山 就 追 上了
Lav püskürtmek yerine buralardan büyük çok büyük kabarçıklar püskürüyor.Anstand Lava auszustoßen, stießen sie große, große Methanblasen aus.
Lav püskürtmek yerine buralardan büyük çok büyük kabarçıklar püskürüyor.Au lieu de cracher de la lave ils crachent de très très grandes bulles de méthane.
Lav püskürtmek yerine buralardan büyük çok büyük kabarçıklar püskürüyor.En vez de escupir lava escupían grandes burbujas de metano.
Lav püskürtmek yerine buralardan büyük çok büyük kabarçıklar püskürüyor.Gunung ini tidak mengeluarkan lava, mereka mengeluarkan gelembung-gelembung besar metana.